Rehberiniz-Füsun önal ile yaşamak ve başarmak sanatı üzerine

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Füsun önal ile yaşamak ve başarmak sanatı üzerine” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Füsun önal ile yaşamak ve başarmak sanatı üzerine

FÜSUN ÖNAL İLE YAŞAMAK VE BAŞARMAK SANATI ÜZERİNE

Merhaba turkey90’ciler.

Bu ayın konusu Füsun Önal. Sizden aldığımız bazı sorulara kendimiz de birkaç soru katarak Füsun hanıma sorduk. O da çok iyi şekilde yanıtladı. Kendisine teşekkür ediyorum.

Gezmeyi seven turkey90cilere Füsun Önal’yn “Var mısın Benimle Uçmaya” adlı kitabını özellikle tavsiye ediyoruz. Yazarın diğer kitaplarıyla ilgili de www.ideefixe.com dan bilgi alabilirsiniz.

Füsun hanımın yazılarına www.mahmure.com adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca kendisi ile doğrudan iletişim kurmak isteyen turkey90.com üyeleri için, kendisinin izniyle, aşağıda (röportajın sonunda) mail adresini yayınlıyoruz. Ona sorularınızı, doğrudan kendiniz de sorabilirsiniz.

>>>> Dünyayı gezmiş kişilere ilk sorulan soru “hayatın anlamını bulabildin mi?” seklinde oluyor. Biz de size sormak istiyoruz, sizce hayatın anlamı nedir? yada söyle soralım, hayat neyden yapılmıştır?

FÖ> Benim için hayatın anlamı gezip, görmek, gördükçe zenginleşmek, değişik insanlar tanımak, onlardan bir şeyler öğrenmek, öğrendikçe bilgilenmek , bilgilendikçe daha da zenginleşmek…… Bunları yaptıkça hayatımın git gide daha çok anlam kazandığını fark ederim.

Bütün bunları yapabilmek için tabii ki sağlıklı olmak şart.

Ve tabii cepte biraz da para olması gerek.

>>>> Füsun Önal ismi neşe, canlılık ve kahkaha ile özdeşleşmiş durumda. Çok sayıda üyemiz bunu sırrının ne olduğunu sordu. Yaşama sevincinizi içinizde nasıl üretiyorsunuz? Enerjinizi emen çevresel negatif unsurlara karşı kendinizi nasıl koruyabiliyorsunuz?

FÖ> Bu soru müziğe başladığım ilk yıllarımdan beri hemen her TV ve radyo programında sorulur. Hani neredeyse bu soru sorulmazsa bozulacağım:))))))

Bu sorunun bende “klasik” bir cevabı var. Onu burada da tekrarlıyorum:

Et ürünlerinden uzak yaşayan bir vejetaryenim. 11 yıl önce sigara içmeyi bıraktım. İçkiyle ve gazlı içeceklerle başım hiç hoş değil. Bahçeyle uğraşırım.Hayvanlarla haşır neşirim. Bol bol yürürüm.

Bu tarz bir yaşamı seçtiğim için de, hayatın utanmazlığına, zorluklarına, acımasızlıklarına rağmen, içimin bir köşesinde daima sakladığım küçüklü, büyüklü sevinçler vardır.

Sevgi arsızıyımdır. Başkası gibi olmaya asla çalışmadım. Daima kendim gibiyimdir. Okulda ki Füsun neyse sahnede ki Füsun da odur. Ayrıca, çocukluğumdan beri hiç aşksız sevgisiz kalmadym:))))

Bütün bunlar bir araya gelince de enerjim had safhaya çıkar.

Daima yanımda olduklarını bildiğim “gerçek arkadaşlarımla” ve sevgilimle birlikte ve ailemden kopmadan sade bir yaşam sürdürdükçe, çevremi sarıp sarmalamış olan negatif unsurlara karşı da kendimi korumuş olurum.

>>>> Hangi yabancı dili biliyorsunuz? Yabancı dilini geliştirmek yada bir yabancı dil öğrenmek isteyen gençlere neler öneriyorsunuz?

FÖ> TED Ankara Koleji mezunuyum ve Ankara Üniversitesi DTCF İngiliz Edebiyatı bölümünde okudum.

Seneler boyunca, tamamı İngiliz hocaların verdiği sıkı bir eğitim aldığımdan, ailemin maddi, benim manevi emeklerimi boşa çıkarmamak ve iyi öğrendiğim dili unutmamak için İngilizce bilen arkadaşlarımla aramızda İngilizce

konuşuruz. Çeşitli İngilizce kitaplar okurum. Beynimde tercüme ederim.

Çevremde ki olayları İngilizce düşünmeye çalışırım. Unuttuğum ya da bilmediğim kelimeler için hemen bilgisayarımın yanında duran lügate baş

vururum.

90’lı yıllarda ki Fransız erkek arkadaşıma, İngilizce’nin dışında onunla kendi dili ile konuşabilmek için, okuldayken kendi kendime çok az öğrendiğim Fransızca bazı bilgilerimi genişleterek, kendi kendime çalıştım. Bazılarını

arkadaşlarıma sordum. Hala da sorarım. Sormak ayıp değil, öğrenmemek ayıptır. Öğrenmenin de yaşı başı yoktur.

Bu söylediklerim, sanırım yabancı dil öğrenmek isteyen genç arkadaşlarıma bir şeyler anlatıyordur.

>>>> Dünyayı gezmek isteyen bir sürü insan var. Onlara ne önerirsiniz? Bu hayallerini nasıl gerçekleştirebilirler?

FÖ> 2000 yılında yazdığım “Var mısın Benimle Uçmaya” adlı anılarımla süslediğim gezi kitabımda, iyi bir gezgin olmanın püf noktalarını yazmıştım Genç arkadaşlarıma bu kitabımı okumalarını tavsiye ederim. Kitap, gezmek

isteyenlere bir rehber kitap gibi oldu. Bir nevi “Yol kılavuzu” da diyebiliriz…

Benim dünyayı gezmek isteyenlere: En fazla bir bavul, bir çantayla yola koyulup, havayolu şirketlerinin indirim yaptığı zamanlardan yararlanarak, ucuz bilet almalarını, gittikleri ülkelerde bol bol yürüyerek her yeri ve her şeyi daha iyi ve yakından görmelerini, gittikleri ülkelerden tren ve otobüse binerek civar ülkelere ucuz yolculuk yapmalarını, böylece bir gidiş-geliş uçak biletiyle başka ülkeleri de görmelerini öneririm.

Ayrıca, iyi bir gezgin çok fazla uyumaz.

Benim seyahatlerde uyguladıığım şeylerin özeti: “Az uyumak, çok yürümek, baktığı yerleri iyice görmek”tir…..Çünkü bakmak ve görmek çok farklıdır.

Ancak “görerek” zenginleşebilirsiniz ve iyi bir gezgin olabilirsiniz. İyi bir gezgin, kolay kolay yorulmaz. Sonra benim öyle çok yıldızlı-pahalı otellerle işim olmaz. Üç yıldızlı harika oteller vardır. Otellerimi de daima şehir merkezinde seçerim. Bunu da herkese öneririm.

Tabii önerecek çok şey var ama dediğim gibi benim “Var mısın Benimle Uçmaya” adlı kitabımı okusunlar. Hem eğlenirler, hem de oturdukları yerde pek çok yer gezerken, pek çok da bilgi edinebilirler.

>>>> Genç ve amatör yazar adayları yazılarınızı nasıl yazdığınızı ve onlara “yazar olmak” için önerilerinizi soruyorlar. Onlara neler tavsiye edersiniz?

FÖ> Yine aynı şeyi tekrarlayacağım. Baktıkları her şeyi çok iyi görmeliler. Gördüklerini beyinlerine iyice kaydetmeliler. Çok iyi birer gözlemci olmalılar.

Tabii, yazarın yazın tarzı da çok önemli.

Aziz Nesin bana“Edebiyat yapmaya özenmeden, konuşur gibi yazıyorsun. Bu da kitaplarının canlı ve kolay okunur olmasını sağlyyor. Ayrıca, çevrende olup bitenleri iyi gözlüyorsun ve bunu sıcak bir anlatımla okuyucuya aktarabiliyorsun” derdi..

Bence Aziz beyin bana dedikleri yazar adaylarına bir anahtar olabilir.Kolay okunabiliyor olmak çok önemli. Zira öyle yazarlar var ki, okurken insan azap çekiyor!!! Anla anlayabilirsen!…..

Çok satmak, ille de çok iyi yazan bir

yazar anlamyna gelmiyor.

>>>> Güçlü olmak ile iyi olmak arasynda bir seçim yapsaydınız, hangisini seçerdiniz?

FÖ> İyi ve güçlü bir insan olmayı seçerdim:))))))))

>>>> Başarılı olmak isteyen ama bunu nasıl yapabileceği konusunda bilgisi olmayanlara neler önerirsiniz?

FÖ> Başarılı olmak insanlara öğretilmez ki…. İnsanın içinde bu arzunun küçük yaşlardan itibaren filizlenmeye başlamış olması gerekir. Ağır kanlılıkla üşengeçlik ve tembellikle başarı kazanılmaz. Sonra düşünceyi aktif tutmak, bedeni de canlandırır. Canlı beden ve canlı düşüncenin yardımıyla, öğrenme arzusunu da birleştirebilenlerin, başarı yolunda ilerleyeceklerini düşünüyorum.

>>>> Aziz Nesin’i tanıyan birisiniz. Sizce Aziz Nesinin başarısının sırrı neydi?

FÖ> Aziz Nesin’i ölümünden 5 yıl önce, ilk kitabımı yazdığım yıl tanıdım. Beş yıl boyunca aramızda çok yakın bir dostluk oluşmuştu. İlk beş kitabımın yazılışı

sırasında beni eleştirdi, yüreklendirdi, yol gösterdi. “ASLINDA HÜZÜNDÜ HEPSİNİN YAŞADIĞI” adlı kitabımın adını koydu. Birey olarak ondan çok şey

öğrendim. Onu tanımış olmanın mutluluk ve gururunu her zaman içimde taşıyacağım.

Aziz Nesin,. o ciddi görünümünün ardında müthiş esprili, son derece zeki ve akıllı ve yaşından çok daha genç düşünen biriydi. Çok iyi bir gözlemciydi.

Yaşadığı toplumu oluşturan bireyleri iyi tanıyordu. Ülkesinin insanlarının ne istediğini çok iyi biliyordu.

Gözlemlerini kıvrak zekasıyla birleştirip, kitap okuyucusunun ve tiyatro seyircisinin dudaklarına tebessüm yerleştirerek, kahkaha attırarak ya da “Evet. Aynen benim içimdekileri söylüyor” dedirterek, mesajlarını halka

aktarmayı, onlara yol göstermeyi, yüreklendirmeyi çok iyi biliyordu.

O bir dünya adamı ve dünya aydınıydı. Onu arıyor ve özlüyorum…….Sizin kanalınızla da tüm site ziyaretçilerine güneş gibi parlak, doğa gibi

bereketli, okyanuslar kadar engin mutluluklar diliyorum…..

FÜSUN ÖNAL

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir