Rehberiniz-Gemileri yaktı, hayallerine ulaştı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Gemileri yaktı, hayallerine ulaştı” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Gemileri yaktı, hayallerine ulaştı

Afişlerin efendisi Emrah Yücel, başarıyı tüm gemileri yakarak yakaladı. Ailesini, aşkını ve arkadaşlarını arkasında bırakıp hayallerinin peşinden Amerika’ya gitti. Hollywood filmlerine yaptığı afişlerle adını dünyaya duyurdu. İşte Emrah Yücel’in başarı öyküsü…

SAKIP SABANCI’NIN BANA SÖYLEDİKLERİ AKLIMDAN ÇIKMADI

Bir yılbaşı günü arkadaşlarını topluyor, kanepesinden çaydanlığına kadar hepsinin üzerine bir fiyat etiketi yapıştırıyor. “İsteyen istediğini alsın, ben gidiyorum,” diyor. Gemileri öyle yakıyor ki, fena halde âşık olduğu kız arkadaşını bile bırakıyor. Kendini New York uçağına atıyor. Uçak boş; bir ara ona doğru yürüyen bir sima ile göz göze gelip, selam veriyor. Yaşlı bey soruyor “Nereden tanışıyoruz delikanlı?” diye. “Beni tanımazsınız ama ben sizi fark ettim ve selam verdim,” diyor. Sohbet ediyorlar. Neden New York’a gittiğini, neden gemileri yaktığını anlatıyor. Adam onu daha yakından tanımak istiyor, “Yaptığın işleri görebilir miyim?” diye soruyor. Emrah Yücel çantasından bir dosya çıkarıyor. Kendisine uzatıyor, o dosyayı alıp gidiyor adam… Uçak, New York üzerinde alçalırken tekrar yanına geliyor. “Yaptığın işleri beğendim ama bir şeye de çok üzüldüm,”diyor. “Sen bu ülkede büyümüş bir ağaçsın, köklerin bu ülkeden beslenmiş ama meyvelerini vermeye oraya gidiyorsun.” “O adam rahmetli Sakıp Sabancı’ydı. Bu sözü 17 yıl boyunca, dramatik bir dipnot olarak hep aklımda kaldı,” diyor Emrah Yücel. Belki de bu yüzden meyvelerini Türkiye için vermeye çoktan başlamış. Onu ’afişlerin efendisi’ olarak tanıyoruz ama o aslında çok yönlü bir ’görsel iletişim düşünürü’. Sosyal medyada strateji üreten, Türkiye’nin dünyadaki marka değerini yükseltmek için çalışan, Hollywood filmlerinin Türkiye’de çekilmesi için lobi yapan bir ekibin orkestra şefi… Bugün Los Angeles’in merkezindeki şirketinde iş görüşmesine gelen Türk gençlerine soruyor: “Hayalin ne?” Aralarından “Emrah Yücel olmak istiyorum,” diyenler de çıkıyormuş, o zaman yine soruyor: “Peki gemileri yakmaya hazır mısın?”

Amerikan basınında, New York Times’ta, Türkiye’yi anlatan tam sayfa ilanlar çıkıyor. Bunları sizin tasarladığınızı, hatta hangi gün çıkacağına kadar tüm stratejiyi sizin belirlediğinizi öğrendim. Bu büyük bir sorumluluk değil mi?

– Türkiye’nin ABD’deki tanıtımını bir senedir yapıyoruz; sadece Amerika’da değil, Rusya, Ukrayna’da da. Verdiğimiz ilanlarda, özellikle belirli dönemleri seçmeye çalışıyoruz. Kültürel mirasımızın hem tarihsel boyutuyla hem de modernlik boyutuyla yönetilme

– Türkiye olarak dünyada marka algısında feci bir yerdeyiz. Turizmde destinasyon olarak yedinci sıradayız. Turizmden para kazanan ülkeler sıralamasında dokuzuncu sıradayız. Buraya kadar rakamlar fena değil. Peki ülkelerin marka sıralamasına bakalım… Maa

BURUN TASARLAMAMI İSTEYEN OLDU!

– Turkey90.com sizin için ’Emrah Yücel; Türk zekası, Avrupa entelektüelliği ve Amerikan pazarlama stratejilerini özgün bir bileşimini bünyesinde barındırdığı için bu kadar başarılı olabildi,’ diyor.

– Kafasının gizli bölmesinde planlar olan, içten hesaplı insanlarla iş yapmam. Buna karşın hayata hümanist bakanlardanım. Başlangıçta herkese güvenir ve 100 puandan başlatırım.

– Başkaları için dert olmayan şeyler benim aklıma takılabilir. Kanepenin yanlış duran minderi, bir içkinin ayarı kaçmış içindeki karışımı gibi. Bir arkadaşım burnundan şikayetçiydi, ona burun tasarlamamı istedi (gülüyor). Doktor da aynı burnu ona yaptı…

– 50 yaşında ne yapıyor olacaksınız?

– 30’lu yaşlarımda son derece kişisel hayallerim vardı. 40’lı yaşlarda kurumsal hedefler öne geçti. Sınırları çok iyi çizilmiş ve birbirine entegre birkaç şirket kurup, onları da olmaları gereken yere getirmeye çalıştık. Bu süreçte takım çalışmasını öğren

DOKTOR MEHMET ÖZ NEW YORK VALİSİ OLACAK

– Ben bir orkestra şefiyim. Bir kemancı olarak başlayıp, kemanı çok iyi çalıp, zaman içinde de orkestrasyon becerilerini geliştirerek, bir iletişim orkestrası şefi oldum. İsviçre çakısı gibi algılanıyorum (gülüyor). İsviçre çakısının birçok özelliği vardı

– 10 yıl önce Emrah Yücel’in beyni nasıl çalışıyordu, şimdi nasıl çalışıyor?

– Olgunlaştım… 44 yaşındayım ve genel fotoğrafı daha net görüyorum. Ama entelektüel üretim açısından bir erkeğin en verimli çağının aslında 60-65 olduğunu düşünüyorum. O yaşlarda işinin gurusu oluyorsun.

– 17 yıldır Los Angeles’ta yaşıyorsunuz. Amerikan vatandaşı oldunuz mu?

– Hayır, ben Amerikalı değilim. Yasal olarak da Amerikalı değilim. Amerikalı olmamayı tercih ettim. Hâlâ her yere vize alıyorum ve bundan da gurur duyuyorum. 2008’de Amerika’da zor bir yıl atlattık. Ciddi bir ekonomik kriz yaşarken hep şu istatistiki bilg

Yazar: Tuluhan Tekelioğlu

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir