Rehberiniz-Hayat maçı başladı…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Hayat maçı başladı…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Hayat maçı başladı…

Hayat maçı başladı

TOP 20 Hepsini Göster

3 Kişi

10

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Dr. Mehmet Uhri/E-KOLAY.NET

Dengeli olma, hayat dengelerini kurabilme çoğumuz için önemlidir. Dengesiz görünmekten ya da dengesiz bir davranış gösterip sonunda mahçup olmaktan korkarız.

Hatta dengeli olmanın önemi konusunda mükemmel bir uzlaşma sergiliyoruz.

Peki, erişkinler için önemli olan denge kavramını çocuklarımıza aktarmada, hayat dengelerini kurmalarında onlara yardımcı olabiliyor muyuz? Dahası bunu istiyor muyuz?

Yoksa başarıya şartlanmış bir toplumda çocuklarımızın dengeli olmasından çok, başarılı olmasını, arkadaşlarından farklı olmasını, sivrilmesini mi istiyoruz?

Çocuklarımızın derslerinde, girdiği sınavlarda başarılı olması aile, okul ve hayat dengelerini kurmasından daha önde geliyor olmasın sakın.

Üstelik hayatın sınav maratonları ile şekillendiği konusunda üstü örtülü ya da açık bir uzlaşma da söz konusu gibi görünüyor. Kendimiz için bu denli önemli olan denge kavramı çocuğumuz için sıradanlık ile özdeş bir kavrama dönüştürüp bir kenara atıyoruz sanki.

Toplumun başarıya indeksli olması o toplum için çocuk yetiştiren anne ve babaların kafalarını da karıştırıyor anlaşılan. Anne babaların öncelikli beklentisinin hayat dengelerini tutturmuş, ne yaptığını, ne istediğini bilen, kendini tanıyan ve akılcı hedeflere yönelebilen bir çocuk yetiştirme olduğunu biliyoruz. Bir alanda çok başarılı olup hayat dengelerini kuramamış, kendini taşıyamayan bir çocuk yetiştirmek kimsenin hayali değil.

Öyleyse nereden geliyor bu kafa karışıklığı?

Hayatın bir futbol maçı olduğunu düşünelim. Futbolda amaç nedir?

Bu soruyu sorduklarınızın büyük kısmı “gol atmak” yanıtını verecektir. Yanıt yanlış değil ama eksiktir. Gol yememek ya da uyumlu bir takım oyunu sergilemek gibi yanıtlar da aklımıza gelmediği sürece yukarıdaki anne babalar gibi şaşırırız. Tek amacın gol atma olduğu eksik fikri gibi, başarıya endeksli toplumda da “hayatın amacı başarılı olmadır” saplantısı düşüncelerimize ket vurur. Her anne baba çocuğunun gol atması gerektiğini düşünür. Kimse kaleci olup gol yemesini istemez.

Halbuki denge kavramını hayatımıza kazandırmak istiyorsak kalecilere bakmamız yeterlidir. Kaleciler arkalarında 7 metreden büyük bir kale olduğunu bilirler. Üstelik oyuna konsantre olmaları gerektiği için arkaları dönük bile olsa kalenin yerini hayali olarak akıllarında tutarlar. Direkler kalecinin sınırlarıdır. O sınırlar arasında oyuna göre dengeli bir yerde durmaya çabalayarak kaleyi korurlar. Kaleciler oyununun denge unsurudur.

Bizler de bir kaleci gibi sınırlarımızı, direklerin yerlerini kafamıza yazmadan dengeyi kuramayız. Hayatta da denge kurabilmemiz için sınırlarımızı iyi tanımlamış olmalıyız.

Çocuklarımızı yetiştirirken ise o sınırlara gitmelerinden çok korkarız. “Aman çocuğum düşersin” sözünü duymayanımız var mı? Kendi dengemizi ortalarda bir yerlerde tutturmaya uğraşır, ancak çocuklarımızın dengeye ulaşabilmeleri için sınırlarını tanımasına pek fırsat vermeyiz.

Hayata da futbol maçlarına baktığımız gibi bakar kaleciler ile çoğumuz ilgilenmeyiz.

Bizler için istikrar her maçı galip bitirmektir. Oynanan oyun çoğu kez kimsenin umuru değildir.

Halbuki hayatı bir maç gibi görür futbolun bir takım oyunu olduğunu da unutmazsak uyumlu takım oyunu sergilemenin, dengeli ve tutarlı olmanın hayatta gerçek başarı ve mutluluk olduğunu daha kolay anlarız.

Yoksa başarıya endeksli bir toplumda başarılı olduğu halde mutlu olamayan pek çoğumuz gibi nerede yanlışlık yaptığını düşünür dururuz.

Çocuklarımızın sınırlarını tanımasına fırsat verebildiğimiz, yeri geldiğinde kaleci olup gol yememek için çabalamasını da içimize sindirebildiğimiz hatta alkışladığımız zaman hayatta gerçek başarının ve mutluluğun yakınında olacağımızı unutmamalıyız.

Yoksa hâlâ gol yemekten, yiyeceğiniz golün dengelerinizi sarsacağından mı korkuyorsunuz? Öyleyse hatırlatalım hayat maçı başladı ve ilk golü yediniz…

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir