Rehberiniz-Gençler, gerçek dünyada utanıyor, sanal dünyada açılıyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Gençler, gerçek dünyada utanıyor, sanal dünyada açılıyor” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Gençler, gerçek dünyada utanıyor, sanal dünyada açılıyor

Selda Koydemir, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nü bitirdikten sonra, ODTÜ’de doktora yaptı. Kafayı utangaçlığa taktı.

Türkiye’nin yanı sıra, Florida State ve Londra Roehampton Üniversitesi’nde de gençlerde sosyal kaygı üstüne araştırmalar yaptı. Yaklaşık 10 yıldır internet ve utangaçlık ilişkisini inceliyor. Konu bu kadar cazip olunca onunla görüşmek için yaklaşık iki ay beklemek zorunda kaldım. Sonunda Türkiye’ye yılbaşı tatili için gelince geçen hafta uzun bir söyleşi yaptık. Çok ilginç şeyler söyledi.

Koydemir, son zamanlarda gençlerde utangaçlığın arttığının altını çiziyor. Ama bunun suçlusunun tahmin ettiğiniz gibi internet değil, biraz aile, biraz çevrenin olduğunu belirtiyor. Koydemir’e göre çocuklarından çok şey bekleyen ve onları koşullandıran ailelerin çocukları daha fazla utangaç. Şaşırtıcı ama dışa dönük, serbest gençler arasında utangaçlık gittikçe yaygınlaşıyor. Seslerin, kimliklerin ve görüntülerin olmadığı sanal dünyada gençler kendini ifade ederek utangaçlıktan sıyrılıyor.

Utangaçlığın ilk adımı ergenlikte

Utangaçlığın ilk adımı aslında ergenlikte atılıyor. Bu dönemde çocuklar içine kapanmaya ve sosyalleşmemeye başlıyor. Arkadaşlarıyla görüşmeleri azalıyor, sosyal ortamlardan kaçınıyor, bir yere davet edildiği zaman gitmeme bahaneleri uyduruyor, tek başına bir şey yapmak istemiyor. Biriyle konuşurken kızarma, titreme, çok fazla heyecanlanma, sınıfta topluluk önünde konuşamama, söz alamama, kendini ifade edememe de utangaçlığın ipuçları olabilir. Her utangaç depresyon yaşayacak diye bir şey yok. Ama çocuk için bunlar birer ipucu olabilir. Bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa şüphelenin ve bir uzmandan destek alın. Aile bu durumda profesyonel yardım almalı. Ama ailenin de özellikle kendi davranışlarına bakması, çok aşırı beklentiler içindeyse bunu azaltması gerekiyor. Çok serbestse bu da utangaçlığa yol açabilir. Yani herhangi bir kural yoksa da utangaçlık olabiliyor.

Hem kural koymayan, hem de çok otoriter aileler utangaçlığı teşvik ediyor. Bu tip ailelerde çocuk, kendine güvenini kaybediyor, korkmaya başlıyor, çeşitli korkuları oluşuyor.

Modern ailelerin utangaç çocukları

Ailenin serbestliği, kural koymaması ya da ilgisiz kalması çocuğun psikososyal gelişimini etkiliyor. Çocuğun utangaç olmasında rol oynuyor. Bu tarz aile tutumlarında çocuğun bu durumda benlik değeri yani kendiyle ilgili algısı yeterince gelişmiyor ya da olumsuz gelişiyor. Ve sonra kaygılar oluşabilir.

Genellikle büyükşehirlerde yaşayan ve daha modern ailelerin çocuklarında utangaçlık artıyor. Çünkü, çalışmaya başlayan anneler geçmişte yapmak istediklerini çocuklarından bekliyor. Bu bir spor, müzik veya akademik başarı olabiliyor. Bu beklentileri çocuklara ciddi şekilde hissettirince sorun oluşuyor. Çocuğa ‘seni şu kursa yazdırdım, senin şu alanda ilerlemeni istiyorum’ demesi de bir baskı. Belki çocuk bunu istemiyor, ama anne baba istediği için çocuğa seçme şansı sunmuyor. Çocuğun hafta sonları, akşamları doluyor. Kurstan kursa koşturuyorlar. Çocuğun artık kendisi konuşamaz duruma geliyor. Her şey onun için yapılıyor, önüne sunuluyor. Ancak, bu durumda da çocuk isteklerini söyleyememeye başlıyor. Çok fazla beklenti olunca “ben bunları nasıl karşılayacağım, ya karşılayamazsam ya olumsuz olarak beni görürlerse” gibi birtakım düşünceler de korkulara ve kaygılara yol açıyor. Belki ailelerinin de bu beklentilerinin farkına varıp, bunları aşağı çekmesi söz konusu olabilir.

Son olarak internet korkulacak bir şey değil. Eğlence, iletişim ve bilgi akışı için kullanılıyor. Ama en tehlikelisi eğlence amaçlı olanı. Diğerleri ise zararlı değil, tam tersine yararlı.

Yazar: Nuran Çakmakçı

Kaynak: http://www.yenibiris.com,aut

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir