Rehberiniz-Gerginliğe alışmayın, lütfen herkesi germeyin…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Gerginliğe alışmayın, lütfen herkesi germeyin…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Gerginliğe alışmayın, lütfen herkesi germeyin…

Özel ve sosyal ilişkiler zedeleniyor, iş yaşamı bozuluyor, mutsuzluk bulaşıcı hal alıyor. Sonrası daha vahim: Panik atak, bazı depresyon türleri, endişe bozuklukları, hafif paranoyalar, takıntı ve kaygı bozuklukları, fobiler. İyisi mi siz gerginlikten ve gerginlerden uzak durun.

Performans Psikiyatri Merkezi’nden Dr. Muzaffer Uyar, gerginliğin çoğunlukla mutsuz bir ifade, çatışmacılık ve endişe artışıyla kendini gösterdiğini söylüyor. “Özellikle 1999 depremi sonrasında antidepresanların, ilaç tüketiminde birinci sıraya yerleşmesi bunu gösteriyor” diyor.

Dr. Uyar’a göre en vahimi gerginlik yaşayanların, genellikle algılarındaki sorun nedeniyle bunun farkında olmaması: “Kişi gerginliğe alışıyor. Bir yandan da kulakları hassaslaşıyor. Mesela sese tahammülsüz oluyor. Olayları kontrol yeteneği azalıyor. Duruşu, pozisyonu değişiyor. Hareketleri azalıyor, sırt yay şeklini alıyor, yüzü soluyor, asıklaşıyor. Değişimi çevresindekiler fark ediyor ama o fark edemiyor. Gerginlik, algıyı da bozduğu için, karşısındakinin normal bakışını bile düşmanca sanıyor. Üstelik bozuk algısına çok güveniyor. Bana niye ters baktın, kavgası çıkarıyor. Diken üstünde oturuyor gibi yaşıyor. Huzursuzlaşıp, öfkeleniyor ve bunu mutlaka dışarıya yansıtıyor.”

Gerginlik bir kısır döngü. Algı bozukluğu gerginlik, gerginlik algı bozukluğu yapıyor. İçinden çıkmak zor. Genellikle 30’lu yaşlardan sonra çok görülüyor. Bu yaşlarla artan iş, aile sorumluluklarına yetişememe, kendini birçok sorunu birden çözmek zorunda hissetme bireyi zorluyor. Kendine çok yüklendiğinde gerginlik yaşamaya başlıyor. Titiz, mükemmeliyetçi, şüpheci, kontrolcü kişiler daha fazla risk altında. Dr. Uyar’a göre, tedavide öncelikle bu süreci pekiştiren yanılsamayı ortadan kaldırmak gerekiyor: “Kişilere sorunlarını sıraya sokmalarını söylüyor, önceliklerini belirlemelerini istiyoruz. Gergin olunca bütün sorunların çözümü için aciliyet hissediyorlar. Yükleri, dolayısıyla gerginlikleri daha da artıyor.”

GERGİNLİK HALKASI

Gerginliğin olumsuz taraflarından biri de bulaşıcı olması. Gergin bir koca mutlaka gergin bir kadın yaratır. Tersi de olabilir. Gergin bir anne veya baba, gergin çocuk yaratır. Aşırı endişe ve duygusallığını çocuğuna taşıyabilir. İşinde gergin baba, bunu tüm ailesine sıçratabilir ve diğerlerinin katılımıyla bir gerginlik halkası oluşur. İş ya da aile ortamında kişiler sırayla birbirini germeye devam eder. Böyle bir halkanın oluşması, diğerlerinin bu sendromdan çıkışını güçleştirir.

DÜŞÜNCENİZİ BÖYLE YÖNLENDİRİN GERGİNLİKTEN ÇABUK KURTULUN

Gergin olmam, sonucu olumlu etkilemeyecek.

Akılcı ve gerçekçi olmalıyım.

En iyisi, iyi bir plan yapmak.

Bu duyguyla baş edebilirim.

Derin nefes al, bekle sonra reaksiyon göster.

Birazdan gerginliğim bitecek.

Bir şeylerle uğraşmam daha iyi olur.

Düşüncelerim ve algılarım bu duruma neden olan olay için biraz fazla abartılı.

Gerginlik beni yenemez.

Şu anda sadece gerginim.

Hoş bir duygu değil ama bunu daha önce de yaşadım ve üstesinden geldim, yine gelmeyi başaracağım.

Bunun kesinlikle yaşayabileceğim en kötü durum olmadığından eminim.

KARAKTERİNİZ Mİ YOKSA GERGİN MİSİNİZ?

Gerginliği, ruhumuzda iki ucuna ağırlık asılmış bir tel gibi tanımlamak mümkün. Ağırlıklar arttıkça tel geriliyor. Gerginliğin çok arttığı noktada da tel kopma noktasına yaklaşıyor; her dokunuşta ses verecek düzeye geliyor. Gergin kişi giderek dış uyaranlara karşı hassaslaşır. Negatif olay ve haberlerden eskisinden çok kuşkulanır. Algı organları alarm durumuna geçer. Örneğin kulak sese duyarlılaşır, kaslar ve deri gerilir, uyuşmalar, kas ağrıları ortaya çıkar. Neşesiz, durgun ifade, hareketlerde katılaşma, hareket faaliyetlerinde azalma belirginleşir. Yüzde mimikler azalır. Göz bebekleri büyüdüğü için odaklaşma zayıflar. Boşluğa bakma, dalıp gitme gözlenir. Bu sürecin ardından çabuk sinirlenme ve aşırı alınganlık gelir. Tüm bunlar yavaş geliştiği için fark edilmez, üstelik alışkanlığa dönüşür. Kişi, telaşlı, aceleci, patlamalı halini karakter özelliği kabul eder. Tedaviyle gerginlikten kurtulduğunda, bunların normal kişilik özellikleri olmadığını öğrenince hayrete düşer.

YANLIŞ ALGILARINIZI DÜZELTMEK ELİNİZDE

Gerginlik yaşayanlarda genellikle algı bozukluğu ortaya çıkıyor. Gerginliği besleyen, artıran algı bozukluğunu ortadan kaldırmanın yolu, düşünceyi doğru yönlendirmekten geçer. İşte algılarınızı sınayıp, düşüncelerinizi yönlendirmek için birkaç öneri:

Gergin olduğum için böyle algılıyorum, eminim ki normalde böyle algılamazdım.

Olması gerektiğinden abartılı algıladığım bir gerçek.

Bu çarpıtılmış algıyı dikkate almamalıyım.

Böyle algılasam bile soğukkanlı olmaya çalışmalıyım.

Böyle algılasam da düşünmem gerektiği gibi düşünmeliyim.

Böyle algılasam da başarabilmeyi düşünmekten vazgeçmemeliyim.

Bu olumsuz algımı yorumlarımla beslememeye özen göstermeliyim.

GERGİNLİĞİNİZİ ÖLÇÜN

Aşağıdaki sorunlara 1’den 5’e kadar puan verin: (1-Bana hiç uymuyor-yok, 2- Bana biraz uyuyor, 3-Bana zaman zaman uyuyor, 4-Bana oldukça uyuyor, 5-Bana çok uyuyor)

1. Kendimi yüksek sesle tartışmaların içinde bulurum.( )

2. Başkalarının art niyetlerini çabuk sezerim.( )

3. Sinirlendiğim zaman kolay sakinleşmem. ( )

4. Bir ortamdaki gerginliği herkesten çabuk ben sezerim.( )

5. Sinirlendikten sonra pişman olurum. ( )

6. Haksızlığa uğradığımı hissettiğimde rahatsız olurum. ( )

7. Beklemeye toleransım düşüktür. ( )

8. Gürültüye tahammülüm yoktur. ( )

9. Basındaki tehlike ve hastalık haberlerinden etkilenirim. ( )

10. Sevdiklerimin zarar göreceği endişesi taşırım, tetikteyimdir.( )

11. İlgili davranmadıklarında alındığım olmuştur. ( )

12. Birinin beni sakinleştirmesine ihtiyaç duyduğum olmuştur. ( )

13. Telaşlı ve sabırsız olurum.( )

14. Kötü ihtimallere odaklanırım. ( )

15. Kapalı havalardan rahatsız olurum.( )

16. Çevremdekilerin mutsuzluğundan etkilenirim. ( )

17. Sıkıntılı, telaşlı olaylarda çözümleri sonradan aklıma gelir.( )

18. Terslenmek beni rahatsız eder. ( )

19. Kendime kızdığım olur. ( )

20. Daha rahat olmam gerektiğini düşünürüm.( )

21. Çevreyle ilgimin azaldığı durumlar olur. ( )

22. Olayları takip edemediğim izlenimine kapıldığım olur. ( )

DEĞERLENDİRME

Puanınız 50’nin altındaysa gergin değilsiniz. Ancak 1, 4, 8, 10, 14 ve 21 numaralı sorular önemli, unutmayın… Bunlara verdiğiniz puana bir kez daha bakın… Puanınız 50’nin üzerindeyse biraz gerginsiniz. Puanınız 65’in üzerindeyse dikkat edilmesi gereken, hatırı sayılır bir gerginliğiniz var. Puanınız 80’nin üzerindeyse epey gerginsiniz. Uzmana görünmenizde yarar var.

Yazar: Mesude Erşan

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir