Rehberiniz-Görünmeyeni görün!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Görünmeyeni görün!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Görünmeyeni görün!

Ancak görünmeyeni görebilen mevcut olmayanı yapabilir”. Bana ait olmayan bu söz kim bilir hangi “görünmeyeni görebilmiş” bir kişinin imbiğinde damıtılarak ortaya çıkmış ve etrafa meydan okuyor. Nereden mi çıktı şimdi bu? Bir okurum yine güzel bir hikaye yollamış da oradan. “İki gezgin melek geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile pek kaba bir üslupla, meleklere yatacak yer olarak gösterişli ve büyük malikanenin konuk odalarından birini vermek yerine soğuk bodrumdaki küçük bir köşeyi göstermiş. Melekler, buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken, yaşlı melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği onarmaya başlamış. Genç melek yaşlı meleğe bu hareketin nedenini sorunca, yaşlı melek hafifçe gülümsemiş;



Sabah, malikaneden ayrılan melekler gece bastırınca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmışlar. Son derece misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onları rahatça uyumaları için kendi yataklarını vererek yanlarından ayrılmış. Sabah güneş doğduğunda, melekler zavallı karı kocayı gözyaşları içinde bulmuş. Yegane geçim kaynakları olan tek inekleri de tarlalarının ortasında cansız yatmaktaymış. Genç melek bu sefer iyice öfkelenerek yaşlı meleğe isyan etmiş: “Bunun olmasına nasıl izin verebildin?!” O varlıklı kaba adamın her şeyi vardı ama sen kalktın ve ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir ailenin ise o inekten başka hiçbir şeyleri yoktu. Buna rağmen onu bile paylaşmaya gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine izin verdin!” Bunun üzerine yaşlı melek, genç meleğe dönerek şu cevabı vermiş:



O malikanenin bodrumunda kaldığımız gece, duvardaki deliğin dibinde külçe külçe altın saklı olduğunu fark ettim. Malikanenin sahibi, bu kadar açgözlü olduğu için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin, bir parçasını bile paylaşmaya yanaşmadığı için, ben de o deliği, öyle bir kapatıp mühürledim ki, artık arayıp bulsa da açamaz. Ve devam etmiş: “Dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında uyurken ölüm meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm. Ben de, onun yerine Ölüm Meleğine ineği verdim”. Yaşlı melek, gülümseyerek bir kez daha eklemiş:



Olayları değerlendirirken, mutlaka olayların görünmeyen yüzlerinin de olduğunu unutmamamız gerekir. Olayları, daha net ve doğru olarak görmek istiyorsak asıl bu yüzü okumamız, bunu da değerlendirmekten kaçmamamız gerekir. İyi bir yönetici sadece bununla da yetinmemeli. Satır aralarını da okumayı bilmeli. Asıl metin ve asıl doğru, satır aralarını okuyabilenlere sunulur. Bunu okumak istemeyenlere ise zaten iş hayatında, okuyabilecekleri hikaye sayısı ve çeşidi çok fazla…

Yazar: Pembe Candaner

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>