Rehberiniz-İşi aşkla birleştirenlerde var!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İşi aşkla birleştirenlerde var!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İşi aşkla birleştirenlerde var!

Ayşe – Cem Şirin

Cem Şirin, eşiyle çalışmaya evlenmeden önce başlamış. 24 senedir birlikte çalıştıklarını söyleyen Cem Şirin, eşinin işçilere yemek hazırlamaktan kamyon şoförlüğü bile yaparak kendisine yardım ettiğini anlatıyor.

Hastalık, parasızlık gibi çok zor dönemler geçirdiklerini söyleyen Cem Şirin, birbirlerine her zaman destek olduklarını belirtiyor. Aynı işte çalışmanın dezavantajının akşam iş konuşmak olduğunu anlatan Şirin, işyerinde çok sık görüşemediklerini ifade ediyor.

Para getirmezse kızıyor

Şirin, eşinin işteki halini şöyle anlatıyor: “Eşim iş yapıp parasını getirmemize kızıyor. Ama bizim işimizde hemen ürünü teslim et, parayı al olmuyor, zaman uzuyor. O da haklı masraflar var çünkü. En büyük kavgamız odur. En sevdiğim tarafı ise çok hızlı ve doğru kararlar verebilmesi. Verdiği kararların yüzde 90”ı doğrudur.”

İşlerin finans kısmını yöneten Ayşe Şirin, “Birlikte çalışmanın en büyük avantajı birçok yükü beraber kaldırmak ve başarmak. İki tarafın da sırtını verebileceği sağlam bir yer var. Yaşadığım tek sıkıntı şu: Şirket içinde verilen kararlara şirketin her personeli uymak zorunda.

Cem Bey benim aldığım bazı kararları duygusal olarak bozabiliyor. Bu hiç hoşuma gitmiyor. işteki güçlü yanına gelince karşı tarafı etkileme konusunda çok başarılı bir insan. Bir satıcı olarak müşteriyi etkileyebilen, ikna edebilen biri. Sonuçta da iyi bir satıcı. Karı kocadan ziyade iki iyi ortağız. Birbirimizi bütünlüyoruz” diyor.

Elemanların önünde asla tartışmıyorlar

Demet – Mete Sönmez

Demet Sönmez, çocukları büyüyünce biraz daha aktif olmak istemiş. Çocuklarını da ihmal etmeden bunu yapabilmesinin yoluysa kendi işinde çalışmaktan geçiyormuş. Sönmez çifti böylelikle birlikte çalışmaya başlamış. Demet Sönmez, çekimler ve vitrinlerden başlayarak eşine yardımcı olmaya başlamış.

Mete Sönmez, beraber çalışmanın özellikle güven açısından büyük avantaj sağladığını anlatıyor. Sönmez, “Demet”e hem insan olarak hem de zevk olarak çok güveniyorum. İşin gerektirdiği inceliğe doğal olarak sahip. O yüzden eşime çok fikir soruyorum. Kadınlar genellikle erkeklerin hayatını yumuşatıyorlar biraz. Eşim çok sabırlı bir insan. Çalışan ekip içinde de böyle. Bazen birisi sinirliyse veya kafasına takılan bir şey varsa diğer tarafın olaya daha sakin bakması gerekiyor” diyor.

Evde iş konuşulmuyor

Demet Sönmez, “Evde Mete”ye saat kaçtan sonra bir şey sorarsam uykusu kaçacağını bilirim. Aklıma bir şey gelse bile sormamayı, ertesi gün konuşmayı tercih ederim. Mete”nin son sözü söylemek isteyeceği belli konular var. Onları bilirim ve o konularda hiç müdahale etmem. Eğer ikna etmem gerektiğine de inanıyorsam daha sonra başka bir yerde ikna etmeye çalışırım, elemanlarımızın önünde tartışma konusu yapmam. İşin patronu Mete. Görsel alanlarda ben patronluk yapıyorum ama son kararları, belli alanlarda maddi konuları ona danışıyoruz. Çok sağduyulu, ne zamane yapması gerektiğini biliyor, akılcı davranabiliyor. Tek kusuru ise biriktirirse çabuk parlıyor” diyor.

Anne olmanın avantajını işe yansıttı

Yasemin – Adnan Bulak

Çocukları büyüyünce evde oturmaktan sıkılan Yasemin Bulak, iki yıl önce eşiyle çalışmaya başlamış. Yasemin Bulak, eşi Adnan Bulak”ın mümessilliğini yaptığı hamile giyim markasının mağazacılık kısmında görev alıyor.

Adnan Bulak, hamile giyimi feminen bir iş olduğu için eşiyle çalışmanın avantaj sağladığını söylüyor. Eşinin kreatif tarafının çok gelişmiş olduğunu anlatan Adnan Bulak, telefonla servis hizmeti gibi fikirlerin eşinden çıktığı sözlerine ekliyor. Bulak, “Eşim işte anne olmasının avantajını da kullanıyor. Malları almak, seçmek, satmak onun için daha kolay. Modayı çok yakından biliyor ve mal seçimindeki kararları doğru. Mal alırken onun bu yeteneği sayesinde yanlış seçim yapmıyoruz. Tek kusuru çabuk demoralize oluyor. Tecrübesi az bu nedenle çok heyecanlı davranıyor, hatalara çok büyük reaksiyon gösteriyor” diyor.

Eşim çok pratik

İşi eve taşıyan tarafın kendisi olduğunu anlatan Yasemin Bulak, eşinin özelliklerini şöyle anlatıyor: “Adnan, çok pratiktir, hemen iş bitirir. Fazla teferruata girmeden sonuca ulaşmayı sever. Normalde de düşündüğünü net olarak söyleyen bir tiptir, dolambaçlı yollara asla girmez. Benim heyecanlandığım bir olay ona çok normal geliyor. Bardağın boş tarafını gördüğünde ”Boşsa dolacak” diyor. Bu gerçekçiliği beni sıkıntıya sokabiliyor. Sorunların büyümeden halledilmesinden yanadır. Ben genelde showroom”da o da fabrikadadır. Onun gibi deneyimli biriyle çalışmak benim için büyük avantaj.”

Eşimin kararlarının yüzde 90”ı doğru çıkar

Esra – Cebrail Demirat

Demirat çiftinin birlikte çalışmasının en büyük sebeplerinden biri de Cebrail Bey”in Mardin mutfağına olan düşkünlüğü olmuş. Demirat, yaklaşık sekiz yıldır işleri Esra Hanım”la birlikte yürütüyor. Esra Hanım, hem mutfaktan hem de finanstan sorumlu. Cebrail Bulak, “Parayı nasıl harcayacağımı bilmem ama eşim her şeyi yerinde harcar. Benim asıl görevim burada karar vermek ama verdiğim kararların çoğu hatalı. Eşim kararlarının yüzde 90 haklı çıkıyor” diyor.

Eşinin sosyal yönünün çok gelişmiş olduğunu belirten Esra Bulak, şunları söylüyor: “Ben daha içe kapanığım. o yüzden ön planda eşim vardır. Ben mutfakta kalmayı tercih ederim. Kusuru çok çabuk karar vermesi. İnsanları tanımadan, çok çabuk güveniyor. Ben biraz daha temkinliyim, karşımdakini tanımak isterim.

Sevgileri işi de etkiliyor

Sevgimiz işimizi de olumlu etkiliyor. İlk başlarda çok zordu. Kısa bir öğretmenlik deneyimim vardı, onun dışında hiç çalışmamıştım. Adapte olmak çok zordu. Cebrail beyin büyük desteğini gördüm. Başlarda eşim hesaplarda bir milyonu bile kurcalıyordu, hesap soruyordu. Ben de ”Sonuçta karı kocayız” diyordum. Alınganlık yapıyordum. Şimdi bunu işe önem verdiği için yaptığını anlıyorum.”

Biri satışta biri yaratımda usta

Bahar Talip Aysan

Bahar ve Talip Aysan, tanıştıklarında farklı sektörlerde çalışıyormuş. Çok kısa süre sonra evlilik kararı alınca iş de beraberinde gelmiş. Bahar Aysan, “Birlikte çalışmanın ne kadar isabetli olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. Birbirimizi tamamlıyoruz. Ben satış, koordinasyon konusunda iyiyim. Eşimde üretim odaklı bir insan” diyor.

Bahar Aysan, eşinin en beğendiği özelliklerini şöyle sıralıyor: “Talip Bey, olaylara benden daha sakin yaklaşabiliyor. Ben birkaç basamak atlayıp olayın ortasından giriyorum. O özümsemeyi sever. Ancak zaman noktasında sıkıntıdaysak eşimin o sakinliği beni çok kızdırıyor. ”Zaman kaybetmeyelim. Bu böyle konu kapanmıştır” diyorum. Yok, o konu bir türlü kapanamıyor. Çünkü Talip Bey onu düşünmek istiyor.” Talip Aysan ise “Eşimin markaya olan bağlılığını çok beğeniyorum. Markayı bir an olsun yere bırakmak ya da dinlenmek istemiyor. Her an mücadele etmek istiyor. Bunun dışında sezgileri çok kuvvetli. En son kararı Bahar Hanım verir ve verdiği kararlar doğru çıkar. İşteki tek kötü huyuysa en son söylemesi gereken şeyi ilk söylemesi” diyor.

Arasıra kuralları bozuyorlar

Gülden – Yılmaz Yılmaz

Eşiyle severek çalıştığını söyleyen Gülden Yılmaz, zaman zaman eş olmaktan kaynaklanan nedenlerle konulan kuralların işlemediğini anlatıyor. “Ayrı yerlerde çalışsaydık birbirimizi göremezdik” diyen Yılmaz, birbirlerini çok iyi tanıdıkları için işin zor taraflarını aştıklarını ifade ediyor.

Gülden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yılmaz, işte çok nadir sert davranır. Sakindir, çok çabuk heyecanlanmıyor. Bu dinginlik ona muhakemeyle ilgili bir sağduyu kazandırıyor karar aşamalarında. Toplantıları erteleme huyunu beğenmiyorum. Ben istikrar seven bir insanım. O, anlık kararlar alabiliyor. Mesela yarın Londra”ya gidiyor. Bu akşam bu karar değişmiş olabilir.”

Yılmaz Yılmaz, “Eşimin bazen aşırıya kaçsada duygularıyla hareket edip hızlı ve kuvvetli ittirmesini seviyorum. Benim sakin yanımla onun bu duygusallığı biraraya gelince beni zorlayarak bazen daha çabuk tavır almamı sağlıyor. Ayrıca çok zevkli, beğenileri gelişmiş bir insan. Bunlardan faydalanıyorum. Sağduyusu çok kuvvetlidir. Doğruyu yanlışı hisseder. Eğer huzurlu değilse agresif olabiliyor. Bu da çalışma ortamında performansımızı düşürüyor.”

Yazar: Berrin Haberveren

Kaynak: http://www.milliyetim.kariyerim.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>