Rehberiniz-Her şeye sinir olanlara sinir olmak!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Her şeye sinir olanlara sinir olmak!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Her şeye sinir olanlara sinir olmak!

Niye her şeye sinir oluyorsunuz?

Belki siz olmuyorsunuzdur ama her şeye sinir olan ve sesi çok çıkan bir topluluk, bir grup var, ben bugün onlardan söz etmek istiyorum.

Çünkü onlar da beni sinir ediyor…

Hani ergenliğe geçiş döneminde durumun ve değişimin bir parçasıdır ya hiçbir şeyi beğenmeme, her şeye sinir olma, burnundan kıl aldırmama hali…

Bugünlerde elimi hangi dergiye, gazeteye atsam içinde herhangi bir şeye sinir olunmuş bir yazıyla karşılaşıyorum.

Hatta bu her şeye sinir olan kişilerin, köşe yazarlığını çocuğunun kafasına terlikle vurmaktan hazzeden annelerin hırsıyla yaptıklarını düşünüyorum…

***

Yemeği ya da atmosferi ya da kapıda arabayı teslim alan genci veya bir şekilde bir garsonun kaşını gözünü beğenmeyince hangi mekâna “gitmememiz” gerektiğini öğreniyoruz bu yazılarda…

Anneler çocuklarına “evet kızım, köftemiz çatalımızla yiyoruz değil mi?” tarzı cümleler kurduğunda veya adamın biri ilk kez gördüğü New York”u ballandıra ballandıra anlattığında, kadının biri kaşını aldırdığında, lokanta açtığında, şirket kurduğunda…

Hep sinir oluyorlar, çok sinir oluyorlar…

Oysa…

***

Mesela:

Evet, garson ter kokuyorsa sinir olalım..

Kahvenin içinden böcek çıkıyorsa olalım…

Adamın biri küfür kıyamet konuşuyorsa olalım..

Yere tükürüyor, burnunu eliyle temizleyip, elini pantolonuna sürüyorsa, olalım…

Arabadan kola ya da bira kutusunu fırlatıyor, camını açıp kül tablasını boşaltıyorsa, olalım…

Kadının teki apartman yaşamını bilmiyor ve balkondan aşağıya demlik boşaltıyorsa sinir olalım..

Yaya geçidinde, kırmızı ışıkta durmuyorsa sürücüler, emniyet şeridini babasının üzüm bağı gibi kullanıyorlarsa, olalım…

Kendisinin gerçekten farkında olmaksızın durmadan böbürleniyorsa ünlüler evet, sinir olalım..

Birileri siyasi inançları yüzünden işini yapmıyor ve yaptırmıyorsa daha da sinir olalım…

Kadın çocuğunu herkesin ortasından dövüyorsa olalım…

İnançlarımızı pazarlıyor üzerinden sağladıkları rantla sefa sürüyorlarsa evet, gerçekten sinir olalım…

Ama..

Kişisel minik, minicik hazlara ve egoların yaldızına gölge düştü diye sinir olmak, sonra da dergi, gazete sayfalarını bunlarla doldurmak neyin nesi? Kişinin kendisiyle kavgasının yani aslında kendisine sinir olmasının tezahürü olabilir mi?…

Sahi, niye her şeye sinir oluyorum diye soruyor mudur bu insanlar kendilerine?

Sanmıyorum…

Yazar: İCLAL AYDIN

Kaynak: http://VATAN GAZETESİ

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>