Rehberiniz-‘hayır’ demek o kadar zor değil

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “‘hayır’ demek o kadar zor değil” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
hayır’ demek o kadar zor değil

Gerçekliğin, kurumsal diplomasi ile kendine ait farklı bir boyut kazandığı iş yaşamında “Hayır” diyebilmek… Hangi durumda, ne zaman, kime ve nasıl?

İşyerinde herkes sizden yardım istiyor. Hayır diyemediğiniz için de kendi işinizi yetiştiremiyor, çoğu zaman en geç siz çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Mesai bitimine bir saat kala, yöneticiniz “Bunları da bugün bitirmen gerekiyor, altından kalkabilirsin değil mi?” diyerek masanıza bir yığın dosya bıraktı. Ekip arkadaşınız da gün içerisinde yetiştiremediği işleri ağlamaklı bir tavırla size devretti!..

Hayır diyemiyorsunuz. İçinizden kendinize kızıyorsunuz. Belki bir gün bir anda patlıyorsunuz: “Yeter artık! Bütün işi ben yapıyorum burada!” Bu patlamanın ardından ekip arkadaşlarınız sizi iyi bir takım oyuncusu olmamakla suçluyor.

Tanıdık geliyor mu bir yerlerden?

Bir iş arkadaşınız, günün zamansız saatlerinde sık sık masanıza geliyor ve sizinle muhabbet etmek istiyor. “Vaktin var mı” diye başlıyor söze ve hiç susmuyor. Arkadaşınızı seviyorsunuz, fakat sizi bu kadar çok rahatsız etmesini de istemiyorsunuz. Birkaç kez işiniz olduğunu ima etmeye çalıştınız, saate baktınız, o konuşurken siz ekranınızdan bir şeyler okudunuz ama bir türlü anlamadı. Giderek daha da çok siniriniz bozuluyor ve arkadaşınıza kırıcı davranmaktan korkuyorsunuz.

Bu veya benzeri durumlarla hangimiz karşılaşmadık ki?

Böyle durumlarda nasıl söylemek lazım “Hayır”ı? Ya da hiç söylememek mi daha iyi?

Gerçekliğin, kurumsal diplomasi ile kendine ait farklı bir boyut kazandığı iş yaşamında gerçekten “Hayır” diyebilmek, bir kerede söyleyebilmek, kesin ve net olabilmek zor olmuştur kimilerimiz için. Bazen ekip arkadaşlarımıza, bazen de üstlerimize hayır dememiz gereken ve demediğimiz sürece bizi zor durumda bırakan veya içten içe sinirlendiren durumlarla sık sık karşılaşırız.

Bu durumlarda kimimiz içimizden sinir olmaya devam ederiz, kimimizse önünde sonunda patlar, öncelikle diğerlerini ama aslen kendimizi üzer, haklı olabilecekken ‘iyi bir takım oyuncusu değilsin’, ‘agresifsin’, ‘kendine verilen işi reddediyorsun’ gibi geribildirimler alır ve akşam eve gittiğimizde kendimizi ‘ben nerede yanlış yaptım’ sorusuyla baş başa buluruz.

Nerede yanlış yapıyoruz?

Neyi istemediğimiz konusunda zamanında, net davranamadığımız için yanlış yapıyoruz.

Rahatsızlık duyduğumuz şeyleri reddetmediğimiz için bu durumlara uzun süre katlanıyoruz ve sıkıntımızı içimizde biriktiriyoruz. Kimimiz bunu içinde saklamaya devam ederken ve içten içe sıkıntı çekerken, kimimiz de ani ve yersiz patlamalarla kendimizi haksız konuma düşürebiliyoruz. Öyle ise ilk konu zamanlama diyebiliriz.

İkinci konu ise netlik… Bazen kırıcı olmamak adına, bazen çekindiğimiz için, bazen de sadece çatışma çıkmasın diye açıkça “Hayır” demek yerine, ima ediyoruz. İşte en büyük hata da bu… Sözlerimizle ifade etmediğimiz şeyler ne yazık ki çoğu zaman anlaşılmıyor ve daha da kötüsü yanlış anlaşılıyor.

Beden dilimizle yaptığımız reddetme davranışları, örneğin iş arkadaşımız masamıza her geldiğinde sıkıntılı şekilde bilgisayar ekranına bakmamız, arada bir iç çekmemiz, iş arkadaşımıza vaktimizin dar olduğu mesajını vermek yerine onun tarafında ‘senden sıkılıyorum’ şeklinde anlaşılabilir. Bu durumda arkadaşımız daha çok kırılabilir. Aynı davranışlarımız ‘benim bir derdim var’ diye de anlaşılabilir. Bu durumda arkadaşımız bize daha çok odaklanır ve bitmesini dört gözle beklediğimiz konuşma uzadıkça uzar.

“Hayır” demek neden gerekli?

Bize sıkıntı yaşatan bir durumu ne kadar uzun süreyle içimizde yaşarsak bize o kadar zarar verir. Bu sıkıntıyı sonlandırmak adına yaşanan ani patlamalar ise işyerinde kişisel imajımızı zedeler. Bu nedenle, zamanında ve net bir şekilde “Hayır” diyebilmek hem içte hem de dışta konforumuzu artıracaktır.

Hayır demek hangi durumda gerekli?

Öncelikle “Hayır” demeye hakkımız var. Hayır dememizi gerektiren durumları düşünürsek de zaman zaman kendinizi ön planda tutma hakkımızın olduğunu ve her zaman diğer insanların iyiliğini düşünme zorunluluğumuzun olmadığını bilmeliyiz. Bunların yanında, fikrimizi ve kararlarımızı değiştirme, adil olmayan davranışlara karşı gelme, diğer insanların önerilerini zaman zaman dikkate almama hakkımız vardır.

Bu tür haklarımıza dokunan herhangi bir durumda, nedenlerini de belirterek “Hayır” diyebilmek hem duygusal hem de sosyal uyumumuz için gereklidir.

Ne zaman hayır demeli?

En uygun zaman “hemen”dir. Yani sizden yapamayacağınız, yapmak istemediğiniz bir şey istendiği an. Bazen de etrafımızda başka insanlar varken birine “Hayır” demek zor olabileceğinden, bunu daha özel konuşabileceğimiz toplantı odası gibi bir yere taşıyabiliriz.

Hemen “Hayır” diyemiyorum derseniz, sizden talepte bulunan kişiden süre isteyin. “Bunda bu kadar düşünecek ne var ki” gibi tepkilerle karşılaşmaya da hazır olun. “Sana bu konuda geri döneceğim, bana biraz zaman verebilir misin” diyerek süre isteyebilirsiniz.

Sonradan yüksek olasılıkla “Hayır” diyeceğiniz bir talep için süre isterken “evet” imajı vermemeye çalışın. “Olabilir belki”, “bakarız” gibi sözlerin “evet” olarak anlaşılma ihtimali yüksektir.

Kimlere hayır demeli?

“Hayır” diyemediğiniz insanlar var mı? Eğer bazı insanlara, onların belli yaklaşımları yüzünden “Hayır” demekte zorlanıyorsanız bunları öncelikle belirleyin. Aşağıdaki örneklerden biri veya birkaçı size yol gösterecektir:











“Hayır” diyebilmek için öneriler

Şimdi başlarken verdiğimiz örnekleri birer birer ele alalım.

Mesai bitimine bir saat kala, yöneticiniz “Bunları da bugün bitirmen gerekiyor, altından kalkabilirsin değil mi” diyerek masanıza bir yığın dosya bırakmıştı ya… Nasıl “Hayır” diyeceksiniz?

Zamanında harekete geçin, direkt olun ve nedenini belirtin.

Masanızdan uzaklaşmadan yöneticiniz ile göz teması kurun ve “Bugünkü programım oldukça yoğun, bu işi araya alırsam elimdeki mevcut işler gecikiyor olacak. Bu yüzden bu işi bugün bitirmeyip yarın yapmam daha uygun olacak. Size de uygun mu? Eğer değil ise öncelikli olmayanı yarına bırakmayı tercih ederim” deyin.

Agresif davranışla karşılaşırsanız fikrinizi değiştirmeyin. Kararsız olmayın.

“Sanırım ben yanlış düşündüm”, “Hmmm, şimdi bilemedim, zamanım olursa belki…” diyerek fikrinizi değiştirmeyin.

Özür dilemeyin, sizin yetersizliğinizmiş gibi davranmayın.

“Üzgünüm ama yapamayacağım, yetiştiremeyeceğim.”

İkinci örnekte masanıza “Zamanın var mı” sorusuyla gelip de bir türlü gitmek bilmeyen iş arkadaşınız vardı. Onu kırmadan nasıl “Hayır” diyeceksiniz?

Zamanında harekete geçin, özür dilemeyin, direkt olun ve nedenini belirtin.

Hiç zamanınız yoksa eğer bunu en başta söylemek en iyisidir. Dakikalar ilerledikçe saate bakmak, oflamak, iç çekmek, direkt mesajı iletmek bir kenara yanlış anlaşılmalara yol açarak daha da kırıcı olabilir.

“Şu anda zamanım yok, çünkü çok yoğunum, öncelikle işlerimi bitirmem gerekiyor” demeniz yeterli.

Uzun açıklamalar, dolaylı konuşmalar hem size zaman kaybettirecek, hem de mesajınızın direkt iletilmesini engelleyecektir. Arkadaşınızın sizin haklarınıza saygı gösterebilmesi için kendinizi net ortaya koymanız önemlidir.

İşyerinde rahatça “Hayır” diyebilmenin getirdiği huzurlu, mutlu haftalar dilerim…

Yazar: Burcu Çanacık

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>