Rehberiniz-İnsanları nasıl yanınıza alırsınız?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İnsanları nasıl yanınıza alırsınız?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İnsanları nasıl yanınıza alırsınız?

Lider olmak için sizi izleyecek takipçilerinizin olması gerekir. Peki liderler insanları nasıl yanlarını alıyor? İnsanlara ulaşmak ve onlarla güven ilişkileri kurmak size son derece doğal bir fikir gibi görünebilir; peki ama bunu nasıl yaparsınız?

İnsanları Yanınıza Alın

İnsanların nasıl düşündüklerini bildiğim zaman sistemi sarsacak girişimler ve yaklaşımlar oluştururum, ki önemli olana dikkat çekebileyim.

BEN LİDERLİĞİN BİR AYRICALIK olduğuna ve tüm insanların, yaptıkları iş aracılığıyla olumlu bir fark yaratma konusunda doğuştan gelen bir arzuya sahip olduklarına inanıyorum. Her insanın, katkıda bulunma fırsatına sahip olduğunu hissettiği bir kültür yaratarak insanların büyük işler başarmalarını sağlayabilirsiniz.

Böyle bir kültür yaratmak için de işe güvenle başlamalısınız, insanlara ulaşmak ve onlarla güven ilişkileri kurmak size son derece doğal bir fikir gibi görünebilir; peki ama bunu nasıl yaparsınız? Aşağıda; insanlara onlara güvendiğinizi ve onlara önem verdiğinizi göstermenin yedi yolunu okuyacaksınız:

1. İnsanların katkıda bulunmak istediklerini bilin.

İnsanların yüzde 99,9’unun işe iyi bir şeyler yapmak ve gerçekten çalışmak için geldiklerini bilin. Bu nedenle her gün işe, çalışanlarınız için böyle düşünerek ve böyle oldukları için onları takdir ederek gitmelisiniz.

Siz insanlara güvenmezseniz onlar size niçin güvensinler? Bu süreç, başarının özü olarak tanımladığımız formülle başlar; yani insanların becerilerinin geliştirilmesiyle. Çalışanlarınızın doğru ve gereken becerilere sahip olmalarını sağladığınız zaman müşterileriniz daha mutlu olurlar ve siz de daha fazla para kazanırsınız.

Oysa pek çok şirket önce parayı düşünerek işe yanlış noktadan başlarlar.

2. Herkesin önemli olduğunu gösterin.

Her insanın kendini değerli hissedeceği bir kültür yaratın. Örneğin; bizim Hindistan’daki ekibimiz, kurumsal sosyal sorumluluğu bir öncelik olarak kabul etmiştir.

Bu kapsamdaki girişimlerden bir tanesi; her büyük şehirde en az bir KFC restoranında işitme ve konuşma engelli kişilerin çalıştırılmasıdır. Ben Bangalore’da bu tür restoranlarımızdan birini ziyarete gittiğimde mutfakta zillerin yerine ışıklar kullanılarak çalışanlara yiyeceklerin hazır olduğunu bildirdiklerini gördüm ve çok şaşırdım. Bankoda ise müşteriler, siparişlerini vermek için özel mönüleri parmaklarıyla gösterebiliyorlardı. Hatta insanlara temel işaret dilinin öğretilmesi için özel masalar bile hazırlanmıştı. Her insandaki potansiyeli görme ve bu potansiyelin kullanılabileceği bir yer sağlama becerisi, olağanüstü bir başarı unsuru olarak kullanılabilir.

3. Ne kadar bilirlerse o kadar önem verirler.

Becerilerine güvendiğinizi insanlara göstermek için bildiklerinizi onlarla paylaşın. Wal-Mart’ın kurucusu Sam Walton, işle ilgili bütün bildiklerini paylaşmak için çalışanlarıyla sık sık cumartesi toplantıları yapardı. Bir keresinde “Ne kadar bilirlerse o kadar anlarlar. Ne kadar anlarlarsa o kadar önem verirler. Önem verdikleri zaman da hiçbir şey onları durduramaz. Eğer neler olup bittiğini paylaşacak kadar çalışanlarınıza güvenmiyorsanız onlar da sizin gerçekte onları birer ortak gibi görmediğinizi anlayacaklardır” diye yazmıştı. İnsanları daha iyi tanımak ve ne düşündüklerini anlamak için “Benim görevimde siz olsaydınız ne yapardınız?” sorusunu sorun.

4. Bilgi edinmek için sorular sorun.

İnsanları daha iyi tanımak ve ne düşündüklerini öğrenmek için sorular sorun. İnsanların zihinlerine girin. Yalnızca her gün birlikte çalıştığınız insanlara sormakla yetinmeyin. Sizin astlarınıza bağlı çalışanlarla da bir parça zaman geçirin. Bu fikri; müşterilerinize, danışanlarınıza, hatta gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerle bir parça ilgisi olan herkes için uygulayın.

5. Duyarlılıkla hareket edin.

İnsanların ne düşündüklerim öğrendikten sonra onlara önem verdiğinizi göstermeniz gerekir. Siz ekibin yıldızı olabilirsiniz, ama yanınıza alabildiğiniz kadar çok sayıda ekip arkadaşınızı da almalısınız; onların da başarılı olmalarına yardım etmelisiniz. Gözünüzü sadece kendi performansınıza değil çevrenizdeki herkesin performansına diktiğiniz zaman tüm o kolektif yeteneğin gücünü harekete geçirirsiniz.

Eğer siz büyük işler başaran biriyseniz güzel; ama bu sizi ancak belli bir noktaya kadar götürür. Oysa bir ekibin ya da işletmenin büyük hedefler gerçekleştirmesine yardımcı olabilirseniz birlikte başarabileceklerinizin sınırı yoktur. Bunun olmasını sağlamak lider olarak sizin görevinizdir.

6. İnsanları lider olarak yetiştirin.

Şirketimiz 1997 yılında Pepsi-Co’dan ayrıldığında liderlik vizyonumu Yum! Brands’deki çalışanlarımla paylaşmaya; insanları istenen sonuçları üretmeye nasıl yönlendireceğimizi onlarla konuşmaya karar verdim. Son 15 yıl boyunca dünyanın her yanındaki 40.000 restoran yöneticimizle görüştüm. Biz Yum! Olarak iş arkadaşlarımıza ve onların yapabileceklerine inanırız. Çalışanlarımızın gelişimini desteklemek konusunda dört uçlu bir yaklaşıma sahibiz:

I) Sizin gelişiminiz her şeyden daha önemli.

Başarıya giden yolda ilerliyorsunuz. Biz size her gun birey olarak öğrenmeye ve gelişmeye devam etmenizi sağlayacak araçları veriyoruz. Her yıl ortasında koçunuzla birlikte kişisel gelişiminizi en iyi şekilde sürdürmenizi sağlayacak bir plan yaparsınız. Buna Özü Sözü Bir Olmak 360 Derecelik Anketimizle başlar; Nasıl Yönetiriz ve Birlikte Nasıl Kazanırız kriterlerimizden; bunların yanı sıra koçların, eşdüzeylerinizin, müşterilerin ve astlarınızın bakış açılarından yararlanırsınız. Bu sizin, performansınızı güçlendirmenize yardım eder. Bu geribildirimi kullanarak. Yum! potansiyelinizin tümünü değerlendirmenizi sağlayacak deneyimle öğrenmeye odaklı sağlıklı bir gelişim planı oluşturabilirsiniz.

II) Yolu gösterin.

Yum!’da herkes bir liderdir. Lider yetiştirme programımız. Nasıl Yönetiriz anlayışımız çerçevesindeki temel beceriler ve özellikler üzerine kurulmuş olup başarılı olma ve olağanüstü sonuçlar elde etme yolunda karşınıza çıkacak engelleri kaldırma konusunda kendinize ve başkalarına koçluk yapmanıza odaklanır. Elektronik öğrenme, sanal sınırlar, gözetmen desteği ve geliştirici araçların birlikte kullanılmasıyla her çalışan kısa sure içinde kendi hedeflerini gerçekleştirecek doğru araçları ve süreçleri nasıl uygulayacağını öğrenir.

III) Akıl hocalığı.

Herkes profesyonel olarak gelişebilir ve başkalarına da kariyerlerinde koçluk desteği verebilir. Akıl hocalığı ilişkileri fikirlerin paylaşılması, yeni becerilerin denenmesi, risklerin alınması, liderlik becerilerinin geliştirilmesi ve değerlerle stratejilerin Olağanüstü Sonuçlara dönüştürülmesi için güvenli ve destekleyici bir ortam yaratır.

IV) Yum! Üniversitesi (YU).

Biz çalışanlarımızın, her turlu çabada başarılı olmak için gereken ana kavramları anlamalarına yardımcı olmak için Yum! Üniversitesi’ni kurduk.

Ne kadar bilirlerse o kadar anlarlar.Ne kadar anlarlarsa o kadar önem verirler. Önem verdikleri zaman da hiçbir şey onları durduramaz. Eğer neler olup bittiğini paylaşacak kadar çalışanlarınıza güvenmiyorsanız onlar da sizin gerçekte onları birer ortak gibi görmediğinizi anlayacaklardır.

Burada etkili bir şekilde liderlik ve yöneticilik yapabilmek için gerekli olan yaklaşımları öğretiyor ve araçları sunuyoruz. Yum! Üniversitesinin odak noktası; şu üç ana alanda toplanmıştır: Liderlik Mükemmelliği Çalışanlarımızın her biri kendi Yum! Alanında olağanüstü sonuçlar elde etmek ve ayrıca hem kendilerine, hem de ekiplerine koçluk yapmak, kendilerini ve ekiplerini geliştirmek için çaba gösterir. Destekleyici araçlarla birlikte verilen kurslar her düzeyde becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. Kültür mükemmelliği. Takdire dayalı; gelişime ve olağanüstü performansa odaklı küresel bir kültüre sahip olmak başarımızın sürekliliği açısından zorunludur. Yum! Üniversitesinin kursları ve araçları; her gün Birlikte Nasıl Kazanırız ilkelerimizi hayata geçirmemizde ve Olağanüstü Sonuçlar Elde Etme anlayışımızı sürdürmemizde bize yardımcı olur. Birimlerde Mükemmellik. “Dünyayı doyuran bir numaralı küresel şirket” olmak; tüm birimlerde mükemmellik üzerinde keskin bir odaklanmayı gerekli kılar. Yum! Üniversitesinin kursları, bir numaralı restoran genel müdürü olma felsefemizi destekler; kritik becerileri ve süreçleri öğreterek, destekleyici araçları sağlayarak ve işletmenin tüm birimlerine yayılan anlayışlarımızı pekiştirerek Başarılı Restoranlar işletmemiz konusunda bize yardımcı olur.

7. Başarıyı takdir edin.

Takdir, güçlü bir motivasyon unsurudur. Ben insanları bir pazarlamacı gibi yönetirim (Pazarlama geçmişim var). Aklımı yönettiğim insanların aklının yerine koyarım; onların algılarını, alışkanlıklarını ve inanışlarını anlamaya çalışırım. İnsanların nasıl düşündüklerini bildiğim zaman sistemi sarsacak girişimler ve yaklaşımlar oluştururum, ki önemli olana dikkat çekebileyim. Örneğin; takdirin evrensel bir değeri olduğunu, herkesin takdir edilmekten hoşlandığını bildiğim için bu konunun şirketimizde öncelikli olmasını sağlarım. Ben KFC’nin başkanıyken sistemi sarsmak için kauçuk tavuklar hediye ederdim. Pizza Hut’ta çalışırken de peynirden kafalar verirdim. Konuşan dişler de veriyorum. Liderlerimizin tümü, takdirin değerini bilir. Yum! Brands’in Hindistan’daki başkanı Niren Chaudhary, büyüleyici performans için “yılan oynatan büyücü” oyuncakları hediye eder. Taco Bell’in başkanı, bir sos paketi içinde bir ödül verir. Geliştirme birimimizin başındaki yönetici; zıpkınıyla buzu kıran bir Eskimo şeklinde; olağanüstü performansı temsil eden Eskimo ödülleri verir. Takdir konusunda çok yenilikçi bir yaklaşım uyguladığım ve bunu; kültürümüzü farklı kılmak ve eğlenmek için kullandığımdan bu yaklaşımım sistemi sarsar. Takdir; görmek istediğiniz davranışları pekiştirmenin güçlü bir yoludur.

Biz başkalarının başarılarını takdir ettiğimiz ve kutladığımız gibi değerlerimizle uyumlu davranan kişileri de takdir ediyoruz. Performansı sınırlandırıyoruz.

Eğer Hindistan’da 150 restoranımız varsa, her restoran, operasyonel mükemmellik yaratma becerisine bakılarak puanlanır. Eğer en üst sırada iseniz, çalışanlarınızı takdir edebilirsiniz.

Hatta Hindistan’da ilk yüzde 15 içinde yer alan restoranların genel müdürleri, MBA için üniversiteye gidebilirler. Eğer başarılı olurlarsa biz onlara ek eğitim de veririz. Hindistan’daki restoranlardan en iyi performans gösteren ikisini, genel müdürlerine araba vererek de takdir ederiz. Bu, oldukça güçlü bir motivasyon unsurudur (tüm genel müdürler kazanmak ister). Aynı zamanda eğer diplerde yer alıyor ve orada kalıyorsanız; ne kadar destekleyici bir kültüre ve gelişim fırsatlarına sahip olsak da başka bir yerde çalışmaya davet edilirsiniz. Performansı bu şekilde yükseltiriz.

David C. Novak; Yum! Brands’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su; Taking People With You: The Only Way to Make Big Things Happen adlı kitabın yazarıdır.

Akıl hocalığı ilişkileri fikirlerin paylaşılması, yeni becerilerin denenmesi, risklerin alınması, liderlik becerilerinin geliştirilmesi ve değerlerle stratejilerin olağanüstü sonuçlara dönüştürülmesi için güvenli ve destekleyici bir ortam yaratır.

Yazar: David C. Novak

Kaynak: http://blog.kriteregitim.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>