Rehberiniz-Filmden etkilendi, ‘hayat’ının romanını yazdı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Filmden etkilendi, ‘hayat’ının romanını yazdı” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Filmden etkilendi, ‘hayat’ının romanını yazdı

İzlenme rekorları kıran Issız Adam filminde tek göz yaşı damlası dökmediği için en keskin eleştirilerin hedefi oldu. “Duygusuz adam” eleştirileri ruhuna öyle tesir etti ki ne kadar duygusal olduğunu kanıtlamak için kendini anlatan bir roman kaleme aldı…

ISSIZ ADAMI İZLEDİ, KENDİ ROMANININ KAHRAMANI OLDU

Issız Adam filmini izledi, çıkışta ağlamıyor diye arkadaşları onu duygusuz olmakla suçladı. “Öyle bir hikaye anlatmalıyım ki ne kadar duygusal bir adam olduğumu herkes görsün” diye yola çıktı ve As Maça adlı kitabı kaleme aldı. Senarist Selim Çiprut, ilk romanında kendisi ve üç arkadaşının 1983’ten beri süren öyküsünü anlatıyor.

‘Her insanın hayatında onu mucizelere götüren bir ss maçası vardır. Siz, o as maçayı bulamayacağınızı düşünseniz de emin olun o sizi er ya da geç mutlaka bulacaktır’ diyor kitabında Selim Çiprut… Süpürrr, Ayakta Kal filmlerinin, Deli Dolu ve Üç Tatlı Cadı dizilerinin senaristliğini yapan, şimdi ise ilk romanı As Maça’yı kaleme alan çeken Çiprut, romanında 1983 yılında Saint Joseph Fransız Lisesi’nde tanışan 11 yaşlarındaki dört erkek çocuğun dostluklarının 2012 yılına kadar nasıl sürdüğünü anlatıyor. Farklı kişiliklere sahip arkadaşların, hayatın zorluklarına karşı omuz omuza dimdik ayakta durmalarını ve birbirlerinden nasıl vazgeçemediklerini belirten Çiprut, romanına kendi hayatından da gerçek hikayeler eklediğini söylüyor.

HERKES AĞLIYORDU, AĞLAMAYAN BİR BENDİM

Dizi ve film senaristi Çiprut, romana başlamadan önce öyküler kaleme alıyordu. Bunları da yayımlamayı hiç düşünmedi. Bazılarını senaryolaştırdı ama kitapta toplamak aklına bile gelmemişti. Ta ki bir arkadaşının ‘Hikayelerin çok güzel, neden bir roman yazmıyorsun?’ diyene kadar… Çiprut, kitap fikrine sıcak bakarken o dönem vizyona giren Issız Adam filmine gittiğini, o film sonrasında roman yazmaya kesin karar verdiğini söylüyor: “Filmden çıktığımızda baktım herkes ağlıyor, ağlamayan bir benim. Hatta onlarla dalga geçince bana tepki gösterdiler. ‘Ne ruhsuz adamsın! Duygu yok sende’ diye. Sonra gece yarısı kalktım ve onlara inat ne kadar duygulu ve ruhu olan bir adam olduğumu ispatlamak için beş sayfalık bir hikaye yazdım. Sabah eşime ve arkadaşlarıma okuttuğumda herkes çok beğendi. Sonrasında zaten bu hikayeyi kitap haline getirmeye karar verdim. Yaklaşık 32 gün içinde romanı bitirdim.”

DOKTOR SHEPHERD’TAN ETKİLENDİM

Kitabı yazarken yaşadığı olaylardan beslendiğini, hatta romandaki dört arkadaşıyla halen görüştüğünü anlatan Selim Çiprut, romanda geçen arkadaşlarıyla lise döneminde yaşadıklarının, annesinin vefatının, evliliğinin dahi her şeyin gerçek olduğunu söylüyor: “Anneme büyük saygım vardır, çok severdim onu ve kitapta da onunla ilişkimden ölümüne kadar her şey doğru. Tabii belli bir yerden sonra da olay kurguya dönüyor. Yani ben işletme mezunuyum ama kitapta işletme okumayıp, tıp okusaydım ne olurdu onu gördüm.”

Kitabının kurgusunu 1998’de çekilen Rastlantının Böylesi-Sliding Doors’a benzediği yönündeki sorumuza Çiprut, filmden etkilenmediğini, kitapta bambaşka bir hikaye anlattığını vurguluyor: “Ben sadece işletme yerine tıp okusaydım ne olurdu diye düşünüp yazdım. Ayrıca kendimi doktor olarak gördüğümde kitapta, asla doktor olmak istemediğimi anladım. Tamam doktorlar çok özel insanlar. Yeri geldiğinde verdikleri kararların çok kişinin hayatını, hatta kendi aile hayatını bile değiştirdiğini düşündüğümde iyi ki doktor olmamışım diye düşündüm. Kitabı yazarken Grey’s Anatomy dizisindeki Dr. Shepherd’tan esinlendim. Tıpkı onun gibi kitaptaki Selim de bir beyin cerrahı.”

Senaryosu bile hazır

KİTABINI yazmadan önce senaryosunu da yazıp bitiren Selim Çiprut, romanının dizi ya da film olursa çok mutlu olacağını söylüyor: “Kitap yarın öbür gün ses getirirse senaryosu hazır. Ben tabii ki film olmasından yanayım ama yapımcılar dizi yapmak isterse de olabilir tabii. Çünkü hikaye çok güzel. Etrafımdan da güzel tepkiler alıyorum. Hatta ağlayanlar bile var aralarında. Şunu da belirteyim ki özellikle kadınlar tarafından büyük ilgi görüyor. Ayrıca hep kendi romanımın kahramanı olmak istemiştim. As Maça ile bunu gerçekleştirdiğim için mutluyum. Tabii ki herkesin yaptığı işten bir beklentisi vardır ama benim için kendi adımı ve annemi ölümsüzleştirmiş olmak daha önemliydi.”

Yazar: Hale Ceylan Barlas

Kaynak: http://www.stargazete.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>