Rehberiniz-‘iş’te kıskançlık dosyası…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “‘iş’te kıskançlık dosyası…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
iş’te kıskançlık dosyası…

Kıskançlık da aslında sevgi, özlem, üzüntü gibi herkesin içinde var olan hislerden biri. İş hayatında çok yaygın. Kimi zaman çevremizdekilerin maaşını, kimi zaman yaptığı işi kıskanırız. Sadece iş arkadaşları değil eşler bile birbirlerinin işlerini kıskanabiliyor zaman zaman. Daha yüksek maaş, daha iyi statü, çiftler arasında problemlerin çıkmasına neden olabiliyor.

45 yaşında kurumsal bir firmada yıllardır üst düzey yönetici olan bir iş adamı bunalımda olduğu düşüncesi ile terapiye başlıyor. İçinde bulunduğu negatif durumun nedenleri irdelendiğinde anlaşılıyor ki, bunalımın asıl kaynağı 12 senedir evli olduğu eşinin durumu; iyi bir eğitime sahip olmasına rağmen 1 sene öncesine kadar hiç çalışmayan eşinin birden çalışmaya karar verip kendi danışmanlık işini kurması, çok da başarılı olup iyi paralar kazanması… Bu durumdan her ne kadar mutlu olduğunu ve eşi ile gurur duyduğunu belirtse bile zaman içinde aslında kendisinin eşi ile ilgili daha farklı negatif düşünceler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Danışan zamanla aslında kendisini çok yetersiz hissettiğini, eşinin artık ona muhtaç olmamasından dolayı endişeli olduğunu kabul ediyor. Aynı zamanda en başlarda eşini küçümseyip içten içe başarısız olacağını düşünmesine rağmen, kısa sürede bu kadar başarılı olduğu gerçeğinin de onu çok etkilediğini vurguluyor. Eşi ile de ayrı ve ortak terapilere başlanıyor. Ve görülüyor ki kadının da aslında işe başlama nedeni, içten içe kocasının ona maddi konularda baskı yaptığına ve hatta bazen ev kadını olduğundan dolayı onu aşağıladığına inanması ve kendini ispat etme ihtiyacı duymasıdır.

Bu sadece bir örnek, kıskançlığın pek çok farklı türü var. Bir arkadaşım ve eşi aynı şirkette fakat farklı şubelerde çalışıyorlardı. Eşi birkaç ay önce rakip firmalardan birine transfer oldu. Arkadaşım şimdi sürekli olarak, “Hiçbir iş yapmıyor, benden çok daha fazla para kazanıyor” diye içten içe eşini kıskanmaya ve sürekli şikayet etmeye başladığını itiraf ediyor.

Kariyer yapmış çiftlerde sık görülüyor

Kıskançlık, çoğumuzun yaşamını etkileyen rahatsız edici duygulardan biri. İş dünyasında kıskançlığa çok sık rastlıyoruz. Bir de eşlerin birbirini kıskanma durumu var. Eşlerin birbirlerini duygusal olarak kıskanmasından değil, birbirlerinin mesleklerini, işlerini kıskanmalarından bahsediyoruz. Kariyer yapmış çiftlerde sıklıkla kıskançlığa rastlanabiliyor. Günümüzde, erkekler kadar kadınların da iş hayatında önemli pozisyonlarda, prestijli işlerde çalışması nedeniyle çiftlerde, karı- koca arasında kıskançlıkların yaşandığı görülüyor. Özellikle, kadın eşinden daha çok kazanıyorsa veya daha yüksek bir statüdeyse zaman içinde bu durum ilişkilerinde sorun oluşturabiliyor.

Uzman Psikolog Selin Uçal, böyle durumlarda erkeğin özgüven ve değer algısı ile kadının eşine yaklaşımının çok büyük önem taşıdığını düşünüyor: “Eğer kadın da eşinin işini maddi açıdan daha az kazandığı için küçümsüyorsa erkeğin de bu konuya negatif tutum içerisinde olması çok normal. Önemli olan ilişkilerde iş hayatının getirisi olan maddi konuların çiftler tarafından iyi belirlenmesi. Birbirlerine iş hayatında destek olmaları, takdir etmeleri, gerektiğinde yardım edip yönlendirmeleri önemli. Şayet bir taraf maddi konuları karşı tarafı kontrol etme amaçlı kullanıyor ise bu ilişkilerde çok büyük sorunlara temel oluşturabilir.”

Hayatın müşterek olduğunu, kadının da erkek kadar artık iş hayatında aynı konumlarda olup başarıları elde edebileceği, iyi para kazanabileceği gerçeğini kabullenmek gerekir diyor Uçal: “Her şeyde olduğu gibi kişi iş hayatında karşılaştırmaları, rekabeti ne başka kişilerle ne de eşi ile yapmalı. Sadece kendisi ile bunu gerçekleştirirse iş hayatında, arkadaşlıklarında ve özel hayatında kıskançlık duygusuna çok fazla kapılmaz ve kendisini daha mutlu, huzurlu ve iyi hisseder.”

Kadınlar daha kıskanç

İşyerinde de sürekli olarak birilerinin maaşını, işini, pozisyonunu kıskanıyoruz. İlk bakışta kötü bir özellik gibi görünse de kıskançlık hem işte hem evde fırsata çevrilebilir. Kıskançlık kararında olduğunda çalışanın motivasyonunu ve performansını artırırken fazlası hem şirkete hem çalışana hem de çalışanın arkadaşlarına olumsuz yansıyor. Uçal, bu durumun iletişim bozukluklarına, gerginliğe ve uzun vadede çalışma ortamında kaosa neden olabileceğini belirtiyor: “Kıskançlık çoğu zaman rekabetin olduğu ortamlarda görülüyor. Kişi, başka bir iş arkadaşıyla girdiği mücadeleyi kaybettiği anda kıskançlık duygusunu hissedebiliyor. Yapılan araştırmalar, rekabet duygusundan kaynaklanan kıskançlığın kadınlarda, erkek çalışanlardan daha fazla olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni, erkeklerin rekabetçi ortama daha alışkın olup bu duygu ile nasıl baş edebileceklerini bilmeleri. Oysa kadınlar iş hayatındaki rekabetçi ortamdan çok, sosyal hayatlarında yaşayacakları tehditlere daha açıklar ve farkındalıkları var.”

Buna ek olarak, işyerinde yapılan taraf tutmalar da çalışanların kıskançlığa kapılmasına neden olabiliyor. Örneğin, patronun özellikle çalışanlardan birisine yönelik aşırı ilgisi, özel görevlerde onu tercih etmesi, önemli ve kritik işleri sürekli aynı kişiye vermesi, zaman geçirmesi, danışması diğer çalışanların kıskançlık duygusuna kapılmalarına neden oluyor.

Uçal, çok sık rastlanan bir örneği anlatıyor: “Başka bir kıskançlık nedeni ise terfi beklentisindeki çalışanlarda görülüyor. Bu terfi potansiyel adaylar dışında yeni işe alınan bir kişiye verilirse kıskançlık olabiliyor. Özellikle de bu yeni gelen kişi gerek yetkinlikleri gerek yaşı gerekse dış görünüşü açısından kendilerinden üstün ise.”

Aşırı hırslılar kıskançlığa daha açık

İş yerlerinin hassas dengelerin olduğu yerler olduğunu belirten Uzman Psikolog İlknur Yılmaz, herhangi bir pozisyonda çalışan bir kişinin hem iyi performans göstermek, enerjik olmak, hem de bunları bir dengede tutmak zorunda olduğunu belirtiyor: “Zira aşırı hırslı görünen ve başarıya endekslenmiş kişiler kıskançlığa daha açık. Bu durum, özellikle, alt-üst ilişkilerinde görülüyor. Herkesin öncelikli ve temel ihtiyacı kendi yerini korumak ve savunmak olduğundan, altındaki kişinin başarıları, kazançları, üst pozisyonda çalışan birisinde bir tehdit algısı yaratabilir.”

Kıskançlığın, hiyerarşik yapılanmanın ve görev derecelendirmelerinin bulunduğu kurumsal şirketler-de daha sık görüldüğünü ifade eden Yılmaz, bu tür şirketlerde çalışanların başarı ve performansının sık sık ölçümlendiğini, değerlendirildiğini ve bu durumun da çalışanların kendilerini çalışma arkadaşlarıyla kıyaslamasına neden olduğunu söylüyor. Böylelikle, çalışanlar arasında rekabet de kaçınılmaz oluyor.

Çalışan kişilerin, genellikle kıskançlık duygularını ifade etmediğini, bunun ayıplanacağını düşündüklerini belirten Yılmaz, bu duyguların herkesin içinde olduğunu söylüyor: “Kişiler, böyle hissettiklerini kendilerine bile itiraf edemezler bazen. Bu kişiler kıskançlık duygularını yok saymak yerine kendi içinde kabullenirse, bundan sonraki adımlarını daha iyi yönetebilirler. Örneğin, kendisiyle aynı düzeydeki bir iş arkadaşının terfi aldığını öğrenen bir kişi, o kişiye karşı kıskançlık hissedebilir, ancak bu duygunun kendi içinde büyümesine izin vermek yerine, kabullenip, bunun normal bir reaksiyon olduğunu kendi kendine telkin edebilir. Sonrasında yöneticisine gidip, kendi performansıyla ilgili geribildirimler isteyebilir, başarısını artırmak için somut olarak neler yapabileceğini sorabilir. Böylelikle, hem duygusunun ona zarar vermesini önlemiş olur hem de işi üzerinde daha kontrollü hisseder ve genel anlamda kaygısını azaltmış da olur.” Yılmaz, işyerinde kıskançlığın zararlı boyutlara ulaşmasını engellemek için, yöneticilerin, çalışanlarının her birine eşit mesafede olması ve herkesin ihtiyaçlarının, taleplerinin dikkate alındığı bir zemin hazırlaması gerektiğini söylüyor.

Eğitim düzeyi yüksek kişilerde daha sık görülüyor

Selin Uçal, işyeri kıskançlığı konusunda literatür incelemesi yapıldığında Notre Dame Univeristesi profesörlerinden R. Vecchio’nun çalışmalarına göre çalışanların yüzde 77’sinin işyerinde kıskançlık çektiğini söylüyor: “Bu araştırmaya göre, iş yeri kıskançlıklarının en önemli nedenlerinden biri, çalışanlar arasında ayrımcılık olarak saptanmış. Buna ek olarak, kadınlar özellikle kendilerinden daha alımlı bir kadın işe alındığında kıskançlık hissediyor. Aynı zamanda, kıskançlık olgusu küçük ölçekli şirketlerde, 30’lu yaş grubunda, eğitim düzeyi yüksek kişilerde daha

çok rastlanmış.”

Kıskandığınız kişiyi tanımaya çalışın

Kıskançlık neden kaynaklanıyor dendiğinde ortaya çıkan en önemli nedenler kişinin özgüven eksikliği, özdeğer algısının zayıflığı, sürekli olarak kendisini başkaları ile karşılaştırması, kaybetme korkusu sıralanıyor. Peki kıskançlığı nasıl önleyebiliriz? Uçal, şunları tavsiye ediyor:

– Olanak varsa yöneticilerine durumu aktarmalı; hatta kıskançlık duyduğu kişiyi daha yakından tanımak için zaman harcamalı. Böylelikle kişinin aklında oluşan soru işaretleri cevap bulabilir.

İşle ilgili kıskançlıkla nasıl baş edebilirsiniz?

Öneri: İş dışındaki bir arkadaşınızla iş sorunlarınızdan bahsetmek stresinizi azaltabilir. İş yerinde verilen rehbere danışarak, uygun stratejileri belirleyebilirsiniz. İnsan kaynakları departmanından iş yerindeki sorununuza aracılık etmesini isteyebilirsiniz.

Uyarı: Karşınızdakini kıskançlıkla suçlamaktan uzak durun. Böyle bir davranış sizi paranoyak gösterebilir.

(Kaynak: http://www.ehow.com)

Yazar: Zeynep Mengi

Kaynak: http://www.yenibiris.com/HurriyetIK

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir