Rehberiniz-İkinci dili öğrenmek beyni değiştiriyor…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İkinci dili öğrenmek beyni değiştiriyor…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İkinci dili öğrenmek beyni değiştiriyor…

Londra Üniversitesi öğretim görevlisi nörolog Andrea Mechelli, “İki dil bilenlerde bu kesimdeki gri cevher, tek dil bilenlere oranla kalın, özellikle ikinci dili hayatının ilk dönemlerinde öğrenenlerde” dedi.

35‘ten sonra değişiyor

Bunun, ikinci dile ne ölçüde yetkin olunduğuyla bağlantılı olduğunu da dile getiren Mechelli, 35 yaşından sonra öğrenilen dilin de beyni değiştirdiğini, ancak başka bir dili erken yaşta öğrenenlere göre değişikliğin daha az olduğunu belirtti. Mechelli ve ekibi, tek dil bilen 25, beş yaşından önce ikinci dil öğrenen 25 ve ileriki yaşlarda ikinci bir dil öğrenen 33 kişinin beyinlerinde gri cevherin kalınlığını inceledikten sonra bu sonuca vardı.

Erken yaşta daha iyi

‘Nature‘ dergisinde yayımlanan araştırmaya katılanların tamamı İngiliz. Araştırmaya göre beş yaşından önce ikinci dil öğrenenlerde, sol ön parietal korteksteki gri cevher, tek dil bilenler ve 10-15 yaşlarında ikinci dil öğrenenlere göre daha kalın. Mechelli, gri cevherin kalınlığına bakarak kişinin ikinci dile ne kadar hakim olduğunun anlaşılabileceğini ifade ederek, “Bu erken yaşta dil öğrenmenin daha iyi olduğu fikrini destekliyor” dedi. “Çünkü beyin yapısal olarak değişerek yeni dilleri yerleştirmeye ve onlara uyum göstermeye daha yatkın” diyen Mechelli, beynin bu yeteneğinin zamanla azaldığını da sözlerine ekledi.

Sebebi bilinmiyor

Beyinde dille ilgili bölümde görülen gri cevher, aktif nöron veya beyin hücrelerinden oluşuyor. Gri cevherdeki büyümenin hücrelerdeki büyüme veya sayılarındaki artıştan mı yoksa aralarındaki bağlantılardan mı kaynaklandığı ise henüz bilmiyor.

SAKIZ ÇİĞNEMEK BEYNİ GELİŞTİRİYOR

İngiltere‘de yapılan bir araştırmada, sakız çiğnemenin düşünme ve anımsama gibi idrakla ilgili işlevlerde olumlu etkilerine rastlandı. www.habersaglik.com adlı sitede yayımlanan bir habere göre, İngiltere Northumbria Üniversitesi Sinirbilim Bölümü araştırmacısı Andrew Scholey, araştırma sonuçları hakkında bilgi verirken, sakız çiğnemenin insan belleğini olumlu etkilediğini belirtti.

Scholey, “Sakız çiğneyen kişilerin bellek testlerinde daha başarılı olduklarını ve daha çok sözcük hatırladıklarını gördük” dedi. Sakızın naneli ya da mentollü olmasının bir fark yaratmadığını belirten Scholey, en önemli unsurun sürekli sakız çiğnemek olduğunu ifade etti.

Scholey‘in verdiği bilgiye göre, araştırmaya katılan 75 kişi, “sakız çiğnemeyenler”, “gerçekten sakız çiğneyenler” ve “yalandan sakız çiğneyenler” şeklinde gruplara ayrıldı. Araştırma sırasında deneklere resim, sözcük ve telefon numarası hatırlatmaya yönelik sorular soruldu.

Gerçekten sakız çiğneyenlerin kalp atışlarının, çiğnemeyenlere göre dakikada 3, yalancı çiğneyenlere göre ise 1.5 kez daha fazla olduğu belirlendi. Scholey, “Kalp atışındaki artışın, idrakı artıracak derecede beyne oksijen ve glikoz dağıtımını yükseltmiş olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Haberde, sakız çiğnemenin, ağzın sulanmasına bağlı olarak insülini yükseltmesi olasılığı üzerinde de durulduğu vurgulandı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>