Rehberiniz-Issız adamdan sonra bir de hissiz adam çıktı!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Issız adamdan sonra bir de hissiz adam çıktı!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Issız adamdan sonra bir de hissiz adam çıktı!

Bu da, hissiz adam

Aranızda hiçbir şey yaşanmamış gibi 10 günde yeni sevgili bulan ve sizinle hâlâ ‘Biz arkadaşız’ geyikleri yapan danalara ne yapmalı, nasıl davranmalı?

Benim ilk aklıma gelen kesmek ama bu işleri siz biliyorsunuz; biliyorum, ‘onlara ne yapsanız boş’ diyeceksiniz ama bir yol gösterin:)”

Bu kaçıncı mail…

Duyduğum kaçıncı hikâye…

Gerçekten de…

Şimdi de bunlar türedi!

Hem de nereye baksam, oradalar!

Şimdi, önce onları iyice tanıyalım.

Hatta bunlara bir de isim takalım. Bulun bakalım…

Genellikle hiç evlenmemiş ya az süreyle evli kalıp boşanmış adamlardan çıkıyor…

Doğrusu CV’leri kabarık, iyi aile çocukları…

Aralarında yakışıklıları bile var. Ne bileyim son zamanlarda ortalıkta pek yakışıklı kalmadı gibi geliyor bana…

Çirkin çirkin danalar…

Neyse onu sonra tartışırız.

Bunların güzel evleri, iyi müzik setleri, düzenli gelen temizlikçileri, iyi arabaları ve iyi işleri oluyor.

Yani öyle dandik bekâr muhabbeti yok bunlarda…

Güzel kızlara meraklılar…

Yani herkes meraklıdır diyeceksiniz ama bunların tavlama potansiyeli daha fazla tabii…

Kızları tavlıyorlar ya…

Ondan sonra…

Yani en fazla 1 hafta içinde her iş tamamlanınca(!) anladınız siz onu, birden değişiyorlar…

Tuhaflaşıyorlar.

Yok öyle “Issız Adam” gibi değil, o hiç olmazsa bitiriyor ilişkiyi…

Bunlar bitirmiyor.

En büyük özellikleri de bu zaten.

Ama bu arada bazı rutinlere de alıştırıyorlar kızları…

“Aşkımcım”, “Tatlım”, “Canım aşkım” diye çağırmalar, prenses gibi davranmalar falan…

Sonra?

Sonra birlikte olduğun zamanlar yine öyleler…

Olursan tabii…

Çünkü 1 hafta 10 günden sonra aramalar kesiliyor, telefonlar açılmıyor, mesajlar yanıtlanmıyor…

Hatta geceleri hangi barda olduğunun haberlerini alıyorsun…

O ararsa konuşuluyor…

O isterse çıkılıyor…

Çıkılıyor dediysem eve çağrılıyor. Bir içki kahve ve yatış. Olay bu.

Böyle bir çerçeve belirliyorlar.

Ha, bu arada asla “neler oluyor?”, “ne yapmaya çalışıyorsun?” gibi muhabbetlere de asla izin vermiyor.

Bunalımdayım, özgürlüğüm, bağlanamama türünden tayyare nedenlerle…

Aslında bazıları açık açık da söylüyor zaten, “yerse” diye…

Hıh buldum. Bunlara isim buldum: “Hissiz Adam.”

Nasıl?

Daha da komiği, şimdi bunlar canı isteyince arıyorlar ya, o zaman da bir iyiler bir iyiler…

Sanki bir şey olmamış!

Sanki daha dün akşam öpüşerek ayrılınmış.

Adam bir hafta ortada yok, arıyorsun ulaşamıyorsun sonra seni arıyor:

“Aşkım. N’aber? Özlemedin mi beni?”

Bakar mısın? “Özledim” bile değil, “Özlemedin mi beni!”

Bir önemli özellikleri de şu: Asla kötü olmak istemiyorlar. Hakkında kimse kötü bir şey söylemesin.

Bunları anlatıyorum ki, daha sonra işimize yarasın diye…

Böyleler değil mi?

Onların belirledikleri çerçeveden çıkmayacaksın.

Eveeet…..

Durum tespiti yaptık.

Şimdi sıra, “ne yapacağız” da…

Bu hissiz adamlara karşı ne yapacağız?

Yarına kadar bi düşünelim…

Yazar: Dilek Önder

Kaynak: http://VATAN

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>