Rehberiniz-Güçlü olan haklıdır!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Güçlü olan haklıdır!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Güçlü olan haklıdır!

GÜÇLÜ OLAN HAKLIDIR!

HASAN PULUR

MİLLİYET

TAM yazdığımız gibi – şimdilik kaydıyla – noktalandı. Amerikan ve İngiliz askerlerinin Irak’a saldırı başlattığı gün yazımıza şöyle başlamıştık.

Haklı olan, güçlü değildir, güçlü olan haklıdır!

Dediğimiz çıktı, güçlü olan, haklı olduğunu kabul ettirdi.

Oysa, yıllar yılı böyle öğretilmemişti, İnsanlar, devletler haklı olunca güçlenirler denmişti.

Hayır, haklı olmak için, güçlü olmak gerekiyordu.

* * *

İŞTE Amerika, ne kara kaplı kitapları tanıdı, ne Birleşmiş Milletler’i tanıdı, girdi Irak’a silip süpürdü, ne Saddam kaldı, ne Baas kaldı, ne rejim kaldı.

Güçlü olmanın verdiği hakla başkalarını da tehdit ediyor.

Aklınızı başınıza toplayın!

Var mı itiraz eden?

* * *

İŞGALİN ortalarına doğru, kamuoyu yavaş yavaş biraz da şaşkınlıkla savaşı seyredip, kendi kendine soruyordu:

Bu Araplar, başka Araplar galiba!

Hatta bazıları Şanlı Arap destanı yazmaya başlamışlardı, bile…

Hele hele televizyon yorumları, kimi emekli kimi de sivil paşaların yorumları…

Lakin, hiçbiri de Bu işi Amerika kaybeder diyemiyordu.

O halde Bu Arap destanınını kimler yazacaktı?

Saddam’ın askerleri, Cumhuriyet Muhafızları, Medine Tümenleri, Nabukadnazar Tugayları…

Hepsi palavra çıktı…

Nerede bu tümenler, bu tugaylar, bu fedailer?

* * *

Bu soru, bir başka soruyu getirmez mi?

Peki, nerede bu kimyasal silahlar, nükleer silahlar, kitle imha silahları…

Amerika bunlar için, savaşa başlamadı mı?

Şimdi bu soruyu sormanın zamanı, acaba erken mi?

Amerika’nın başlattığı bu savaş kural dışı da, devrilip giden Saddam kural içi miydi?

Zalim değil miydi, gaddar değil miydi, çağdışı değil miydi?

Hem de nasıl?

* * *

GAÇEN akşam Saddam’ın heykelinin devrilişini televizyondan naklen seyrederken şöyle bir düşündük; bir zamanlar Milliyet’in en çok okunan yazarlarından biri Ulunayödı, Ref’i Cevat Ulunay…

Anılarını yazdığı kitabın adı Bu gözler Neler Gördüydü…

Son 20 yıl içinde bu gözler de neler görmüştü…

Berlin Duvarı’nın yıkılışı, Çavuşesku’nun kurşuna dizilişi ve Saddam’ın heykelinin devrilişi…

Dikkat edin, yıkılan, öldürülen, devrilen ne varsa hepsinin de demokrasiyle bir ilgisi yok…

İyi, kötü, kör topal yine de demokrasimize sahip çıkalım, eleştirelim ama yıkmayalım.

* * *

VE İnsanlar ve insanlar…

Saddam bizim canımız, feda olsun kanımız! diyen insanlarla Saddam’ın devrilen heykelinin üzerinde tepinen insanlar…

Aynı insanlar!

Churchill’in Amerika’daki bir konferansını izleyen kadın O ne muhteşem kalabalıktı! demiş…

Churchill gülmüş:

Beni idam etselerdi, seyre gelen kalabalık daha muhteşem olurdu!

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>