Rehberiniz-İlgi obezlerini tanıyın, onlardan uzak durun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İlgi obezlerini tanıyın, onlardan uzak durun.” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İlgi obezlerini tanıyın, onlardan uzak durun.

Duygusal vampir, ilgi obezi, sevgi arsızı… Pek çok farklı isim kullanıyorlar. Dışarıdan bakınca kim olduklarını anlamak neredeyse imkansız. Karşınıza dünyanın en muhteşem aşığı kılığında çıkabilir, aklınızı başınızdan alabilirler. Hayatınızda hiç bu kadar sevilmediğinizi, bir daha kimsenin sizi bu kadar sevemeyeceğini, filmlerdeki aşkı bulduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki bu bir paket program. Sevginizin asla yetmeyeceği, aşkınıza ikna edemeyeceğiniz, sonunda kendinizden şüphe edeceğiniz, “şiddetli aşk”ın ne olduğunu öğreneceğiniz, son sürat duvara karşı gideceğiniz…

Üçüncü hafta: Yok yok, eminim. Bugüne kadar yaşadıklarımın hepsi yalanmış. “Seni seviyorum” diye kandırmışlar beni. Meğer şimdiye kadar ne kadar az sevilmişim. Romanlarda, filmlerde, şiirlerde yüceltilen aşk gerçekten varmış. Ve ben ne kadar şanslıyım ki onu buldum. Her sabah başka bir sürprizle uyanmak ne güzel. Birlikte geçirdiğimiz her gün macera gibi.

İkinci ay: Biliyordum, onu tanıdığım gün bunun olacağını biliyordum. İnsan hayatının aşkını, birlikte yaşlanacağı insanı tanır değil mi? Birbirimizi sanki yıllardır tanıyoruz. Beni bu kadar hayatının içine alması ne güzel. Keşke ben de onun kadar iyi bir sevgili olabilsem. Ne yaparsam yapayım, onunkiler kadar romantik olmuyor. Sonsuza dek mutlu yaşamak mümkün galiba.

Dördüncü ay: Neye sinirlendi anlamadım. Ne güzel sohbet ediyorduk oysa. O kadar anlayışlı görünüyordu ki… Ona her şeyi anlatabilirim sanıyordum. Beni çok sevdiği için söylediklerim onu bu kadar üzüyor olmalı. Ben de çok patavatsızım, ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor. Bir daha onun yanında eski olaylardan bahsetmeyeceğim. Biz onunla yepyeni bir hayat kurduk. Masanın üstündekileri de isteyerek kırmadığına eminim, elini kolunu sallarken kazayla oldu.

Altıncı ay: Her günüm onun için endişe ederek geçiyor. İçimde hep başına kötü bir şey gelecekmiş gibi bir duygu var. Sanki her zaman yanında olup, onu korumam gerekiyor.

Sekizinci ay: Günlerdir arkadaşlarımın beni aramadığını fark ettim. Ben de kimseyi arayamaz oldum. Artık içimden kimseyi görmek gelmiyor. Ne zaman bir araya gelsek, sorun çıkacak diye endişe etmekten, sohbetin tadını çıkaramaz oldum. Tek başıma gitmemden de hoşlanmıyor. Sevdiği arkadaşlarımın bir listesini çıkarmalı…

Birinci yıl: Yine sabaha kadar tartıştık. Sonuna doğru tartışmanın neden çıktığını bile unuttum. Neden bir türlü güven veremiyorum? Neden derdimi anlatamıyorum? Neden onu çok sevdiğime ikna edemiyorum? Hep aynı şeyden şikayet ettiğine göre sorun bende olmalı. Galiba sevmeyi bilmiyorum. Belki de bir psikoloğa gitmeliyim. Keşke annemin hediye ettiği vazoyu kırmasaydı.

Ertesi gün: Sabah uyandığımda evin her odası çiçeklerle doluydu. Şahane bir kahvaltı hazırlamış. Tüm bunları hazırlamak için gece hiç uyumamış. Dün gece olanları unuttum. Dünyanın en romantik sevgilisi benimki. Evet arada sorunlarımız oluyor ama her ilişkide olur böyle şeyler. Zamanla her şey düzelir.

¡ ¡ ¡

Maalesef zamanla her şey düzelmiyor. En azından çoğunlukla. Yukarıda okuduklarınız, bir ilgi obezi mağdurunun seyir defteri. Tamamen kurmaca ya da anonim diyelim. Hikaye elbette burada bitmiyor. Bu tip ilişkiler bazen yıllarca sürüyor. İnsan karşısındakinin doymak bilmez sevgi ihtiyacını gidermeye çalışırken zamanın nasıl geçtiğini, ne kadar yıprandığını, kendini nasıl unuttuğunu anlamıyor.

İlgi obezi tanımına Psiko Hayat isimli dergide rastladım. Bilimsel bir tanımlama değil ama gayet isabetli. Güven ve bağlanma ihtiyacı bir türlü doymayan, doyurulamayan insanları anlatıyor.

Bilimsel tanımlamayı ise Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Klinik Psikolog Eda Arduman’dan aldım. Bu tip insanların bağlanma bozukluğundan mustarip olduğunu anlattı. İlişkilerini benim kurmaca örneğimdeki gibi yaşayanlar, bu gruptakilerin sadece bir bölümünü oluşturuyor. Onun tanımıyla “ilgiye aç” insanlar üç tip. Bizim için her tipi temsilen örnek karakterler de yarattı.

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ’NDEN KLİNİK PSİKOLOG EDA ARDUMAN

Kadınlar ağlar, zaafını belli eder, erkekler kıskançlık gösterisi yapar

Çocuk, gelişimini tamamlayabilmek için fiziksel ihtiyaçların yanısıra bağlanma ihtiyacıyla doğar. Keşfetme sistemi (oyun) ve bağlanma sistemi (güven), anne babayla kurulan ilişkide harekete geçer. Olgunlaşma bu iki kutup arasında gerçekleşir. Sarkacın bir ucunda sığınır, güven duyar, teskin oluruz. Diğer ucunda heyecanlanır, keşfetme, öğrenme ihtiyacımızı gideririz. Bu uçlardan birinin eksikliği kişide güdüklük meydana getirir.

Güvenli bağ kurabilen insanlar kendilerine ve öteki insanlara güven duyar. Zorluklar karşısında daha rahat destek alır. Hayal kırıklığına karşı daha dirayetli olur. Dışa açılmaya, hesaplı risk almaya daha yatkındır. Paylaşmayı bilir, ama aynı zamanda insan ilişkilerinde bir takım sınırlar olduğunun farkındadır.

Güvenli bağlanamayan birey ise ihtiyaçlarının (güven ve heyecan) üstesinden gelme stratejileri geliştirir, bunun yolunu aramaya koyulur. Yardım istemekten kaçınır, ihtiyaç duyacak olmaktan ödü kopar.

İlgi açlığına kadınlarda da erkeklerde de rastlanır. Toplum sadece cinsiyete göre başetme stratejilerini meşrulaştırır. Bir kadının ağlaması, zaafını belli etmesi daha hoş karşılanır. Erkek ise zaafını açık açık belli etti mi utanç duyacaktır. Bu yüzden erkekler şiddetli kıskançlık gösterileri ile sert, ödün vermeyen erkek imgesiyle özdeşleşir.

Kurtarıcı rolüne soyunmayın

İlgiye aç biriyle birlikteyseniz veya yakın çevrenizde bu tip bir insan varsa, sakın kurtarıcı rolüne soyunmayın. Bu çok sık rastlanan bir durum olmakla beraber hiç gerçekçi değil. Herkes kurtarmayı veya kurtarılmayı hayal edebilir. Ama ilgiye aç insanlar karşısında yapılması gereken, net sınırlar ile durabilmek. Sizi kendi alanına çekmeye başladığını fark ederseniz, hemen uzaklaşın ve kendinizi bulmaya çalışın. Bazen böyle biriyle yaşadığınız ilişki, sizi kendi çocukluğunuza götürebilir ve orada takılıp kalabilirsiniz. Böyle bir şey hissederseniz profesyonel yardım almaktan çekinmeyin.

1. TİP

Filiz çevresini tehdit eder insanları birbirine düşürür

DURUM: Filiz, ilişkilerinde çok talepkardır. İnsanları yakın takibe alır ve onları yakınında tutmak için çok fazla düşünce ve enerji sarf eder. Kafasında planlar yapar, insanları birbirine düşürmekten ve kendi yerini sağlamlaştırmaktan çekinmez. Küsmeyi tehdit unsuru olarak kullanır. Dişini geçirebildiğine geçirir.

NEDENİ: Filiz sekiz kardeşin dördüncüsüydü. Hemen arkasından ailenin çok beklenen ilk erkek çocuğu doğmuştu. Zaten yorgun olan bir anne ile kızlarına vakit ayıramayan bir babanın ilgisini çekmek için çok cince bağlanma stratejileri geliştirmeyi öğrendi.

ÖZELLİKLERİ: İnsanları ağında tutmak için her tür tehditte bulunabilir. Ötekini kontrol etme, yönetme maksadıyla kendisine zarar verecekmiş gibi yapabilir. Yanlışlıkla zarar da verebilir. Karşı tarafı kontrol edebildiği, yönetebildiği müddetçe kendini iyi hisseder. Meslektaşından bilgi çalar, tutar, paylaşmaz, oyunlar oynar. İşyerinde Bizans entrikaları çevirir. Rakibi karalayarak ilerlemenin yolunu arar. Çocuklarını istediği gibi yoğurmak onlar için çok önemlidir.

2. TİP

Zeynep hayal kırıklığına dayanamaz kendine zarar verebilir

DURUM: Zeynep, yakın ilişkilerinde ilgi ve dostluk talep eder, yerine getirilmediğinde derin hayal kırıklığı yaşar. Hayal kırıklığına toleransı yoktur ve çareyi insanlara küsmekte bulur. Kurduğu bağlardan tam doyum alamaz. Çevresindekilerin başkalarıyla kurduğu ilişkileri kıskanır. Bunları tehdit olarak görür. Mantıklı düşündüğünde meselenin böyle olmadığını bilir ama duygusal seviyede, ötekini alt edilmesi gereken bir rakip olarak algılar.

NEDENİ: Zeynep küçükken annesi ağır bir hastalık geçirmişti ve altı ay hastanede kalmıştı. Bu dönemde kardeşlerine o baktı, babasını teselli etti. Erkenden yetişkinlik oyunu oynamak zorunda kaldı. Annesi hastaneden döndükten sonra da yorulmasın diye olgun davranmaya devam etti. Terk edilme korkusu ile böylece tanışmış oldu.

ÖZELLİKLERİ: Hayal kırıklığını taşıyamadığı için kendine gerçekten zarar verebilir. Sevgiliye içinde öyle bir

yer verir ki, kendisini yok ederek sevgiliyi de yok etme yoluna gider. Kendi bütünlüğü karşı tarafa bağlıdır. Biriyle

ilişki kurduğu zaman arkadaşlarını tamamen

unutan tiplerdir.

3. TİP

Ozan insanlardan uzak durarak sevgi açlığını bastırmaya çalışır

DURUM: Ozan ilgiye açtır ama açlığını toplumdan veya kendisinden saklamak

için insanlardan uzak durur. Bağlanmayarak ve uzak durarak ilgi / sevgi açlığını bastırmaya çalışır. Gerçek yakınlıktan uzak, sahte ilişkilerle kendini avutmaya kalkar.

NEDENİ: Ozan’ın azize gibi fedakar bir annesi vardı. Devamlı diğerlerini var ederken kendini yok eden bir anne. Ozan bu yüzden kadınların her halleri ile değerli olduklarını öğrenemedi. Annenin mazlumluğu karşısında çektiği vicdan azabının altında ezildi.

Çareyi yakın ilişkilerden kaçınmakta buldu.

ÖZELLİKLERİ: Aşırı cinsellik, aşırı para harcama ve tüketme eğilimi fazladır. Bağlanma eksikliğini gidermek için diğer ihtiyaçlarını doyurmada aşırıya kaçar. Ama bir türlü tatmin olmaz.

Yazar: Banu TUNA

Kaynak: http://Hürriyet

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>