Rehberiniz-İşsiz kalma korkusu tatilden vazgeçiriyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Ä°ÅŸsiz kalma korkusu tatilden vazgeçiriyor” adlı yazımızın kiÅŸisel geliÅŸiminize katkı saÄŸlamasını umuyoruz
İşsiz kalma korkusu tatilden vazgeçiriyor

Yaşanan ekonomik kriz tatil planlarını sekteye uğratıyor. ABD ve Avrupa’da pek çok çalışan işsiz kalırım korkusuyla tatil haklarını kullanmak istemiyor. Türkler de ilk tasarruf tedbiri olarak tatil bütçelerini kesiyorlar. Oysaki tatil yapmak ruh sağlığı için temel bir ihtiyaç olduğu kadar işyerinde de motivasyonu artıran çok önemli bir araç. Bedenen ve ruhen rahatlamış bir kişi, tekrar işe döndüğünde kendini yenilenmiş hissedip enerjik, motivasyonu artmış bir şekilde çalışıyor. Uzmanlar en az 10-15 gün tatile çıkılmasını öneriyorlar.

YaÅŸanan ekonomik kriz nedeniyle pek çok kiÅŸi iÅŸini kaybetti, pek çok kiÅŸi de zorunlu izne çıkarıldı. Rekabet ve iÅŸsiz kalma korkusunun bu kadar arttığı ÅŸu dönemde hálá bir iÅŸi olanlar da tatile gitmeye cesaret edemiyor. Aşırı iÅŸ yükü nedeniyle hiç olmadığı kadar strese giren çalışanlar, “ÅŸu krizde bir izin yapıp, iÅŸimi mi kaybedeyim” düşüncesiyle izinlerini iptal ediyorlar. Çalışanlarda “patron iÅŸlerin bensiz yürüyeceÄŸini görünce bana ihtiyacı kalmayacak” korkusu var. Cnn.com’da yer alan bir habere göre, seyahat firması Expedia, krizin tatil alışkanlıklarını nasıl etkilediÄŸini araÅŸtırdı:

Amerikalılar’ın yüzde 34’ü

Fransızlar’ın yüzde 22’si

Almanlar’ın yüzde 24’ü

Japonlar’ın yüzde 92’si bu yıl izinlerinin tamamını kullanmayacak.

Yahoo!HotJobs’un yaptığı bir başka araştırmada ise site ziyaretçilerine, resesyonun 2009 planlarını nasıl etkilediği soruldu. Mayıs’ın ikinci haftasında yapılan araştırmaya 6 bin kişi yanıt verdi. Yahoo!HotJobs’dan Tom Musbach’ın haberine göre siteyi ziyaret edenlerin:

Yüzde 61’i 2009’da hiç tatil yapmayacaklarını, yüzde 7’si ise bu yıl daha az tatil yapacaklarını söylediler.

Society for Human Resource Management (SHRM), Mart ayında ÅŸirketlerin yüzde 17’sinin geçen 6 ayda çalışanlarının haklarını azalttıklarını açıkladı. Bunun yüzde 40’ı da tatil planlarından kesildi. Aynı haberde Work+Life ÅŸirketinin kurucusu ve CEO’su Cali Yost, “Hepimizin ara vermeye ihtiyacı var, özellikle de bugünün ekonomik ikliminde” diyor. “Çünkü normalden daha uzun saatler çalışıp, çok daha fazla iÅŸ yapıyoruz” diyen Yost, tatile çıkmanın uzaÄŸa gitmek olmadığını söylüyor ve bir takım yaratıcı önerilerde bulunuyor:

-Kütüphaneden okumayı istediğiniz 2 veya 3 kitap alın

Benzer bir durum Türkiye’de de söz konusu. YenibiriÅŸ.com’un yaptığı “Tatile çıkıyor musunuz?” anketi de gösteriyor ki Türkler de tatil planlarından vazgeçiyor. 19.461 kiÅŸinin katıldığı anket sonuçlarına göre çalışanların

-Yüzde 44.6’sı “ÅŸimdi tatili düşünecek durumda deÄŸilim”

-Yüzde 23’ü “istiyorum ama maddi açıdan zorlanacağım için emin deÄŸilim”

-Yüzde 16.7’si “maalesef bu sene tatile para ayıramıyorum”

-Yüzde 15.8’i “tatil yapacağım” dedi.

Tükenmişlik sendromu

Krizde vatandaşın ilk kestiÄŸi bütçelerden biri tatil harcamaları. Yapılan bir araÅŸtırma, krizde Türk insanının en çok tatil ve eÄŸlenceden tasarrufa gittiÄŸini gösteriyor. Önümüzü göremediÄŸimiz için “ÅŸimdi tatilin sırası mı, ne olacağımız belli deÄŸil” düşüncesiyle tatil planları erteleniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü Kurumsal GeliÅŸim Merkezi Müdürü AyÅŸegül HorozoÄŸlu’na, tatil illa da uzaklaÅŸmak demek mi, insan kendini uzaklaÅŸmadan da dinlendirebilir mi diye sorduk: “Tatil, çok para harcamak anlamına gelmemeli. Tatil, herkes için farklı bir ÅŸey ifade eder. Herkes farklı uÄŸraÅŸlar ile rahatlayabilir. Önemli olan içinde bulunulan rutinden uzaklaÅŸabilmek ve sevilen, keyif alınan bir ÅŸeyler yapabilmektir. Dolayısıyla herkesin tatile yüklediÄŸi anlam kendine özgüdür. Hiç tatilsizlik ise öncelikle çalışma motivasyonunu etkiliyor. Çalışmaya karşı isteksizlik de günlük yaÅŸama yansıyor. YoÄŸun çalışan, uzun süre tatil yapamayan ve dinlenemeyen kiÅŸilerin de ’tükenmiÅŸlik sendromu’ dediÄŸimiz problemle karşı karşıya kaldığını görebiliyoruz. Günümüzde tükenmiÅŸlik sendromu sık görülen bir vaka haline geldi. KiÅŸi tükenmiÅŸlik sendromu içinde sürekli gergin oluyor ve kendisini mutsuz hissediyor. Duygusal açıdan tükendiÄŸini ve kimseye bir ÅŸey veremeyeceÄŸini düşünüyor. Bu durum yorgunluktan tamamen farklı; çünkü uyuyarak ya da dinlenerek gerginlik ve mutsuzluktan kurtulunmuyor. En iyi çözüm, tatil dışında yaÅŸamın her evresinde kiÅŸinin kendine nitelikli zaman ayırmasıdır. Nitelikli zamanla anlatmak istediÄŸim, stresli iÅŸ ve yaÅŸam koÅŸullarının, ağır çalışma temposunun içinde, kiÅŸi kendisine her gün en az yarım saat zaman ayırmaya çalışmalıdır.”

Teknoloji tatili de öldürüyor

DiÄŸer taraftan tatile çıksak bile, teknoloji sayesinde (yüzünden!) iÅŸimizi de gittiÄŸimiz yere taşıyoruz. Bir yıl boyunca beklediÄŸiniz tatile nihayet çıkmışsınız, plajda dalgaların sesini dinlemek yerine sürekli çalan cep telefonunuzu dinliyorsunuz. Ä°ÅŸyerinden, müşterileriniz tarafından sürekli aranıyor, bir türlü iÅŸten kopamıyorsunuz. Sürekli aralıklarla e-postalarınızı kontrol etmeye mecbursunuz, ya da kendinizi mecbur hissediyorsunuz. Bu tatilin sizi ne kadar dinlendireceÄŸi, motive edeceÄŸi şüpheli. Oysaki hiç dinlenmeden çalışmak iÅŸyerinde de verimin düşmesine neden oluyor. AyÅŸegül HorozoÄŸlu, “Tatilde çalan telefonlar ya da laptop ile iÅŸ yapıyor olmak, tatilin amacından çok uzak. Tatil iÅŸten sadece bedenen uzaklaÅŸmak deÄŸil, zihnen ve ruhen de uzaklaÅŸmak demektir. Çok acil durumlar dışında aranmamakta fayda var. EÄŸer iÅŸ tanımı gereÄŸi çok iletiÅŸimde olunması gerekiyorsa, günün belli saatleri telefon ile konuÅŸmaya ayrılabilir. Bunun yanı sıra tatile çıkmadan önce, iÅŸleri yarım bırakmamakta fayda var. Tatil, insanın kendine ayırdığı bir zamandır. Kendine ayrılan bu zamanda kiÅŸi, kendini tanıyarak, gerçek ilgilerinin ne olduÄŸunu bulmalıdır. Zamanı yönetebilmek ve kendine özel bir yaÅŸam alanı oluÅŸturabilmek için ’ertelenen iÅŸler’den, ’mükemmel yapmalıyım düşüncesi’nden ve ’hayır diyememe alışkanlığı’ndan vazgeçmelidir. Tatilin amacı rahatlamak olduÄŸundan kiÅŸi, kendisini strese sokacak her ÅŸeyden uzakta durmalı. Ä°ÅŸle ilgili telefonların gelmemesini saÄŸlamalı, mümkünse yerine cevap verebilecek birini görevlendirmeli, tatilde olduÄŸu bilgisini herkese iletmeli, sadece çok acil durumlar için belli zamanlarda iletiÅŸime geçmelidir” diyor.

Bölmeyin tek seferde kullanın

10 günden az yapılan tatillerde ruhun ve bedenin dinlenmediÄŸi, özellikle uzak mesafelere gidildiyse, yol yorgunluÄŸu ve yolda geçen süre ile tam rahatlama olmayacağı söyleniyor. Tatillerde, bedensel yorgunluk hissedenlerin bedensel dinlenmeyi, zihinsel yorgunluk hissedenlerin zihinsel dinlenmeyi tercih etmeleri gerektiÄŸini söyleyen Prof. Dr. Arif Verimli, “Tatil süreleri en az 15 gün olmalıdır. Ä°zinlerin bölünerek kullanılmasından çok, tek seferde kullanılması iÅŸten ve gerginliklerden iyice uzaklaÅŸmayı saÄŸlayacağından daha saÄŸlıklıdır” diyor.

4 çalışandan biri tatilde de ofisiyle iletişimde

CareerBuilder’ın 2007’de yaptığı araÅŸtırmaya göre her 4 çalışandan biri tatillerde ofisle irtibat halinde olacaklarını söylemiÅŸ. Her 10 kiÅŸiden biri ise patronlarının kendilerinden iÅŸi bitirmelerini ve tatildeyken de en azından mesajlarını kontrol etmelerini beklediÄŸini söylemiÅŸ. Prof. Dr. Arif Verimli, “EÄŸer gerçekten zihinsel boÅŸalma arzu ediyorsanız, dış dünyadan gelecek uyarıcıları mutlaka kapatınız. Televizyon, gazete, cep telefonu, bilgisayar, mail gibi dış uyaranları en az 5 gün kapatınız. Ve tatilin bitmesine 3 gün kala asla gelecek planlamaları yapmayın ve zihinsel meÅŸguliyetlere sebep olacak zihinsel, bedensel ve duygulanımsal aktivitelerden uzak durmaya çalışın” diyor.

Siz siz olun tatile çıkmadan önce yapmanız gerekenleri yerine getirin, böylece tatiliniz zehir olmasın. Training-time.com, tatile çıkmadan önce yapmanız gereken 6 maddeyi şöyle sıralıyor:

Bir planınız olsun: Ofisteki herkesi tatilde olacağınız tarihler hakkında haberdar edin. Bitirmeniz gereken işleri bitirin ya da bunun için birini görevlendirin. Yokluğunuzda ihtiyaç olursa diye ekibinizden en az birisine kontak isimler ve telefon numaraları gibi önemli olabilecek bilgileri verin.

Müşterilerinizi bilgilendirin: Tüm müşterilerinizi ofis dışında olacağınız tarihler konusunda bilgilendirin. Bir problem dahilinde ofisinizden kiminle konuşması gerektiği konusunda onları bilgilendirin.

Masanızı temizleyin: Ofisinizi terk etmeden önce çalışma alanınızı temizlemek için bir kaç dakikanızı ayırın, masanızı temizlemek hiç bir şey unutmadığınıza emin olmanızı sağlayacaktır. Ayrıca geri döndüğünüzde karman çorman bir masa bulmak size sadece stres verecektir.

Açık bir takvim bırakın: Tatilden döner dönmez kendinizi işlere atılmak zorunda hissedebilirsiniz ama döndüğünüz gün hiç bir randevu ayarlamaya çalışmayın. Eğer gerekirse takviminize kendinizle uzun saatler sürecek bir randevu yazın. Böylece kimse gizlice araya bir şey sokamaz.

Bilgisayarınızı bırakın: Hiç kullanmayacağım zaten demenin bir faydası yok, tatile çıkarken dizüstü bilgisayarınızı geride bırakın. Eğer dizüstü bilgisayarınızın yanınızda olduğunu bilirseniz, e-postalarınızı kontrol etme isteğine karşı koyamazsınız.

Davranışınızla örnek olun: Eğer patronsanız elinizden geldiğince çalışanlarınızla limitli bir şekilde kontakt kurun. Böylece çalışanlar çok daha rahat olacaklar ve tatillerinin tadını çıkarabileceklerdir.

Yazar: Burcu Özçelik

Kaynak: http://www.yenibiris.com

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir