Rehberiniz-İnsan ilişkileri bir bütündür…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “İnsan ilişkileri bir bütündür…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İnsan ilişkileri bir bütündür…

MEHMET BARLAS/SABAH

Geçen hafta Focus Dergisi”nde yayınlanan ve kadın-erkek ilişkilerini inceleyen bir araştırma, günlük gazetelere de yansıdı. Bu araştırmanın bazı verileri şöyleydi:

* Çiftler arasındaki cinsel çekimin ömrü bir buçuk yıl sürüyor.

* Evliliklerin sona ermesi ilk sekiz yılda yaşanıyor.

* Çiftler en kötü, en yaralayıcı sözleri de en uzlaşmaya dönük olanları da kavganın ortasında sarf ediyor.

* Olumsuz çiftlerde çatışma hiç sona ermiyor; sadece bir dahaki patlamaya kadar bastırılıyor. Olumlu çiftler, en fazla dört tur atışmadan sonra yapıcı girişimlerde bulunuyorlar.

* Olumlu çiftlerde eşlerden biri, yaşanan gerginliği diğerinin o anki durumuna bağlıyor: “Şu an biraz keyifsiz. Son zamanlarda o kadar yoğun çalıştı ki, bu çok normal.” Olumsuz çiftlerde ise tutum şöyle oluyor: “Tipik tavrı bu. Hep böyledir zaten, sorumsuz ve bencil.” Focus”un araştırmasına katkıda bulunan evlilik danışmanları, mutlu birliktelik için çiftlere şu yolları göstermişler

* Çözülebilir (pratik) sorunlara yoğunlaşın.

* Karşınızdakini değiştirmek gibi zor yaklaşımlardan kaçının.

* Eşinizden uzaklaşmak yerine ona yaklaşın ve haritasını çözmeye çalışın.

* Eşiniz hakkında daha fazla şey öğrenmeye özen gösterin.

* Gerçekçi olun ve imkızı beklemeyin.

* Mutluluk için birlikte yaptığınız keşiflerde bulduğunuz yol haritanızı kullanın.

Bu satırların yazarı 37 yıllık evli bir kişi.Bu nedenle, uzmanların ve danışmanların saptamaları ve önerileri, ben de derin yankılanmalara sebep oldu. Ama bunlar arasında en doğru bulduğumun da “Karşınızdakini değiştirmek gibi zor yaklaşımlardan kaçının” maddesi olduğunu vurgulamalıyım.

İki insanın beraberliği, iki ayrı kültürün, iki ayrı dünyanın, farklı birikim ve huyların birbirlerine tahammül etmesi demektir. Bu sadece kadın – erkek beraberlikleri için değil, tüm arkadaşlıklar için de söz konusudur. Evlilikte 40 yılı devirmiş bir tanıdığım şöyle demişti bir seferinde: Hangi kelimeyi kullanırsam karımı çıldırtabileceğimi biliyorum. Onun uzmanı oldum artık. Aynı şekilde karım da hangi kelimeyi seslendirirse beni çıldırtacağını biliyor. Ama ben de o da o kelimeleri kullanmayız.

Evet… Bütün mesele karşındakini değiştirip kendine benzetmekten kaçınmaktır. Karşındakini olduğu gibi kabul edip, onun beğendiğin yanlarını ön plana çıkartabilirsen, beraberlikler bitmiyor. Ama sürekli onun sana batan davranışlarına, alışkanlıklarına takılırsan bu beraberlik yürümüyor. Bu gerçeklerin ışığında “dengi dengine” ilkesini gözetir ve ilişkinizi gençlikte bol salgılanan hormonlar kadar uyum üzerine de kurarak başlatırsanız, ikiniz de ömrünüzü huzur içinde geçirirsiniz.

Böyle yaptığınıztakdirde ”aşk”, ”sevgi” gibi olgulara ”beğeni”, ”uyum”, ”saygı”, ”dayanışma”, ”hoşgörü” gibi öğeler de ekleniyor. Bir de şunu hiç unutmayın: Kadının da erkeğin de önüne evlendikten sonra eşinden daha çekici insanlar çıkabilir. Ancak evlilik sürekli yenilenen bir kurum değildir, evlilik birlikte yarına dönük ortak yaşam sürdürme projesidir. Üzerinde emek ve zaman harcanmış bir beraberliği sürdürmek, bunu yıkıp yenisini kurmaya çalışmaktan daha akılcıdır. Ve evliliğin değeri, ortak anılarla bu evlilik ilerledikçe daha da artar.

Bir de evlilikte ”dinlemek” fiilinin konuşmaktan daha önemli olduğunu hiç unutmayın. Boşanmak için hakim önüne çıkan çiftten kadın olanı yakınmış: Hakim bey! Bu adamla 40 yıldır evliyim. Benimle bir tek kelime bile konuşmadı. Hakim adama “Neden karınla 40 yıldır hiç konuşmadın” diye sormuş. Karımın sözünü kesmemek için konuşmadım, diye cevap vermiş adamcağız.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir