Rehberiniz-Facebook’tan alınacak dersler

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Facebook’tan alınacak dersler” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Facebook’tan alınacak dersler

Geçen pazar “o konuyu mu, bu konuyu mu yazsam” diye düşünürken oğlum imdadıma yetişti. “Facebook filmini (the Social Network) yazsana” dedi. Tam da senin konun. İnsan kaynakları ağırlıklı bir film… Üstelik Oscar alması bekleniyor.

Haklıydı…

Facebook’un öyküsü, yüzyılın başarı öyküsüydü. Dünyanın en çok kullanılan birkaç markasından biriydi. 500 milyon üyesi vardı. Dünya nüfusunun altı milyar olduğu düşünüldüğünde ve okul öncesi çocuklar ile 75 yaşın üzerindeki yaşlılar dışarıda bırakıldığında yaklaşık her sekiz, dokuz kişiden biri Facebook’a üyeydi.

Peki kurucusu Mark Zuckerberg neyi yakalamıştı?

Doğal olarak film bunu anlatıyor.

Hem de çok iyi anlatıyor. Senaryo, kitaba dayalı olsa da çok sağlam. Dialoglar zekice. Sahneler çok iyi örülmüş. Müzik ve oyunculuklar da…

Ben oturup bu filmden “iş dünyası ve insan kaynakları” alanında neler öğrendiğimi alt alta sıraladım. On madde çıktı.

1. İYİ BİR OKULUN HAVASI BUSINESS AÇISINDAN VERİMLİDİR: Zuckerberg malum Harvard öğrencisi. Okulun farklı bir havası var. Zengin ve yüksek statü sahibi bir babanızın olması okul yönetimi açısından önemli değil. Dekan, öğrencinin arkasında duruyor.

2. BAŞKALARININ HAYATI HER ZAMAN İYİ SATAR: Hem de beklenin çok ötesinde bir satış getirebilir. Zuckerberg’in yakaladığı da bu. “Kişinin, birlikte olduğu birinin var olup olmadığı” hakkında bile bilgi veren bir sosyal ağın tutmaması mümkün değil.

3. REKLAM HER ZAMAN İŞE YARAMAZ. PAZARLAMA İÇİN HER ZAMAN BÜYÜK BÜTÇELER GEREKMİYOR. Reklamın geri tepeceği durumlar da pekala olabilir. Nabster’in kurucu ortağı, Zuckerberg’e önemli bir öğüt veriyor: “Sakın reklam verme. Bu işin masumiyetini bozar. ” Facebook reklam ve pazarlama bütçeleri olmadan doğuyor ve çok kısa zamanda büyüyor.

4. İŞİ İLK AKIL EDEN OLMAK HER ZAMAN İŞE YARAMIYOR: Hatırlarsınız, 1980’li yılların başında ilk video film kasedini Philips yapmış ama henüz ticarileşmeden Japonlara kaptırmıştı. Benzer bir hiyaye de burada var: Facebook’u sadece Harvard’da kullanmak için bir ağ olarak düşünen iki kardeş, bunun nasıl dünya çapında yaygınlaşacağını öngöremiyorlar.

5. SİZE AYAK UYDURAMAYAN KİŞİDEN AYRILIN. YANINIZDA HER ZAMAN AKILLI KİŞİLER OLSUN: İyi bir arkadaşınız var. İşi birlikte bir yere kadar getirdiniz. Ama bundan sonrasi yürümüyor. Sizin gibi yetenekli değil. Ne yaparsınız? Arkadaşınızı mı yoksa geometrik bir hızla büyüyen şirketinizi mi tercih edersiniz?

6. PARA VE STATÜ’NÜN GÜCÜ ÖNEMLİDİR AMA HER ZAMAN BELİRLEYİCİ OLMAZ: Bizim yaptıklarımızı çaldı diye Zuckerberg’i mahkemeye veren zengin ve güçlü bir babanın çocukları olan iki kardeş bu işi ileri götürebilecek kapasiteden yoksunlar. İş onlara kalmış olsaydı, Facebook bugün sadece Harvard öğrencilerinin bilgisayarlarında vardı. Babalarının statüsünü sonuna kadar kullandılar ama başarılı olamadılar.

7. GLOBALLEŞME O KADAR HIZLI Kİ BULDUĞUNUZ ÜRÜN İKİ-ÜÇ YILDA BÜTÜN DÜNYA TARAFINDAN TANINABİLİR: Uzun sözün kısası, ürününüz iyi ise dünyada sınır yok.

8. ÇOK KÜÇÜK MAKYAJLAR BAZEN İŞE YARAYABİLİR: The Facebook mu, yoksa sadece “Facebook” mu. Bir “The”yi kaldırmak ürünüzün şansını artırabilir.

9. YAKINLARINIZA YETKİ VERİRKEN DİKKATLİ OLUN: Çok iyi bir arkadaşınız var ama ona hukuki sorumluluk verirken bir kez daha düşünün. Basit bir intikam hırsıyla bile herşeyi bir anda yok edebilir. Size sadece şaşırmak kalır.

10. AVUKATSIZ HAREKET ETMEYİN: Hele karşı tarafın güçlü avukatları varsa… Kurtlar sofrasına asla yalnız gitmeyin.

Zuckerberg filmi beğenmemiş. Gerekçesi de kendisine haksız ithamlarda bulunulduğu… :“Facebook’un kuruluş öyküsü kızlarla birlikte olmak ve sosyal bir çevre istemem gibi basit bir nedene indirgenmiş.”

Bir magazin notu: Peki Zuckerberg’in filmi beğendiği bir yanı var mı? Evet. “Giysilerim çok iyi taklit edilmiş. Gerçekten hepsi benim giydiklerim” diyor.

Peki film gişe yaptı mı? Hayır. ABD’de yılın en iyi gişe yapan filmlerin arasında 28. sırada bulunuyor.

Ama siz ne yapın yapın bana güvenin ve filmi izleyin. Oscar adayı olacağı için ikinci kez vizyona gireceğini düşünüyorum.

Ve DVD’si çıkmak üzere olmalı.

Son bir hatırlatma: Zuckerman, geçtiğimiz hafta, Time dergisi tarafından “yılın adamı” seçildi.

Yazar: Aydın Demirer

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir