Rehberiniz-İktidar üzerine üç hikaye

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “İktidar üzerine üç hikaye” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İktidar üzerine üç hikaye

Şirazlı Şeyh Sadi”nin Gülistan”ından iktidar ve ölüm hakkında üç hikâye:

Yalnız başına yaşayan bir derviş, çölün kıyısında oturmuştu. Tesadüfen padişah oraya uğradı.

Derviş, kanaat mülkünde dünyadan el etek çekmiş olduğu cihetle başını kaldırmadı ve padişaha göz ucuyla bakmadı.

Padişah, saltanatın taşkınlığı icabı olarak kızdı ve “Bu hırka giyen insanlar hayvan gibidirler, kabiliyet ve insanlık onlarda yoktur” dedi.

Vezir de dervişin yanına gelip, “Derviş bana bak, yeryüzünün padişahı senin önünden geçti. Niçin hürmet etmedin, niçin edep şartını yerine getirmedin?” dedi.

Derviş şöyle cevap verdi:

Padişaha söyle ki… Hizmeti, hürmeti, kendinden para pul uman kimseden beklesin. Bir de şunu şöyle: Padişahlar ahalinin muhafazası için o mevkie gelir, yoksa ahali padişahlara tapınmak için yaratılmış değildir.
Her ne kadar devlet, saltanat sayesinde mal, mülk, para padişahların elinde ise de onlar fakirlerin bekçisidirler.
Koyun çoban için değildir. Belki çoban koyunlara hizmet içindir.
Bugün birini muradına, ermiş, birini de kendi kendine didinir, gönlü yaralı görürsün. Biraz sabret; görürsün ki o hayal peşinde koşan kimsenin beynini toprak yiyecektir. Ölüm gelince, şahlık bendelik farkı yok olur.
Birisi bir ölünün mezarını açacak olsa, zengin mi fakir mi fark edemez.

Dervişin sözleri Padişah”a doğru ve sağlam geldi, “Dile benden ne dilersen” dedi.

Derviş cevap verdi:

Senden onu isterim ki bir daha buraya gelip de beni rahatsız etme.

Padişah devam etti: “Bana bir nasihat et”.

Derviş de şu beytin maznununu söyledi:

Bugün elinde nimet varken fırsat bil.
Çünkü bu devlet, bu mülk elden gider.
***
Nuşirevan-i Adil için bir avı kebab edeceklermiş, fakat tuz yokmuş. Bir parça tuz getirmesi için uşaklardan birini köye göndermişler. Nuşirevan uşağı çağırıp, Tuzu para ile al, ta ki o köyden tuz almak hükümetçe bir adet olup köy harap olmasın” diye tenbih etmiş.

Nuşirevan”ın yanında bulunanlar, “Bir parça tuzdan ne fenalık çıkar” demişler.

Nuşirevan demiş ki: “Zulmün esası cihanda evvela az imiş. Sonra her gelen bir parça artırmakla bugünkü dereceyi bulmuştur.”

Eğer ahalinin bahçesinden padişah bir elma yerse, uşaklar ağacı kökünden çıkarırlar. Birisinden yarım yumurta alma suretiyle padişah zulmü reva görecek olursa, padişahın askerleri bin tavuğu şişe geçirirler.

***

Birisi Nuşirevan”a şu müjdeyi verdi:

Yüce Tanrı filan düşmanını dünyadan kaldırdı!

Nuşirevan cevap verdi.

Beni bırakacağını duydun mu, işittin mi? Hiç ölüme sevinilir mi?
Düşmanın ölmesiyle benim için sevinmek olmaz.
Çünkü bizim hayatımız da ebedi değildir.

Yazar: Okay Gönensin

Kaynak: http://Vatan

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir