Rehberiniz-Hafıza ve hafıza sorunları…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Hafıza ve hafıza sorunları…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Hafıza ve hafıza sorunları…

Asuman BİRDAL

http://www.ingilish.com/

HAFIZA VE HAFIZA SORUNLARI

1. GENEL NİTELİKLERİYLE “HAFIZA”

1.1. Hafıza ve Tanımı:

Kısaca hafızayı tanımlamak gerekirse, hafıza bir insanın aklında

tutabileceği birçok şeyden daha fazlasını kapsayan, çok farklı ve karmaşık

bir süreçtir. Akılda tutulması gereken şeyi, hatırlama ve hafıza bankasında

depolanan bilgiye ulaşma birtakım stratejiler gerektirir.

Bazı kişilerin hafızaları diğerlerine göre daha iyi hatta mükemmel

diye tanımlanırken gerçek olan şu ki birçok insan hafızasını etkin ve

verimli kullanmayı sağlayacak stratejilerden yararlanmamaktadır. Verilen

işin gereklerini ya da istenileni anlama, stratejileri kullanmayı bilme, bu

stratejileri etkili bir biçimde kullanma ve depo edilmiş bilgileri ne

şekilde bulup çıkaracağını öğrenme becerisini edinme yukarıda bahsedilen

öğrenme, unutma durumları için çözüm teşkil edebilir.Eğitimde öğrenme

yetersizliği sorununu yaşayan öğrenciler içinse sorunun çözümünün temelinde

bu stratejileri öğrenme ve kullanabilecek düzeye gelmek için edinme yer

alır.

Bilgi bize çevremizden ulaşır. Bir çocukta algısal süreç bozukluğu varsa, bu

bilgi karışmış ve hatırlama fonksiyonunu etkilemiş olabilir. Bilginin

yorumlanmasında (algılama) bir sorun yoksa, onu kısa süreli hafızaya

kaydetmek için, çocuk dikkat kesilmek durumundadır. Çocuğun dikkat

yetersizliği gibi bir rahatsızlığı (ADD) olması halinde ise, hatırlama

fonksiyonu (hafızanın işleyişi) kesin olarak engellenmiş olacaktır.

Görülüyor ki, öğrenme özürlü çocukların çoğu, bilgiyi kısa süreli

hafızalarına kaydetmezler bile. Unutmazlar; sadece, onu ilk etapta

hatırlayacak strateji ya da süreçten yoksundurlar. Bilgi bir kez kısa süreli

hafızaya girdi mi, onu uzun süreli olarak kaydetmek için birşey yapmak

gerekir.

Kısa süreli hafıza çok kısasıdır; süresi muhtemelen sadece 30 sn. dir.

Görülüyor ki, akılda tutulacak bilgiyle ilgili birşey yapmaz, bir çaba

göstermezseniz, o bilgi kaybolur, gider. Bilgiyi uzun süreli belleğe geçmesi

için, ki buna zaman zaman “uzun süreli belleğin depolanması” da denir,

bilgiyi temsil etmek, onu işlemek, başka deyişle prova yapmak ya

datekrarlamakşarttır.

Örneğin; bir daha hiç görmeyeceğinizi düşündüğünüz birisiyle

tanıştırıldınız; bu nedenle, adını aklınızda tutmak için birşey

yapmıyorsunuz. Bir ay sonra bir yerde karşılaştınız ve adını

hatırlamıyorsunuz. Adını hatırlamak için, isminin baş harfini bir

karakteristikle birleştirmek veya benzer isimdeki bir kişiyle onun yüzü

arasında bir bağlantı kurmak gibi bir yol deneseydiniz belki de

hatırlardınız. (Bu örneğe uyan, bir yabancı dil öğretim kitabında (“Matters

Pre-Intermediate” yer alan bir metin örnek olarak bu çalışmanın

sonunda-EK’te- verilmiştir. Bu çalışmada dikkat edimesi gereken husus gerek

hatırlamak ve gerek unutmak için metinde yer alan kişlerin çeşitli

stratejilere başvurduğu ve bunlardan yararlandığıdır.)

Okul ortamlarında, öğrenme özürlü öğrencilerden, birinin adından

çok çok daha karmaşık bir bilgiyi hatırlamaları istenmektedir; ancak, bu

konudaki süreç değişmez, aynıdır. Bilginin uzun süreli hafızaya kaydolması

ve istenildiğinde bulunup çıkarılabilir durumda olmasını sağlamak için, onun

üzerinde etkili olmaları, onu işlemeleri gereklidir.

Öğrenme özürlü öğrencilerde, hafıza süreci içinde herhangi bir

yerde bir aksaklık, bir duraksama görülebilir. Bu çocukların; çoğu kez, bir

hatırlama stratejisine ihtiyaçları olduğundan bile haberleri olmadığı gibi,

içe bakış ya da kendileri hakkında derinlemesine sorgulayabilirlik ve kendi

sorunlarının (özürlerinin) farkında olmaları olasılığı da daha azdır.

Hatırlama güçsüzlüklerini telâfi etmek yerine, ev ödevlerini akılda

tutmaları için gerekli stratejilerin, örneğin özel bir deftere not

almanınöğretilmesi daha etkili olabilir. Anahtarlarını hep yanlış yere

koyuyorlarsa, evin içinde her zaman anahtarları bulundurabilecekleri bir

yerin (dolap vs.) bulunmasına yardımcı olunabilir.

Bu tip stratejiler öğretilebilir. Hatta öğrenme bozukluğu olan

çocuklar, belirli stratejileri nasıl kullanacaklarını öğrendiklerinde,

öğrenme becerileri de gelişir;böylece öğrenme stratejilerini edinme öğrenme

becerilerini edinmelerine yönelik kapı açılmaktadır.

1.2. Hafızanın Aşamaları:

Öğrenilen bilginin hafızaya yerleşmesi üç aşamada

gerçekleşmektedir. Bu üç aşama Doğan Cüceloğlu(1997:198) tarafından

aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:

Kodlama(coding): Dış dünyadaki uyarıcıların belleğe kaydedilebilecek biçime

dönüşmesi.

Depolama(storage): Kodlanan bilginin tutulması

Ara-bul-geriye getir(retrieval): Depolanan bilginin gerektiği zaman aranıp

–bulup çıkarılması.

KodlamaAra-bul-geriyegetir

Depolama

Belleğe yerleştirilir Bellekte tutulur

Bellekten çağrılır

Bu üç aşamayı Doğan Cüceloğlu(1997:170) şu örnekle açıklamıştır:

Ilkokul birinci sınıfta alfabeyi öğrenmeye çalışan bir öğrenciyi düşünelim.

Öğretmen tahtaya “A” harfini yazar ve harfin nasıl okunduğunu söyler. Bir

süre sonra öğretmen harfi tahtaya yazar ve diyelim ki Ali’den okumasının

ister. Ali “A” harfinin doğru olarak söyler. Ali’nin “A” harfini söylemesi

onunu belleği sayesinde olmuştur.

Yukarıdaki üç aşamaya göre:

a.Ali öğretmen harfi gösterdiğinde bu harfi diğerlerinden farklı biçimde

belleğine kodlamıştır.

b.Kodlamadan sonra geçen süre içersinde kodladığı bilgiyi bir yerde

depolamıştır.

c.Öğretmen yeniden sorduğu zaman Ali depolamış olduğu bu bilgiyi bulmuş ve

geri getirmiştir.

1.3. Hafıza Türleri:

Birçok kaynakta genel olarak iki türlü hafızadan bahsedilmektedir. Doğan

Cüceloğlu da bu iki türü diğer kaynaklarda da belirtildiği gibi kısa süreli

ve uzun süreli olarak ikiye ayırmış; bazı psikologların “duyumsal bellek”

diye adlandırılan bir türden bahsetmesine rağmen kendisi kitabındaki

sınıflandırmasında bu tür hafıza türüne de kısa süreli hafıza içersinde yer

vermiştir. Buna göre hafıza türlerini tanımlayacak olursak:

Kısa süreli hafıza: Öğrenilen bilginin otuz saniyeyi geçmeyen hatırlama

durumlarında görülmesi. Biyofizik bir süreçtir.

Uzun süreli hafıza: Otuz saniyeyi geçtikten sonra hatırlanan her bilgi veya

olay uzun süreli bellekten çağrılır. Biyokimyasal bir süreçtir. Bir bilginin

uzun süreli belleğe girmesi protein sentezi ile gerçekleşmektedir.

Hem kısa süreli bellekte hem de uzun süreli bellekte “kodlama”, “depolama”

ve “ara-bul-geriye getir” süreçleri yer almaktadır.

Doğan Cüceloğlu’nun iki türe sınırlandırılmış hafıza modeline karşın, “Bilim

ve Teknik” dergisinde yer alan son araştırmalara baktığımızda hafıza

türlaerinin iki ile sınırlandırılmadığını görmekteyiz. Son araştırmalara

dayanarak varılan bu kaynaktan elde deilen verilere göre kısa ve uzun süreli

hafızanın dışında “işlek bellek” diye bir hafıza türünün bulunduğu ve bu

hafıza türünün okuma ya da matematik problemi çözmek gibi hem kısa hem de

uzun süreli hafızanın kullanılmasını içerdiği belirtilmektedir. Buna örnek

olarak “bisiklete binmek” verilmiştir; çünkü hem o anda denge korumayı

sağlamak gerekmekte hem de gerekli kas hareketleri anımsanmaktadır. Ayrıca

bilim adamları yabancı dilde konuşmanın bu dildeki sözcükleri, bunların

anlamlarını ve doğru kullanımlarını içerdiğini söyleyerek(dolayısıyla bu tür

bir çalışma uzun süreli hafızanın ürünüdür) uzun süreli hafızanın tek bir

işlemden oluşmadığına karar vermişlerdir yine “Bilim ve Teknik” dergisinde

belirtildiği üzere. Buna göre uzun süreli hafıza da aşağıdaki grafikte

verildiği üzere çeşitli bölümlere ayrılmaktadır.

HAFIZA

Uzun süreli hafızanın alt bölümlerini oluşturan bu hafıza türleri de “Bilim

ve Teknik” dergisinde şu şekilde açıklanmıştır:

Açık hafıza: Istemli olarak, anımsanarak, sözlü olarak ifade edilebilecek

anılarımızdan oluşur. Örneğin, bir dizi sözcük verilerek bu özcüklerin

tekrarlanmasının istenmesi durumunda “açık bellek” kullanarak bu işlem

gerçekleştirilmiş olmaktadır.

Örtük hafıza: Açık belleğin karşıtı olarak tanımlanmaktadır. Anıların tekrar

yoluyla ya da pratikle birikmesidir. Kayak yapmak ya da bisiklete binmek

örnek olarak verilebilir.

Olaysal hafıza: Kişinin başından geçen olaylardan ve özel durumlardan

oluşmaktadır.Sözgelimi ilk kez New York’ta tiyatroya gitmiş olmak gibi.

İlentilendirme hafızası: Sembollerin yorumlanmasında ve yapılandırılmasında

kullanılan bilgilerden oluşur. Örneğin, New York’la ilgili bu tür bir anı,

bu kentin ABD’de olduğu , yüzölçümü,burada Birleşmiş Milletler binasının

bulunduğu gibi bilgilerle ilgilidir.Kişinin New York’ta yaptığı bir geziyle

olmak zorunda değildir.

Görüldüğü gibi insan hafızası genel olarak iki türle sınırlandırılsa bile bu

kadar basit bir yapıya sahip değildir; görünen basit yapını altında

karmaşıkbir yapı yer almakta, hafıza va hafıza işlemleri bu karmaşık

yapıların ürünü olmak durumundadır.

Çocuk ve Hafıza:

Bebeklik dönemindeki hafıza ve hafıza gelişimi ile yetişkinlerde görülen

hafıza ve gelişimi çok farklı olduğundan dolayı bebeklik ve ilk çocukluk

dönemindeki çocuklarda “hafıza” konusuna ayrı bir şeklide değinmek daha

faydalı ve açıklayıcı olacaktır. Ayrıca bu dönemdeki çocukların hafızalarını

geliştirmelerine yardımcı olabilmek için de bazı stratejilerden yararlanmak

gerekmektedir ki strateji uygulama bilincine ve yetisine sahip olmayan

bebeğe geleceğe yönelik yol açılmış olsun.

Jennifer Hollowell tarafından Internet’te yayınlanan “Children and Memory”

adlı bir makalede altı aylık çocuklarda 24 saatlik hafıza, 16 aylık

çocuklarda 4 ay hafıza kapasitesi bulunduğundan bahsedilmektedir.

Bu yaş gurubundaki çocukların hafıza gelişimi için verilen öneriler şu

şekilde yer almaktadır:

1. Hafıza gelişimi için düzenli olarak tekrar ve pratik yapılmalı.

2. Az az öğretilmeli; başka bir deyişle öğretilecek bilgiler zaman yaılmalı;

öğretilmek istenen davranışların hepsi birden verilmeye çalışılmamalı.

3. Bu yaş gurubundaki çocukların hatırlama kavramında “bağlam” önem

taşımaktadır. Örneğin farlı yerlerde gördüğü aynı kişiyi giysi değişikliği

yüzünden tanımayabilirler.

4. Özellikle ilk 18 ay bebeklerin düzenli ve uygun beslenmesi daha sonra

hafıza üzerinde etki yapmaktadır.

2. HAFIZA SORUNLARI

Hatırlama ve unutmaya yönelik elde edilen bulgular bu konunun tarihsel

süreci içersinde çeşitlilik göstermektedir. En son bulgulardan olan Daniel

Schacter’in 2001 Mayıs ayında “Psycology Today” adlı dergide bulunan ve

Internet üzerinden yayınlanan makalesinde yer alan, bu konuda yazdığı

kitabın özet niteliğinde olan bu çalışmanın sonuçlarına baktığımızda “Seven

Sins Of Memory” başlığı altında yer alan bu makalede hafıza ile ilgili öne

sürülen yedi sorun şöyle özetlenebilir(Metin Ingilizce olduğundan dolayı

kavramlar Ingilizce’den Türkçe’ye çevrilmiştir.):

1.Dalgınlık(Absentmindedness): Dikkat ve hafıza arasında yaşanan bir

sorundur. Hatırlamamız gereken şey üzerinde yoğunlaşılmamasından

kaynaklanır. Örnek olarak anahtarları yanlış yere koyma, randevu unutma

verilebilir.

2.Geçicilik(Transience): Zamanla hafızanın zayıflaması ya da kaybolması

olarak tanımlanabilir. Zaten hafıza problemlerinin temel özelliği de budur.

3.Engelleme(Blocking): Hatırlanmaya çalışılan bilginin engellenmesidir. Yüz

ile ad eşleştirmemesi yapamamak , bir bilgiyi günler sonra hatırlamak bu

hafıza sorununa örnek olarak verilebilir.

4.Yanlış adlandırma(Misattribution): Hafızayı yanlış kaynağa yönlendirme,

gerçekle hayal kurulan şeyi karıştırma, arkadaşının söylediğini zannetiği

şeyi aslında gazetede okumuş olma gibi.

5.Telkin(Suggestibility): Soru yorum ya da tekliflere telkinle bir kişinin

geçmişi hatırlamaya çalışırken kafasına birşeyler sokmak.

6.Yönlendirme(Bias): Şu anki bilgi ve inançların, geçmişin hatırlanması

üzerindeki etkisi. Bu durumda geçmiş gözden geçirilir ve yeniden yazılır.

7.Israrcılık(Persistence): Unutmayı istediğimiz şeyin unutulamaması, akla

gelinmesi istenmediği halde akıla gelmesi. Örneğin işte yapılan bir gaf,

önemli bir sınavda alınan bir sonuç bu guruba girmektedir.

Sinirdilbilimdeki gelişmeler beynin nasıl öğrendiğini ve hatırladığını

görmeye imkan sağlamaktadır.Bu da yedi sorunu açıklamakta yardımcı

olmaktadır.Ayrıca bu çalışmalar hafızada bir başarısızlık /hata meydana

geldiğinde kafamızın içinde neler olduğunu görmemizi sağlamaktadır.

3. HATIRLAMA ve UNUTMA

3.1.Neden Unuturuz?

EK’te verilen ders kitabı hakkında yukarıda yapılan açıklamada da

belirtildiği gibi hatırlama ve unutmaya yönelik özel durumlar yer almakta ve

hafıza konsu içersinde ayrı olarak değerlendirilmeleri gerekmektedir. Bu

doğrultuda Doç Dr. Hasan Bacanlı’nın (2001:227) kitabında yer verdiği üzere

unutmanın nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

1.Kullanılmayan bilgiler unutulur.

2.Örgütlenmemiş bilgilerin iyi yerleşmemesi(Piaget’e göre dengelenmenin

sağlanamaması)

3.Işimize gelmeyen olayları unuturuz; baskı uygularız.( Schacter’in “Seven

Sins” iddiasını göz önüne aldığımızda bu maddenin ordaki

Israrcılık(Persistence) başlığına denk geldiğini görürüz.)

4.Yeni yaşantılar edindikçe eskileri unuturuz.(Bu da Yönlendirme(Bias)

ilkesine denk düştüğünü görürüz.)

Unutmayı Önlemek Için Neler Yapılabilir?

Hasan Bacanlı (2001:228) yukarıda değindiği unutma nedenlerine aynı zamanda

çözüm teşkil edecek şekilde unutmayı önlemek için neler yapılabilir buna

değinmiştir. Bunlara göz atacak olursak:

1.Öğrendiklerinizi kullanın.

2.Dengelenme ve örgütlenmede herhangi bir sorun varsa anlamlı hale getirin.

Ve edindiğiniz bilgiyi ayırt edici konuma getirin.

3.Baskıyı hoş ve tehdit etmeyen bir biçime getirmeye çalışın.

4.Ket’ e karşı kontrol süreçlerine başvurun. Ket vurma ihtimali olan

öğrenmeleri birbirinden uzaklaştırarak öğrenin.

3.2.Unutturma ve Unuturma Yöntemleri:

Hatırlama kadar bazen – yedi sorunun da içinde yer aldığı gibi- unutmak da

gerekmektedir. Doç.Dr. Hasan Bacanlı(2001: 224-5) unutmaya yönelik olarak

insanların başvurduğu kavramları şöyle açıklamaktadır:

Unutma: Unutulması istenen davranışı harekete geçiren uyarıcı organizmadab

uzak tutma.

Sönme: Tekrar yapılmaması karşısında gözlenen davranışın sönmesi, ortaya

çıkmaması.

Bastırma: Bir davranışın ortaya çıkaması istendiğinde ödül yerine ceza

yöntemine başvurulabilir.

Davranış Değiştirme Yöntemleri:

Doç. Dr. Hasan Bacanlı(2001:226-7)’ya göre unutma davranışın

değiştirilmesiyle ilgilidir ve bunu gerçekleştirebilmek için aşağıdaki

yöntemlere başvurmanın unutma ve öğrenmeye yönelik olumlu sonuçlar

getireceğinden bahsetmektedir.

Yorma: Biyolojik olarak yorulma hali ortaya çıktığında istenmeyen davranışı

sergilemeye bireyin halinin kalmaması.

Çatışan uyarıcı verme: Sakız çiğneyerek sigarayı unutma bu duruma örnek

olarak verilebilir.

Yavaş yavaş alıştırma: Durumu, tepki göstermeye değer bulmama. Bunun nedeni

daha önemli bir uyarıcı ile karşılaşılmasıdır.

4. HAFIZAYI GELIŞTIRME YÖNTEMLERI

4.1. Altı Aşamalı Hafıza(Bellek) Geliştirme Yöntemi:

Doğan Cüceloğlu(1997:191-2) hafızayı geliştirmek için altı aşamalı hafıza geliştirme yöntemi ortaya atmıştır. Buna göre:

Aşama 1: Gözden geçirin: Öğrenmek istenilen malzemenin gözden geçirilmesini

ve nasıl düzenlendiğinin incelenmesini içermektedir.Konu ana hatlarıyla

düzenlenip kendi kelimelerinizle ayzılabilir. Daha sonraki aşamalarda da

okunulan bilginin özetin neresinde yer aldığı akılda tutulursa öğrenmek

istenilen bilginin bu şekilde örgütlenmesinin yararı ortaya çıkar.

Örgütlenerek organize edilerek çalısılan bir bilginin belleğe ne kadar

yardımcı olduğu bu şekilde görülebilir denmiştir.

Aşama 2: Soru hazırlayın: Örgütlenen her bölümle ilgili soru hazırlanmasını

içermektedir.

Aşama 3: Okuyun: Hazırlanan sorulara cevap aracasına okuma yapılmasını

içermektedir.

Aşama 4: Ilişkiler kurun: Sorulara cevap verdikçe bölümler arsındaki

bağlantıların neler olduğunun anlaşılmaya çalışılmasını içermektedir.

Aşama 5: Tekrar edin: Her bölüm bitirilince birkaç kere tekraredilmesini ve

o bölümde hatırlanmasında zorlanılan kavramların farkına varılıp özellikle o

kavramların gözden geçirilmesini içermektedir.

Aşama 6: Yeniden gözden geçirin: Konunun ve bu aşamaların tam olarak yapılıp

yapılmadıığının gözden geçirilmesidir.Bu aşamada konunun temel bölümlerinin

ve bu bölümlerdeki temel kavramların hatırlanılması gerekmektedir.

Doğan Cüceloğlu bu aşamaların örgütleme, ayrıntılama ve ara-bul-geriye getir

içinde yer alan alıştırma yapma ilkeleriyle gerçekleştirildiğini söylemekte,

Bu aşamaların okullarda ve diğer eğitim kurumlarında uygulanırsa başarıya

ulaşılabileceğini belirtmektedir.

4.2.Eğitimde Hafıza ve Hatırda Tutmanın Ölçülmesi:

Hatırlama: Öğrenciye soru sorarak cevap beklendiğinde öğrenciden hatırlaması

beklenmektedir.

Tanıma: Verilen seçenekler arasından istenileni seçip ayırma(Çoktan seçmeli

soruların yanıtlanması) işlemini yapan öğrenci tanıma işlevini

gerçekleştirmektedir.

Tasarruf: Öğrenilen bilginin yeniden öğrenilerek bir önceki bilgilerden bir

kısmı da olsa hatırda kalacağından öğrenmenin kolaylaşması, sağlamlaşması.

Yukarıda verilen tanımlar hatırda tutulup tutulmamanın ne kadar

gerçekleştiğini ölçme yöntemleri olup daha çok öğretmenin bunu yaparken

kullandığı tekniklere örnek oluşturacak durumdadırlar. Bunun dışında da

öğretmenler, gerek test teknikleri gerek sınıf içi aktivitelerde

kullandıkları yönergeler ve yine testlerle öğrencilerin hafızalarını

ölçmektedirler.

Bilinmesi gereken en önemli uygulama şudur ki bunların yanında öğrencinin de

nasıl daha iyi öğreneceğine yönelik öğrencinin bilgilendirilmesi ve

öğrencinin bu stratejilere başvurarak ve genel hafıza geliştirme

tekniklerinden yararlanarak öğrenmelerini geliştirmeleridir. Bunun yanı sıra

öğretmenlerin yukarıda verilen tekniklere başvurarak öğrencilerin hatırda

tutma dereclerini ölçmelerinin dışında öğrencilerin de kendi kendilerine

hatırda tutma derecelerini ölçebilmeleri ve kendilerini değerlendirebilecek

yetiye sahip olmaları gerekmektedir ki uzun süreli olarak hafıza gelişimi

sağlanabilsin. Bireysel uygulamaya elverişli olması sebebiyle Doğan

Cüceloğlu’nun altı aşaması bu çalışma için yararlı olabilir; öğrenci bu

konuda biliçlendirilebilir ve kendisinin hatırda tutma derecesini

ölçebilmesi sağlanabilir.

KAYNAKÇA

BACANLI, H.(2001) Gelişim ve Öğrenme, Ankara, Nobel.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir