Rehberiniz-“güzelliğimin bana hiç faydası yok!”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “”güzelliğimin bana hiç faydası yok!”” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
güzelliğimin bana hiç faydası yok!

GÜZELLİĞİMİN BANA HİÇ FAYDASI YOK!

KAYNAK:Güzin Abla köşesi

Hürriyet

Sevgili Güzin ablacığım, ben 20 yaşında, üniversiteye giden oldukça dikkat çeken, çok güzel bir genç kızım.

Çevremde pek çok genç var, etrafımda fırıldak gibi dönüyorlar. Bu beni rahatsız ediyor. Çünkü benim gözüm tek bir insanı görüyor. Ben yalnızca onu istiyorum, onun beni beğenmesini ve sevmesini istiyorum. Ama o hiç oralı değil.

Nedense beni sanki hiç görmüyormuş gibi davranıyor. Arkadaşlarıma ‘Aman bu kız da kendini bir şey sanıyor’ diyormuş. İnanın bu beni çok üzdü.

Ben güzelliğiyle böbürlenen, çevresine hava atan bir genç kız olsam, gam yemem. Aksine güzelliğin geçici olduğunun bilincindeyim. Ama nedense onun üzerinde böyle bir izlenim bırakmışım ve bu beni çok üzüyor.

Acaba ne yapmalıyım, güzel olsam da sevdiğim gence ulaşamadıktan sonra bu güzelliğin bana hiç faydası yok. Aksine bu durumda güzelliğim başıma bela.

Ona kendimi sevdirmek için ne yapmalıyım. Beni yanlış tanıyor. Ona kendimi nasıl tanıtabilirim?

RUMUZ: SİYAH LALE

Canım kızım, güzellik gerçekten de bazen mutluluğu yakalamak için yetersiz kalır. Dünyada güzel kadınların pek fazla mutlu olamadıklarını da görebilirsin. Bu biraz da güzelliğin ürkütücü bir yanı olmasından kaynaklanıyor.

Bu genç seni beğense bile, çevrende böyle erkeklerin pervane olmasından hoşlanmıyordur. Biraz da sana ilgisini gösteren bir tutum bu. Çevresi tarafından çok beğenilen ve hayranı olan bir genç kızın, şımarık olabileceği endişesiyle, senden uzak durmaya çalıştığını sanıyorum.

Bazı erkekler, güzel bir kadının insanın başına dert olacağı düşüncesindedirler. Seninki de böyle bir erkek olmalı. Ona sakın hava atma, aksine son derece tevazu içinde bir tavır sergile.

Belki seni iyi tanırsa, gerçek yüzünü görebilir. Senin güzelliğiyle böbürlenen, maddi değerlere önem veren biri olmadığını anlar. Bu yüzden onunla önce arkadaş olmaya bakmalısın.O sana yaklaşmıyorsa, sen ona yaklaş.

Bir bahane bul, ona küçük bir yardımda bulun örneğin, sohbet etmenin bir yolunu ara.

MEKTUP 2.

BİRDEN BİRE KENDİMİ YATAKTA BULDUM!

Ben senelerdir yalnız başıma hayata karşı direniyordum. Üniversiteye kadar hiç erkek arkadaşım olmadı.
Bu sene üniversiteyi kazandım. Ve onu ilk kez kantinde gördüm. İlk defa böyle yoğun bir elektrik hissettim. Kasım 2003’te çıkmaya başladık. Ama ailem çok mutaassıptır. Yani aileme karşı ikili oynamak zorunda kaldım.
İlişkimiz aylar geçtikçe ciddileşti. Onunla evlenmeyi planlıyorduk. Onunla elele tutuşuyor, öpüşüyor ama asla ileri gitmiyorduk. Çünkü aileme karşı bu yanlışı yapamazdım.
Ama bir gün nasıl oldu, beni nasıl kandırdı bilmiyorum, kendimi onunla yatakta buldum. Şimdi ben evlenmek istiyorum, ama o beni sevmediğini söylüyor, aramıyor, sormuyor. Çok değişti. Güzin abla eğer bir çözüm bulamazsam, benimle evlenmezse, canıma kıyacağım, onu nasıl ikna edebilirim?
RUMUZ: AKASYA
Canım kızım, sonuçta yine aradığın erkeği bulmuş değilsin. Çünkü, önceleri evlenmeyi düşündürecek kadar sevgi gösterisinde bulunmuşsa da, aslında tamamen rol yapıyormuş.
Amaç aynı, varmak istediği nokta diğer erkeklerinkinden farklı değilmiş. Bütün mesele seni, işte o nasıl girdiğini bile fark etmediğin yatağa sürüklemekmiş.
Bu çok klasik ve çok adice bir davranış. Üstelik senin tutucu bir aileden geldiğini öğrenmiş olmalı. Şimdiye kadar hiç flört etmemiş, erkek arkadaşı olmamış bir genç kızsın. Oysa çevresinde iki gün içinde yatağa atabileceği pek çok kız vardır mutlaka.
Neden seni seçtiğini, anlayamıyorum. Neden evlilikten söz etti, şimdi neden vazgeçti?Onun üzerine düşmekle, ısrar etmekle bir şey kazanamayacağın ortada. O seni bir anlamda kullanmış, ona zaafından yararlanmış. Seni sevmediğini ve evlenmeyeceğini açık açık söylüyor.
Bence umudunu kesmelisin. Üniversiteyi bitirip, mesleğini elde et. Bundan sonra karşına çıkacak erkeğe hemen güvenme, bir daha aynı oyuna gelme. Ölmeyi değil, yaşama dört elle sarılmayı düşün.
Neden böyle bir insan uğruna ölecekmişsin ki?
MEKTUP-3
Sevgili ablacığım, 20 yaşındayım ve tek göz ağrım, ilk aşkım olan gençle nişanlıyım.

Mutluluğumu size kelimelerle anlatamam. Ama benim bir sorunum var ve sevdiğim insanı bile bu yüzden kırıyorum. Çünkü ben adet öncesi ve adet günlerimde çok sinirli ve kırıcı davranıyorum.

Sevdiğimi günün birinde gerçekten kendimden uzaklaştıracağımı düşünerek korkuyorum. Bir gün bana açık açık ‘ Sen çok tatlısın ama bazı günler çekilmez oluyorsun’ dedi. Bunun nedeninin o özel günlerim olduğunu ona söyleyemedim.

Bu sıkıntımı bir tek size açıyorum: Lütfen bu günlerde ne yapayım da sakin ve huzurlu geçireyim? Bir doktora gitmem gerekir mi?”

RUMUZ: GERGİN GÜNLERİM

Canım kızım, elbette bir doktora gidersen iyi olur. Aslında kadınların adet öncesi ve adet sırasında yaşadıkları bu gerginlik tamamen hormonlara bağlıdır.

Hormon dengesindeki ufak bir bozukluk, ya da kadınlık hormonu östrojen ve progesteronun düzenli bir şekilde salgılanmaması, hem adet gecikmesine hem de adetlerin zorlanmasına yol açabilir.

Bu da gerginlik yaratır. Bazı bünyelerde östrojenin normalden fazla olması bile gerginlik yaratabilir. İşte bunu düzene sokmak için zaman zaman kadın doktorları küçük dozlardaki doğum kontrol hapları uygulayarak, adetleri düzene sokmayı başarıyorlar.

Bazen bu gerginlik öyle boyutlara uzanıyor ki, adet öncesinde kalp çarpıntısı, uykusuzluk, huzursuzluk endişe görülebiliyor. Madem kendini biliyorsun, küçüğüm, o zaman çaba harca. Adet öncesi günlerde bol bol açık havaya çık, yürüyüş yap. Bir de adet günlerinde biraz şekerli besinler al, çikolata ye.

Kan şekerinin düşmesi de seni huzursuz edebilir. Ama ne yap yap sevdiğin genci kırma. Mutluluğunu bozmamaya çalış.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir