Rehberiniz-İkinci baharda mutluluğun formülü

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İkinci baharda mutluluğun formülü” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İkinci baharda mutluluğun formülü

Fiziksel aktivite emeklilik döneminde sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için çok önemli.

Ülkemizde yapılan en geniş kapsamlı araştırmalardan biri olan TEKHARF çalışmasına göre hareketsizlik oranı yaş ilerledikçe artmakta. Bu oran 20-29 yaş aralığında erkeklerde yüzde 6 ve kadınlarda yüzde 3 iken, 70 yaş üzerinde erkeklerde yüzde 30 kadınlarda ise yüzde 52’ye çıkıyor. Hareketsizlik oranı kadınlarda daha fazla artış gösteriyor

Genç yaşlarda yapılan düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite, ileri yaşlarda kalp ve damar hastalıkları, felç, şeker hastalığı, hipertansiyon, obezite, demans, depresyon ve kemik erimesi (osteoporoz) görülme sıklığını azaltır. Hareketsizlik, özellikle kalp ve damar hastalıkları yönünden iyi bilinen bir risk faktörü. Fiziksel yönden aktif olan kişilerde kalp hastalığı ve kalp hastalığına bağlı ölüm olaylarına yüzde 25 daha az rastlandığı saptanmış durumda.

Kabızlık, ileri yaşlarda sıklaşıyor

Kabızlık, her yaşta görülebilmekle beraber, ileri yaşlarda daha sık olarak ortaya çıkmakta. Her ne kadar diyette lif alımının azalması, bazı hastalıklar ve ilaçlar kabızlığın sık görülen nedenleri arasında olsa da hareketsizliği de bu nedenler arasındadır,

Kemik erimesinin önlenmesi ve kemik yapısının güçlenmesi için fiziksel aktivite de çok önemli. Egzersiz; kemik kütlesinde artış sağlar, kalsiyumun kemiklerde yerleşmesine zemin hazırlar, çevre dokuyu ve kasları güçlendirerek vücut duruşunu sağlamlaştırır. Böylece daha esnek ve kırık veya burkulmalara karşı daha dayanıklı olmamızı sağlar.

Fiziksel aktivitenin ileri yaşlarda; uyku, sosyal yaşam, duygu durumu ve zihinsel işlevler üzerinde olumlu etkileri mevcuttur.

Güçleri yettiğince günlük işlerini yapmalılar

Yaşlanma ile birlikte fiziksel aktivitelerin azaltılması gerektiği, egzersizlerin yaşlılar için yorucu ve sakıncalı olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır. Buna; yaşlıların tüm ihtiyaçlarını oturdukları ve yattıkları yerde sağlamaya çalışan aile bireyleri ya da bakıcılar eklendiğinde hareketsizlik daha da artmaktadır. Gerek ev içinde gerekse ev dışında; uygun olmayan yatak veya sandalye yükseklikleri, basamaklar, kapı eşikleri vb. gibi fiziksel engeller, sürekli düşme korkusu yaşlıları hareketsiz bir yaşama itmektedir.

Tüm bu fiziksel engellerin kaldırılması, yaşlıların rahat hareket edebilecekleri bir çevrenin sağlanması, yorgunluğa sebep olmayacak günlük aktivitelerini güçleri yettiğince kendi başlarına yapmalarının teşvik edilmesi çok önemlidir. Kişisel temizlik ve bakımlarında yardım, sadece onların tek başlarına gerçekleştiremediği durumlarda yapılmalıdır. Tüm bir evin temizliği veya yemeklerin pişirilip bulaşıkların yıkanması gibi ağır olabilecek işler beklenmese de ufak tefek ev işleri hafif fiziksel aktivite olarak kabul edilebilir.

80 yaş üzeri hareket daha yararlı

Dünya Sağlık Örgütü, 65 yaş üzerindeki kişiler için her gün 10 dakikadan az olmamak kaydı ile haftada en az 150 dakika fiziksel aktivitede bulunulmasını tavsiye etmektedir. Özellikle 80 yaş ve üzeri kişiler fiziksel aktiviteden daha fazla yarar görmektedirler. Hareketsizlik, düşme ve denge bozuklukları asla yaşlanmanın doğal sonucu gibi düşünülmemelidir. Bu nedenle, kas güçlendirici, esneklik kazandıran ve denge sağlayan egzersizler bu yaş grubunda bağımsız yaşama yetisinin olmazsa olmazlarıdır.

Güçleri yettiğince günlük işlerini yapmalılar

Yaşlanma ile birlikte fiziksel aktivitelerin azaltılması gerektiği, egzersizlerin yorucu ve sakıncalı olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır. Buna; yaşlıların tüm ihtiyaçlarını oturdukları ve yattıkları yer de sağlamaya çalışan aile bireyleri ya da bakıcılar eklendiğinde hareketsizlik daha da artmaktadır.

Gerek ev içinde gerek ev dışında; uygun olmayan yatak veya sandalye yükseklikleri, basamaklar, kapı eşikleri vb. gibi fiziksel engeller ile sürekli düşme korkusu, yaşlıları hareketsiz bir yaşama itmektedir. Tüm bu fiziksel engellerin kaldırılması, yaşlıların rahat hareket edebilecekleri bir çevrenin sağlanması, yorgunluğa sebep olmayacak günlük aktivitelerini güçleri yettiğince kendi başlarına yapmalarının teşvik edilmesi çok önemlidir.

Kişisel temizlik ve bakımlarında yardım, sadece onların tek başlarına gerçekleştiremediği durumlarda yapılmalı. Tüm evin temizliği, alışveriş, yemeklerin pişirilmesi, bulaşıkların yıkanması gibi ağır olabilecek işler beklenmese de ufak tefek ev işleri, hafif fiziksel aktivite olarak kabul edilebilir. İç hastalıkları ve geriatri uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öktenli

AH ŞU HASTALANMA KORKUSU YOK MU…

Türkiye Emekli Profili Anketi kapsamında, bin 18’i kadın ve 2 bin 382’si erkek 3 bin 400 emekli ile görüşelerek yapılan ankette, emeklilere korkularının olup olmadığı soruldu. Emeklilerin yüzde 51,4’ü, bu soruya ’’korkularının olduğu’’ yönünde cevap verdi. Buna göre, korkuları olduğunu belirten emeklilerin yüzde 43,2’si hasta olmaktan, yüzde 42,2’si yalnız kalmaktan, yüzde 35,2’si parasızlıktan, yüzde 27,7’si ölümden korkuyor

Emeklilikte yaşla birlikte sakatlıklar da artıyor. İlerleyen yaş ile birçok sağlık sorunu daha belirgin olarak karşımıza çıkıyor. Her hastalıkla, özellikle yeni ortaya çıkanlarla uğraşmak, sonuç almak her zaman kolay olmuyor. Endişe, korku ve gerilim sıklaşıyor. Diğer yandan yaşla birlikte verimi bir biçimde azalmış olan beden işlevlerinin yerine gelmesinde de sıkıntı ve zorluklar ekleniyor. Hastalıkla birlikte uygun hastane ve hekime ulaşmak, yeterli tedavi ve bakıma kavuşmak da kolay olmuyor. Hastalığının ne kadar süreceği, hak ettiği, hizmete ulaşırken karşılaşacağı zorluklar bile tek başına korku nedeni olabilyor emeklilikte. Bu ve benzer sıkıntılarla baş etmek zorunda kalmak da korkutucu. Emeklinin çoğu kez en büyük yardımcısı eşi oluyor. Birlikte bu zorluğu yenme uğraşı veriyorlar.Diğer birçok duyguda olduğu gibi bu hastalanma korkusu da ortak, paylaşılan bir duygu oluyor genellikle.

Hastalanma korkusunun temelinde ne yatıyor?

İnsan yaşam çizgisi içinde en yoğun hastalık dönemleri ilk çocukluk ve yaşlılık dönemleridir. Gençlik ve erişkinlik döneminde insan sık hastalanmaz. Diğer yandan yaşlılık ile birlikte kimi kronik hastalıkların daha sık ortaya çıktığı bilinmektedir. Emekli kişi emekliliğin doğası gereği yaşlı kişidir. Çevresinde yaşıtı kişilerde de olmak üzere kendisinde de hastalanmalar daha sık ortaya çıkmaktadır. Beden gücü azalmıştır. Hastalanma olasılığı artmıştır. Her hastalık özellikle beden becerilerinde ve etkinliklerinde kısıtlamalar getirecektir. Bunlarla baş etmek kolay değildir. Ayrıca her hastalık zaman, para kaybetme olacaktır. Hastalıkların sonuçlarını da kestirmek her zaman kolay olmayacaktır.

Korku psikolojik sorunları tetikler mi?

Emeklilik döneminde kişilik özellikleri ile birlikte hastalanma korkusunun yoğunlaştığını ileri sürmek doğru olur. Bu korkuya karşı korunma refleksi sergilenir ve çok çeşitli önlemler gündeme gelir. Kimi durumlarda bu korkunu yoğunluğu ya da kişilik özellikleri nedeniyle abartılı ve gereksiz önlemlere başvuranlar olur. Bu tür tepkiler sonucunda sosyal ve psikolojik sorunları doğması da kaçınılmaz olacaktır.

Eşi nasıl destek olabilir?

Hastalanma korkusunun düzeyi kişinin yaşamında beklenmedik ve olağanüstü önlemler alınmadığı sürece kişiyi koruyacağı için olumlu karşılanmalıdır. Bu konuda başta eşler olmak üzere tüm aile destekleyici davranmalıdır. Bu destek özellikle düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak, varsa ve ortaya çıkmışsa bir hastalığa karşı alınması gereken sağlık önlemleri ve tedavilerini aksatmadan, düzgün bir biçimde uygulanmasına yardımcı olmaktır.

Hangi durumda profesyonel destek almalıdır?

Kimi durumlarda hastalık hastalığı biçiminde korku yoğunlaşabilir. Benzer bir durumda hızlı bir biçimde gerekli tıbbi yardımın alınması gerekir. Ruhsal sağlık önemsiz görünmemelidir.

Mutlu eden, canlandıran öneriler

Yeni şeyler öğrenerek zihninizi aktif tutun: Yeni bilgi ve beceri kazananların beyn

Yazar: Serda Kıvılcım

Kaynak: http://Bugün

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>