Rehberiniz-Genç kuşaklar için evrensellik olanağı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Genç kuşaklar için evrensellik olanağı” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Genç kuşaklar için evrensellik olanağı

Politik alandaki güncel gerginlikler, ne canınızı sıksın, ne keyfinizi kaçırsın; enseyi karartmayın…

Nedenine gelince…

Eskiden su yüzüne çıkması engellenen, sosyo – ekonomik kökenli toplumsal zıtlıklar, artık su yüzüne vurmada…

Bundan 70 – 75 yıl önce de, Ankaradaki resmi Cumhuriyet Bayramı balolarına, mebusların birçoğu eşlerini götürmezdi. Kendilerinden daha üst düzeydeki siyasetçilerin, eşleriyle dans etmeye kalkmasından çekinirlerdi.

O dönemlerin çok az kadınlı resmi Cumhuriyet baloları; lider direktifleri ve inkılap yasalarıyla, hiç değilse görüntüde çağdaşlaşma çabalarının; tuhaf ve adeta mizahi bir tablosu gibiydi.

***

Çok az kadınlı ve bol erkekli resmi balolara, protokole dahil tüm kişilerin eşleriyle – yani efendim refikalarıyla – katılmaları için, ne yapılması gerektiği görüşülmüştü Çankayada…

Falih Rıfkının anlattığına göre, Gazi:

– Balolara karılarıyla birlikte gelmiş olanlara iltifat edin; yalnız katılmışları da görmezlikten gelin, demişti.

Böylesi bir önlem, sonuç vermeye başlamış ve resmi balolara karılarıyla birlikte katılanların sayısı çoğalmıştı.

O dönemlerdeki fısıltı gazetesi ise, Ankaradaki siyasetçiler arasında, bir yığın da boynuzlunun bulunduğunu yaymaktaydı.

***

Fransızca eğitim yapan liselerden geçtikten sonra, yüksek maden mühendisi olmuş ve bir süre de Fransada bulunmuş olan dayım, uzaktan bir akraba kızıyla nişanlanmış; kız tarafı danslı bir düğün istediği için de:



***

Enseyi karartmanın anlamı yoktur.

Türkiye gibi, üretim alanında çağdaşlaşma yerine; inkılap yasaları ve direktiflerle, görüntüde çağdaşlaşma çabalarına düştüğünden ötürü, 20. yüzyılı da ıskalamış bir ülkede; evrensel dikkatleri üstüne çekecek, o kadar bol konu var ki, hiç işlenmemiş…

Genç kuşaklar arasında bunlarla ilgilenenler çıktığı an, çarçabuk evrensel bir önem kazanmaya başlayabilirler.

***

Türkiyede hiç mi hiç işlenmemiş konulara birkaç örnek:

1- Son 80 yılda siyasal idamların sayısı ve nedenleriyle; siyasal mahkumiyet ve sürgünlerin sayısı, nedenleri ve toplamı…

2- Son 80 yılda, Hazineden geçinmelilerden kaç yüz bin kişiye, maaşları dışında, kaç milyar dolarlık harcırah ödendiği…

3- Türkiyede de, bazı yerleri sansür edilerek oynatılmış yabancı filmlerin; sansür edilmiş bölümlerini bir araya getiren, ilginç bir belgesel yapma…

4- Türkiyede yasaklanmış ve toplatılmış yerli ve yabancı kitapların listesi…

5- Son 70 yılda Hazine arazilerinden ne kadarının, kimler tarafından ve kimlerin aracılığıyla yağmalanmış olduğunun dökümü…

6- Son 70 yılda devlet bankalarından alınıp da, geri dönmemiş kredilerin toplamı ve dökümü…

7- Son 70 yılda silah alımlarına kaç milyar dolar ödendiği ve bunların miadının ortalama ne kadar zamanda dolduğu?

8- Son 80 yılda örtülü ödenekten kimlere ne kadar para ödendiği ve bunların toplamı…

***

Düşünün ki, 40 milyona yakın genç var Türkiyede; çoğunun yaşı 30dan küçük… Ve 700 bin de, bir türlü doğru dürüst bir iş bulamayan üniversite mezunu…

Bunlar arasında, Türkiyenin son 80 yılda, üstü örtülmüş gerçeklerine, ciddi olarak merak sardıranlar; evrensel bir dikkatin odağı da olabilirler, bir an önce AB üyesi ve dolayısıyla Avrupa vatandaşı olmak isteyen Türkiyede…

Ikına sıkına hava atma zorlanmalarıyla, silinip gitme sakıncalarının da üstesinden gelmiş olurlar böylece…

***

Gerçekten de anlamı yok enseyi karartmanın.

İstanbulda 3 bin 500 metrelik bir Türk bayrağı rekoru… Ankarada da göklerden paraşütçülerin dalgalandıra dalgalandıra indirdiği 433.5 metrekarelik bir başka Türk bayrağı rekoru…

Tam işte Türke Türk propagandası…

***

Ama aynı zamanda medya, Erzurum, Van, Ardahan dolaylarında, daha ilk karda, bin köy yolunun kapanmış olduğunu da duyuruyor; Bingöldeki depremde, evleri yıkıldığı için çadırlarda oturmak zorunda kalmış olanların, soğuk kış günlerini büyük çaresizlikler içinde geçireceklerini de…

***

Eski zamanlarda sadece Türke Türk propagandası yapmakla yetinilir; kışları Türkiyede kaç bin köy yolunun kapandığından söz edenler, sınıfı sınıfa düşürmek suçlamasıyla, ağır ceza mahkemelerinde süründürülürdü…

***

Hiç enseyi karartmayın. Önümüzdeki 20 – 30 yıl biraz çalkantılı da geçse, Türkiye 21. yüzyılı ıskalamayacak…

Yazar: ÇETİN ALTAN

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>