Rehberiniz-Güneri civaoğlu mutluluğu yazdı: “kelebekle dans!”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Güneri civaoğlu mutluluğu yazdı: “kelebekle dans!”” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Güneri civaoğlu mutluluğu yazdı: “kelebekle dans!”

Mutluluğun doruğu için şu dizeler: “Kayarken birbirlerinin üstünde,

buz dansçıları gibi.

Parmakları kenetli birbirlerinin bedeninde,

Birazdan annelerinden alınacak

yeni doğmuş bebekler gibi…

Yavaşça yükselen buhar gibi,

tüterek yapışmış tenlerinden…”

Bu dizeler Sharon Olds’dan.

Sevişme denen, insanlığın en eski ve en saf, iki kişilik ayini anlatılmış.

Mutluluk budur “İnsanlık çakrasının” evrenle uyuma açılışıdır aşkın özsuyuyla beslenen sevişme.

Ancak…

Buhar gibi tüten yapışmış bedenler zamanla iki ayrı buzdağına dönüşebilir de.

Robert Graves’in Full Moon (Dolunay) adlı şiirindeki, dizeler de yüreklerin ve tenlerin buzul çağını anlatıyor:

Ve ılık toprak buz denizine dönmüş,
Ay, bir yelkenli gibi
Süzüldü gitti aradan.
Işıldayan iki buzdağıydık şimdi;
Ve aşk, yitip gitti rüzgarla,
Sanki, hiç olmamış gibi.

Bu dizeler de “Mutsuzluğun” en yalın halini tanımlıyor. Çünkü – galiba – “mutluluk” ancak tıpkı havanın, suyun değerini, onlarsız kaldığımız zaman algıladığımız gibidir.

Bıraktığı boşluk “mutsuzluktur.”

Amacım, aşk eksenli bir pazar yazısı değil.

Yaşamın ağırlık merkezine oturan “Mutsuzum” sözcüğünün girdabına yakalananlar için bir ufuk turu yapmak.

Önce..

Mutluluk nedir?

Oxford İngilizce Sözlük’te mutluluk’un karşılığı “happiness…”

Happiness ise, “tesadüfen olma” ve “tesadüf” anlamlarına gelen “happen” ve “happenstance” köklerinden türemiş olarak gösteriliyor.

Ayrıca “kendinden memnun olmak, neşe, hoşnutluk, zevk, gönenç, huzur, esrime, tatmin, saadet” gibi anlamları birbiriyle keşisen pek çok sözcükle de örtüşüyor.

Oxford’daki tanımla günlük yaşam arasında bir bağlantı kurmaya çalışırsak.

Mutlulukla örtüşen bütün bu güzellikler, yoksa bir rastlantı, bir yaşam piyangosu mu?

Klasik fizik kuramı, lineer sisteme dayalıdır.

Neden / sonuç ilişkileriyle oluşur.

Kuantum fiziği ise, non – lineer sisteme dayalıdır. Oluşumlar rastlantıdır.

Yani…

Oxford sözlüğüne göre İngilizce mutluluk kelimesinin kökenleri ve Kuantum fiziği “mutluluğun rastlantısal olduğunu” düşündürtüyor.

Natahaniel Hawthorne’in söylemiyle “mutluluk, kovaladığınız için hep son anda elinizden kaçırdığınız, oysa sakince dursanız üzerinize kendiliğinden konacak bir kelebek gibidir.”

Gerçekten öyle mi?

Psycho – Cybernetics 2000’de ise “Bilinçdışı bir eylem haline gelinceye kadar, bilinçli bir biçimde tekrar tekrar uygulayarak mutluluğu da bir alışkanlığa dönüştürmek mümkün” deniyor ve “Kelebeği kovala” çağrısı yapılıyor.

Galiba ikisi de doğru. Kelebeği kovalamak için değilse de kelebeğin üstünüze konması için Kelebekler Vadisi’ne gitmek, “rastlantılara tuzak kurmak” gerek.

Aslında, mutluluk Yunanca “Eudaimonia” kavramıyla başlar.

Tam bir doyumun sağlandığı bir yaşam fikrini yansıtır. “Erdem” ile örtüşür.

Hıristiyanlıkla birlikte “mutluluk” kavramı “ölümden sonraki hayata” taşındı. “Mutluluk, öbür dünyada yaşanacaktı.”

Aydınlanma çağı ve felsefe “mutluluğu, yeniden yeryüzüne indirdi.”

Mutluluğun asıl doğum tarihi 1960’tır.

Çünkü…

Mutluluk veri tabanında mutluluk için akademik makalelerin sayısı 1960’tan sonra patlama yapmıştır.

Amerikan Anayasası’nda siyasileşmiş.

Avrupa’da depresyon da üreten bireyselliğe uzanmıştır. Mutluluk için aşırı özgürlükte “yalnızlık”, aşırı aidiyette “kapana sıkışmışlık” tuzaklarına dikkat!

Bütün bunların ötesinde… “Gerçek mutluluk tek başına yaşanmaz”. Yazının başını yeniden okuyunuz… Her gününüz öyle olsun.

Not: Daha fazlası için MUTLULUK PARADOKSU /

Ziyad Marar Kitap Yayınevi – 2004.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>