Rehberiniz-Hayatın tuzaklarına düşme!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Hayatın tuzaklarına düşme!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Hayatın tuzaklarına düşme!

HAYATIN TUZAKLARINA DÜŞME!

KAYNAK: GENÇ HÜRRİYETİM/HEY GIRL DERGİSİ

Başarılı olmak için, önce yaşamının her alanında onarıma gitmelisin. Yaptığın hataları en aza indirerek dilediğin hayat için sağlam temeller atabilirsin.

DUYGULAR

Kabul etmemek:

Üzgün olduğunu ve bir problemin olduğunu kabul etmezsen, onu hiçbir zaman çözümleyemez ve rahata eremezsin, bilmelisin.

Dağınık olmak:

Odanın sürekli dağınık ya da aynı dekorda olmasının, kendini kötü. yorgun ve yenik hissetmene sebep olan unsurlardan biri olduğunu biliyor muydun? Dolayısıyla her zaman tertipli düzenli olmak ve arada bir en azından dolabının yerini değiştirmenin duygularının da düzene girmesine bir bakıma yardımcı olacağını bilmelisin.

Patlamak:

Olaylar karşısında sinirlerine hakim olamamak, sonradan pişman olmana ve yanlışlar yapmana sebep olabilir. Örneğin, arkadaşın söz verdiği halde seninle sinemaya gelmiyor ve sana bahaneler sıralıyorsa, ona hemen satıcı olduğunu söylemek ve sayıp dökmek yerine önce derin bir nefes al. Sonra sakince düşün ve haklı olup olmadığını kendine sor.

Sinirlere hakim:

Bunun tam tersi de tehlikeli bir durum. Sinirlendiğini ve kızdığını karşı tarafın bilmesini engellemek ve sürekli içine atmak, özellikle yeme bozukluğu gibi pek çok fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşamana sebep olur.

Internet delisi olmak:

Internetce zaman geçirmek eğlenceli ve öğretici olsa da, bazen zaman kaybı olduğu da bir gerçek. Çünkü ailen, arkadaşların ya da sevgilinle geçirebileceğin zamanı bu şekilde harcamış oluyor, insanlardan kendini soyutlu-yorsun. Bu. zamanla kişisel sorunlar yaşamana ve ilişkilerinin bozulmasına sebep olabilir.

BEDEN

Uyku:

Uykusuzluk, kendini sinirli ve alıngan hissetmene, ufak sorunlarla bile başa çıkma güçlüğü yaşamana sebeb olur. Her gün aynı saatte yatıp kalkmak ve en az 7-8 saat uyumak bu problemi ortadan kaldıracaktır. Uyumakta güçlük çekiyorsan, yatmadan önce kitap okuyabilir ya da ılık bir bardak süt içebilirsin.

Çikolata:

İnsanın kendini iyi hissetmesini sağlayan seretonin gibi kimyasalların seviyesini artırır. Özellikle kadınların seretonine bolca ihtiyacı olduğu düşünülürse, diyet yapıyorum gerekçesiyle çikolatayı kendine yasaklaman hiç de doğru değil.

Spor:

Stresi engelleyen en önemli faktörlerden. Eğer hala kendine bir spor dalını hobi edinemediysen, en azından haftada Üçer gün, yarımşar saat egzersiz yapmak sana güç verebilir.

Derin nefes:

Derin nefes almak, insanı rahatlatır ve uyanık olmasını sağlar. Aklına geldikçe nefesim olabildiğince içine çek ve sonra da 3e kadar sayıp dışarı ver. Bu sana iyi gelecek.

Kalori hesabı:

Az yemek, özellikle de günde 1200 kaloriden az kalori almak, kendini yorgun ve bitkin hissetmene neden olur. Bu da verimini düşürür.

Kahvaltı:

Düzenli olarak her gün kahvaltı etmezsen başarılı olman güçleşir, ona göre! Çünkü karbonhidrat ve protein içeren iyi bir kahvaltı, hafızanı da kuvvetlendirir.

Sigara:

Eğer akciğerlerini mahveder söylemleri bir işe yaramıyorsa, buna libidonu düşürürü de ekleyelim. Libidonun düşük olması da ilişkilerini etkiler; başarısız ilişkiler yaşamana sebep olur.

AKIL

TV, aptal kutusudur:

Televizyon izlemenin zararları üzerine pek çok şey okuyup dinliyoruz. Ama araştırmalar, insanın en sevdiği sit-comu izlemesinin ruh halini iyileştirdiğini gösteriyor. Belki günde 6-8 saat izlemek insanı aptallaştırabilir, ama dozunu ayarlarsan, sana faydalı bile olabilir.

Yeni şeyler öğrenmemek:

Öğrenmek, sadece okulla sınırlı kalmamalı! Kendini her an sürekli geliştirmeli, hayattan bir şeyler kapmaya çalışmalısın. Puzzle yapmak, gazete okumak, satranç gibi oyunlar oynamak da zekanı geliştirecektir.

Kendini diğerleriyle kıyaslamak:

Arkadaşının sürekli senden yüksek notlar alması, arkadaşının senden güzel veya yakışıklı olması ve senin sürekli kendini onlarla kıyaslaman, kendi yetenek ve güzelliklerinin farkında olmamana neden olur. Kendini o kadar da küçümseme. Kimse dön dörtlük değildir, ama herkesin kendine has özellikleri vardır, Seninkilerin farkına varmaya çalış,

Sürekli endişeli olmak:

Bu, enerjini yok eder ve kendini güçsüz hissetmene sebep olur. Sınavdan düşük not alacağını düşünerek sürekli endişelenmek verimini düşürür ve büyük ihtimalle de beklediğin sonucu alırsın, Endişelerinden sıyrılmaya ve daima olumlu düşünmeye çalış,

OKUL

Okuldan nefret etmek:

Eğer okula giderken ayakların geri geri gidiyorsa okuldan, öğretmenlerinden, derslerden sana bıkkınlık geldiyse, kendine hemen bir çeki düzen vermelisin. Yoksa başarılı olmayı hiç bekleme, insan sevmeli, iscemeli ve çalışmalı ki başarıya ulaşsın.

Günü gününe çalışmamak:

Tamam, hepimiz yapıyoruz bu hatayı. Ama bir kere okulda anlatılanları akşam en azından yarım saat tekrarlamayı denesen, başarının ikiye katlandığını sen de göreceksin.

Dersi dinlememek:

Çık, çık, çık, ne ayıp! Eğer arkadaşlarınla gülüp eğlenmek, dalga geçmek ve mesajlaşmak, ders dinlemekten çok daha eğlenceli diyorsan, doğru diyorsun. Ama bunları dersten sonra da yapabilirsin, değil mi? Dersi derste dinlemedikten sonra nasıl öğrenmeyi bekliyorsun? Unutma, sonradan çalışmak, bi yere kadar…

Sesli ortamlarda çalışmak:

Bazıları, müzik dinleyerek ya da televizyon karşısında oturarak da ders çalışabilir (ya da öyle olduğunu iddia eder), ama bunun, verimini, sessiz ve konsantrasyonunu sağlayabileceğin bir ortamda çalışmaya nazaran yarı yarıya düşürdüğünü söyleyelim.

İLİŞKİLER

Tavsiyelere kulak vermemek:

Konu aşka gelince arkadaşlarının ve büyüklerinin tavsiyelerini hiçe sayıyor, yine bildiğini okuyorsun. Güya kalbinin sesini dinliyorsun! Unutma, dışarıdan tarafsız bir göz, ilendeki mutluluğun için iyi bir başvuru kaynağıdır.

Duygularını açıklamak:

Bencil olmamak iyidir, ama her zaman karşındaki-ni düşünmek ve kendi fikirlerini ikinci planda tutmak bir zaman sonra seni yorabilir. Sevgilin, ailen ya da arkadaşlarına hissettiklerini anlatmazsan, hiçbir zaman seni üzen ya da seni mutlu eden durumları bilemezler.

Sürekli yalnız takılmak:

Yalnız kalmayı seviyor olabilirsin. Ama evde daima odana çekiliyor, ailenden uzak duruyorsan, bir sevgilin olmasını ısrarla istemiyorsan ve arkadaşlarınla dertlerini paylaşmak yerine onlarla arana daima mesafe koyuyorsan, bu seni zamanla depresyona itebilir. Biraz daha sosyal olmaya çalışmalı, insan içine karışmalısın.

Çok fazla eleştirmek:

Birisini eleştirmeden önce, kendinde de bir sorun olup olmadığını önce bir düşün. Eleştirmek kolaydır, zor olan ise yapıcı olmaktır. Eğer sevgilinin kıskanç olmasından şikayet ediyorsan, önce sen kıskanç olmayı bırakmalısın.

Ağlamamak:

Ağlamak, kesinlikle zayıflık göstergesi sayılmaz. Hatta, Ağla, rahatlarsın sözü son derece doğrudur. Ağlarken içimizdeki sıkıntıyı da bir bakıma boşaltmış oluruz. Bu nedenle kendini ne zaman kötü hissetsen ve gözlerin dolsa. muslukları açmaktan çekinme!

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir