Rehberiniz-Herkes profesyonel olmak derdinde onlar değil !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Herkes profesyonel olmak derdinde onlar değil !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Herkes profesyonel olmak derdinde onlar değil !

Heyecan içinde bizi hop oturtup hop kaldıran bu yarışmada Evren 100 milyar kazansa da “benim daha başka kazançlarım oldu” diyor. ‘Yeniden Başlasın’ adlı programa varım diyen Evren Doğru ve Nergis Kumbasar’ı çekim sonrası ziyaret ettik.

‘Yeniden Başlasın’ adlı program nasıl gündeme geldi?

Nergis Kumbasar: Amacımız her şeyi değiştirebilmeye, neşeyle güne başlamaya ve kötülükleri iyiye çevirmeye yönelik program yapmaktı. Evren’in de bir sürü şey yaşayıp hayata güzel bakışı ve çirkini güzele yönlendirme başarısı bana çok cazip geldi ve seve seve Show TV’den gelen teklifi kabul ettim. ‘Var mısın Yok musun’ yarışmasında o kadar çok ağlatmıştı ki biraz da güldürsün hani dedim.

Evren Doğru: Çok şaşırtıcı bir teklifti. Sabah programı yapmak kolay bir şey değil. Mesela, bugün program biterken ‘yarın akşam görüşürüz’ demişim. Nergis Hanım gibi profesyonel değilim, hatalarım olacaktır. İşin güzelliği de burada. Bu konuda herkesten anlayış bekliyorum.

N.K: Yarın bunu telafi edersin, olsun.

E.D: Tabii canım, bunlar olacak zaten. Profesyonelliğe gerek olduğunu düşünmüyorum, çünkü herkes çok profesyonel olmanın derdinde olduğu için yapmacık oluyor.

Evren Bey, neden size böyle bir teklif geldiğini sorguladınız mı?

E.D: Tabii ki, sorguladım.

N.K: Halkın o kadar çok sevgisini kazandı ki Evren; birçok insana yaklaşımıyla, hayata sıkı sıkı sarılmasıyla örnek olduğu için seçildi.

E.D: Nergis Hanım’a yüzde yüz katılıyorum ama bunu bence genellemek lazım. Bu programda görme engelli Evren olarak yokum, Evren olarak varım. Ben de çok sorguluyorum bu durumu. Hafta sonu İzmir’de bir ilkokula gittim, çocukların tepkisini ve bana olan ilgiyi gördüm. Cevabı orada buldum.

Nergis Hanım, Evren Bey’le program yapma teklifi geldiğinde bir tereddüt yaşadınız mı?

Showmax’te zaten buna benzer bir program yapıyordum. Evren’in olması kaygıdan çok mutluluk verdi.

YARIŞMADA HER ŞEY GERÇEKTİ

Program için nasıl tepkiler geliyor?

N.G: Çevremizden ve sokaktaki insandan aldığımız tepkiler çok olumlu.

E.D: Tabii ki alışma süreci var. Olumlu tepkiler alıyoruz ama inanın olumsuz tepkiler alırsak bile bunu değerlendiririz. Bu program sadece kadınlara değil erkeklere ve çocuklara da mesajlar veriyor. Bunun daha da kucaklayıcı bir program olacağını düşünüyorum.

Evren Bey, ‘Var mısın Yok musun’ yarışmasında ekrana yansıyan samimiyet gerçek miydi?

O yarışmada her şey çok gerçek. Aramızda bayılan insanlar oldu. Benim yarıştığım zaman birkaç arkadaşım hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki insanlar bunun rolünü yapmadı. Ekranda görülen her türlü samimiyet gerçekti.

Bu yarışmanın hayatınızdaki yerini sorsam…

Bir kere Acun Bey’i tanıma fırsatım oldu. İkincisi topluma söyleyecek sözlerim vardı ve söyleme imkanı buldum. Orada müthiş bir sevgiyi paylaştık. Orada paradan daha önemli şeyler kazandım. Sonuçta 100 milyar az para değil ama benim kazandıklarım daha büyük oldu.

Görme engelli olmanıza rağmen neşe dolu, pozitif birisiniz aynı zamanda bu ışığı çevrenize de yayıyorsunuz, bunun sırrı nedir?

Hayatım boyunca hep bardağın dolu tarafından baktım. Mesela yolda yürürken insanlar “ah canım, yazık” demiyorlar tam tersine gülümsüyorlar. Benim vermek istediğim hep buydu, sadece kendim oldum ve bu kadarı da yetti. Bunun özel sırrı sadece hayata pozitif bakabilmek, mutlu olmayı bilmek. Ayrıca insanlar gözleriyle ya da paralarıyla mutlu olmaz. Mutluluk başka bir şey ve ben onu becerdim.

Fenerbahçe hayranısınız ve maçları hiç kaçırmazmışsınız açıkçası bunu merak ettim…

Nasıl izlediğimi merak ediyorsunuz değil mi? Televizyonda birçok boyutuyla izlemek daha keyifli olabilir ama maç seyretmeye genelde stat atmosferini yaşamak için gidilir. Stadyumda kulaklığımı takıp radyodan maçı dinlerim, olaya yabancı kalmamam lazım. Bir taraftan dinleyip bir taraftan tezahürat varsa ona katılırım, orada inanılmaz bir enerjiyi paylaşıyorum.

Program insanların seslerinden karakter tahlili yapabildiğinizi söylediniz…

İnsanın düşüncesinin sesine de vurduğuna inanıyorum. Seslerden birinin yapmacık olup olmadığını hissederim. Aslında önemsediğim nokta sesin içtenliği, kalınlığı ya da inceliği değil.

Konuğunuz Metin Özülkü de eşine önce sesini duyup aşık olmuş. Sizin tanışma hikayeniz nasıl oldu?

Bu hikayeyi size vermeyeceğim. (Kahkahalar) Şaka bir yana sesler çok etkili. Eşimle ortaokulda tanıştık. Benim ilk aşkımdı ve o zamanlar benimle hiç ilgilenmiyordu. Ben bir karış çocuğum ve o zaman boyum da ondan kısa.

N:K: Ay canım benim…

E.D: Peşinde koşturuyordum sürekli. Sonra okul bitti, araya üniversite süreci girdi ve on yıl hiç görüşmedik. Sonra tesadüfen ‘Altı Nokta Körler Vakfı’nda’ rastladık birbirimize.

N.K: Kadere bak, ne güzel.

E.D: İlk aşkıyla evlenen şanslı bir adamım ben.

N.K: Süper.

E.D: O zaman gördü tabii, yakışıklı çocuğu kaçırmak istemedi. (Kahkahalar)

RÜYA GÖRMEM YAŞARIM

Genelde erkekler böyle bir anda ünlenince ‘önce arabayı, sonra da hanımı değiştirir’ derler…

Ben görmediğim için araba almayacağım. O yüzden araba değiştirmeye hiç niyetim yok. (Kahkahalar)… Şaka bir yana, eşim çok çağdaş ve beni çok iyi anlayan biri. Ne yapıp ne yapmayacağımı iyi bilir, o yüzden çok rahat.

Bu programdan önce hayatınız nasıldı?

Yine çevresinde belli insanlar olan bir adamdım. Doğal olarak kimse tanımıyordu tabii. Şimdi yolda yürüyemiyorum; herkes çok güzel şeyler söylüyor. Takdir ediyorlar ve duygularını paylaşıyorlar bu da beni mutlu ediyor. Güzel şeyler yaşıyorum.

Metin Şentürk de sizin gibi kendisiyle inanılmaz barışık ve yeri geldiğinde görme özrüyle ilgili espriler yapıyor, ondan sonra tanıdığımız ikinci ünlü sizsiniz…

Estağfurullah, ünlü kavramını ortaya koymayalım. Metin Ağabey’le hayata benzer yerlerden bakıyoruz o da sonuçta mutlu olmayı biliyor. O Türkiye’de bir ışık yaktı. Şimdi yanan bu ışık başka bir biçimde devam edecek. Biz şu anda göz önünde olan iki örneğiz belki ama ‘inanın ve lütfen yazın’ bizden daha çok başarılı olup okulunu bölüm birincisi olarak bitirenler var.

Rüya görür müsünüz?

Bunu herkes çok merak ediyor aslında. Rüyayı aynen burada konuştuğumuz gibi görüyorum. Rüyayı yaşıyorum. Rüyamda koşuyorum, beni de öyle hafakanlar basıyor ama görsellik yok.

Yazar: Sibel Ateş Yengin

Kaynak: http://akşam

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir