Rehberiniz-Huzuru arayan insanlar…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Huzuru arayan insanlar…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Huzuru arayan insanlar…

Huzur insanın soru sormasına, sorusuna cevap aramasına, dolayısıyla dünyanın ana motoru olan değişim ve gelişime engel olmaz mı?” diye soruyor.

Huzur ile değişim ters orantılı mı?

Huzur durağanlığın mı eseri?

İnsan huzurlu olursa, içinde bulunduğu durumun değişmesini istemez, statükonun devamından yana mı tavır alır?

Tersine, huzursuz insanlar devamlı soru soran, didikleyen, araştıran, sorduğu soruya cevap bulana dek bir türlü nörotik yapısını dizginleyemeyen insanlar mıdır?

Kendisine “Einstein huzursuz bir insan mıydı?”, diye sordum. O da “madem huzurlu idi, Amerika’ya neden kaçtı?” diye soruya soru ile cevap veren bir mektup yazdı.

Huzur kelimesinin Türkçe’de tam 20 değişik kelime ile izah edilen karşılıkları var.

Öte yanda uzmanlar diyor ki: Türkçe dili kabaca 4.000 kelime ihtiva ederken İngilizce dili kabaca 40.000 kelime ihtiva ediyor.

Bundan dolayı İngilizce’de kullanılan kelimelerin Türkçe’de tam karşılığı sık sık bulunmaz.

Ancak, kelime “huzur” olunca aksi bir durum ortaya çıkıyor.

Ben “huzur” kelimesinin Türkçe’de kazandığı kültürel anlam ile tam karşılığını İngilizce dilinde bulamıyorum. Redhouse sözlüğü huzur kelimesi karşılığı olarak “peace of mind”, “freedom from anxiety”, “repose”, “quiet”, “ease” kelimelerini sıralıyor. Bence bu kelimeler Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “huzur”a yüklediği anlamı karşılamıyor. Hele hele “Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış’tan” diye mısra dizen Yahya Kemal Beyatlı’nın “tatlı huzur”u için nasıl bir tercüme yapılır, ben bilemiyorum.

Meramım “dil bilgisi” üzerine bir tartışma açıp, haddimi aşmak değil. Bilim, araştırma, teknoloji, felsefe, edebiyat türü dünyayı değiştirmeye yönelik alanlarda yaptıkları çalışmalar ile Türkiye’nin kat be kat önünde giden Anglo-Sakson geleneğin “huzur” kavramı üzerinde bizim kadar durmuş olmaması ilgimi çekiyor. Ya okurum haklı; insan soru sorarsa huzuru unutmak zorunda.

Ya da zaten değişim/gelişim huzuru kendiliğinden temin ettiği için bu kelime Anglo-Sakson gelenekte o kadar önemli bir yer kaplamıyor.

Huzur “aklın rahatlığı”, “aklın barışı” (peace of mind) ise bu durum insana devamlı hakim olan duragan bir durum mudur, yoksa ara sıra yakalanan bir ruh hali midir?

Huzur “endişeden özgür olma”, “endişeden uzak olma” (freedom from anxiety) ise bu özgürlüğü insan ara sıra mı kazanır, yoksa bu özgürlük sonsuz bir özgürlük müdür?

Bırakın sonsuzluğu, ben hayatımda hiçbir zaman huzura uzun süreli kavuşamadığım için süreli bir “akıl rahatlığı”nı veya “endişeden uzak olma” halini kavrayamıyorum. Huzur arada bir yakalayabildiğim; çölde bir vaha, azgın denizde ıssız bir ada olarak kavradığım bir kavram.

Doğumdan ölüme süregiden huzur var mıdır, bu durumu yakalamış, devamlı huzur içinde yaşayan insanlar bulunur mu, ben bilemiyorum.

Sürgit bir huzurun tadı olur mu, bunu ise hiç değerlendiremiyorum. Tersten bakarsak; hiçbir şey yapmadan yaşanan duragan bir hayat huzuru kucaklayabilir mi, bu soruyu da cevaplayamıyorum.

Tembel insanlar esasında huzurlu insanlar mıdır?

Benim için huzur “bulunan” bir şey değil, “aranan” bir şeydir. Kuzey yıldızı gibi. Hep onu takip edersiniz ama ona hiç varamazsınız. Belki arada bir ona dokunur, koynunda bir nebze dinlenirsiniz ama o sizi koynundan kısa sürede atar.

Huzursuzluk olmadan huzuru, hazan olmadan baharı kavrayamazsınız. Anlayamazsınız. Tadına varamazsınız.

Ben kendi adıma bu dünyada huzuru aramaya devam edeceğim!

Yazar: Cüneyt Ülsever

Kaynak: http://www.yenibiris.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>