Rehberiniz-Evlilikte de tiyatro oynayın ..

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Evlilikte de tiyatro oynayın ..” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Evlilikte de tiyatro oynayın ..

Son günlerde seyrettiğim en güzel oyun olduğunu söylemeliyim. ’Altı Haftada Altı Dans Dersi’ yalnız yaşayan geçkince bir kadının, evinde dans dersi alma serüvenini anlatıyor. 2 saat boyunca sizi nefis bir metin eşliğinde, eşsiz müziklerin ritmiyle bambaşka dünyalara götüren oyunu kendini ödüllendirmek isteyen herkes görmeli. Sesi, fiziği ve hiç yaşlanmayan ’bacaklarıyla’ hem gözünüzü hem gönlünüzü okşayan Nevra Serezli sohbetine hoş geldiniz.

Oyun hemen ses getirdi, kapalı gişe oynamayı bekliyor muydunuz?

Seyirci mutlaka beğenecektir diye düşünmüştüm ancak bu kadar kısa zamanda kapalı gişe olacağını tahmin edememiştim açıkçası.

Çok basit ve zarif bir teksti var oyunun, konusu da çok iddialı değil…

Haklısın, bir sentez ortaya çıkarmıyor. Bilinmeyen bir konuyu anlatmıyor. Bence başarısı komediyi geçiştirirken dramatik unsuru kullanması ve dramdan komediye geçebilmesi. Güldürürken bir anda hayatın gerçeğine döndürüyor.

Cihan Ünal’a çok şaşırdım; dedikodu yapalım haydi. Dördüncü Murat’a bakın neler yapıyor dedim kendi kendime…

Cihan çok çalışkandır, sonuna kadar gideriz. Şimdi Cihan sahnede çalışmaya başlamıştır bile. Önceden tap dans dersi almış ama oyun için aylarca çalıştık. Ben zorladım oynaması için. Başta sadece yönetmek istedi ama ben söyleyince beş dakika düşündü, aramıza kimseyi almayalım dedik.

En zor şartlarda oynadığınız oyununuz hatırlıyor musunuz?

Komediydi. Annemin ölümünü öğrenmiştim. ’Acaba Hangisi’ diye bir oyun oynuyorduk; Doktor, Metin yerine yanlışlıkla beni aramış ve söyleyiverdi öldüğünü. O gün iki oyun var, anlatamam size ne kadar zor oldu oynamak.

ACIMIZI YAŞAYALIM

Şov ille de devam mı etmeli?

Bence etmemeli, Metin’in de annesi ölmüş ve her gün ağladığı oyunda annesini kaybettiği gün ağlayamamış. O kadarını anlayamıyorum. Katı bir kural bu. Bırakın biz de acımızı yaşayabilelim.

Sizi en çok hangi oyunlar etkiledi?

Müzikallerden çok etkilenmişimdir… Dünyanın her yerinde müzikaller çok derinliği yokmuş gibi, basitmiş gibi gösterilir oysa o dansla, müzikle, oyunculukla ve o keyifle müthiş yükselirsiniz. Zaten Amerikan Kız Koleji’nde ilk kendimi tanıtmam ’My Fair Lady’ müzikali ile olmuştu.

Hangi yıldı?

1965, okul bitirme oyunuydu. İngilizce oynamıştık. 40 – 45 yıl oldu, herkes hala hatırlar o rolümü. ’Çılgın Sonbahar’ da etkilemişti beni, oyunu seyreden kadınlar kulise gelip ’bu oyunu önceden seyretseydik evliliğimizi kurtarırdık’ demişlerdi.

Aldatma hikayesi miydi?

Koca karısını genç kadınla aldatır, kadın da güzelleşip kocasını delirtir. ’Yüzsüz Zühtü’, ’Nalınlar’, ’Silvia’ hepsi nefistir. Anlar vardır, o anı hatırlarsın. Pür dikkat seni izlerler, nefes almadan. Belki de bu tatminle oynarız. Etkileme sanatı işte. Mendiller çıkınca ’oh’ diyorum, duyguyu geçirdik.

Komedi oynayan en güzel kadın oyuncu sizsiniz herhalde…

Komedi oyunculuğunun güzellikle çirkinlikle bir alakası yok bence. Komedi zamanlama meselesidir. Lafını zamanında gerekli tonda söyleyebilirsen; şişman, zayıf, güzel, çirkin fark etmez. Tabii tekst de yardımcı olacak. Kabarelerde tiplemeler yaptım, peruk ve ayakkabı değiştirip başka tiplere girdim. Oyunda makyaja, kostüme, saça inanırım.

Başarınızdaki en büyük şans faktörü nedir?

Hep büyük hocalarla çalıştım. ABD’de bursla 1 yıl drama ve modern dans okudum ve üniversitelere müracaat etsem de tiyatrodan burs kazanamadım. Sonra LCC’nin tiyatro kurslarına yazıldım.

Kimlerden ders aldınız?

Seyit Mısırlı, Haldun Taner, Melih Cevdet Anday, Müşfik Kenter, Yıldız Kenter, Ayla Algan, Haldun Dormen…

Saygı duruşunda bulunmak istiyorum müsaadenizle.

Eh yani… Bütün yıl çalıştık, o senenin sonunda Haldun Dormen bana ’Bu yaz piyesimiz var Ayfer Feray oynayamıyor, sen oyna’ dedi. Zaten ABD’de okuyup dönseydim de Haldun Dormen tiyatrosunda çalışmayı hayal ediyordum. Adımımı attım başrol oynadım, beyaz dizi senaryosu gibi. Karşımda Haldun Dormen, Nisa Serezli, Turgut Boralı, Erol Keskin, Suna Keskin…

Sonra?

Genco Erkal’ın teklifiyle birlikte Ankara’ya gittik oynamaya. Nereden böyle bir diploma alabilirsin? Arkasından Devekuşu Kabare’de Zeki, Metin ve Ahmet Gülhan’la çalışıyorum.

Bu isimlerden yakın olduklarınız var mıdır?

Hepsiyle yakındık, Yıldız Kenter’le altlı üstlü oynardık.

Yıldız Kenter’den öğrencileri çekinerek bahseder?

Yooo, dünya tatlısıdır. Ben de öğrencisiyim. Karşılıklı oynarken de kuliste de şekerdir.

Kız öğrencileri seçerken bacaklarına bakarmış?

Elbette bakar, sahnede düzgün olmak zorundasınız. Sporunuz ve gıdanız önemlidir.

OYUN İÇİN DİYET

Oyun için diyet yapıldı mı?

Sigarayı azalttım. Kuru kayısı gibi enerji veren gıda takviyeleri verdi doktorum. Tık nefes olmadan bitiriyorum, iki saat dans ediyoruz neredeyse.

Oyuncu olmak isteyenler bu zorlukları biliyorlar mı?

Oyuncu olmak isteyenlere ’en son seyrettiğin iki piyesin adını ver’ diyorum. Üç piyes, film sayar, okuduğu kitapları söylerse ciddiye alıyorum. Oyunculuğu iyi para getiren bir iş gibi görüyorlar.

Rolünüzü nasıl çalışırsınız?

Önce kadını hayal ederim, ailesini düşünürüm. Ne okumuş, nerelerde yaşamış, o vücut diline yansır. Bunları yakalarsan tipi çıkartırsın. Kendi içindeki duyguları keşfedip yansıtabilmek, karaktere yürekten inanmak önemli. Bu oyunda karakterlerimize inanıyoruz ve öyle oynuyoruz.

Kostümleriniz ve dekorunuz da çok başarılı?

Gencay Gürün’ün başarısı, detaylara dikkat eder. Bir oyun için Fransa’dan alışveriş poşeti getirtmişti.

Genç yaşta başarı, evlilik, iki çocuk nasıl becerdiniz?

Annem çok yardımcı oldu bana. Ben de disiplinli ve planlıyımdır.

Metin Serezli nasıl bir kocadır; mutlu evliliğin sırrı nedir?

Bence büyük şans, iki insanın denk düşmesi. Tamamlayıcı unsurlar lazım. Kafa yapısı, dünyaya bakış açısı önemli. Şimdi aileyi geçindirmek de zor. Erkeğin eve yardımcı olmaya zorlanması evliliği zorluyor. Kadın çalışsın çalışmasın yemeği erkeğin önüne koyardı. Kızlar kocadan yardım istiyor, bu erkeği yıpratıyor. Küçük detaylar önemli, kocalar kapıyı çalıp eve çiçekle girse hangi kadının yüreği çarpmaz. Evlilikte de oynamak lazım.

Sahnede ben olsaydım

Şimdi bir müzikal yapılsa kim oynayacak?

Şimdiki gençlerden müzikle uğraşan çok başarılı isimler var, oyunculuk koçlarıyla çalışırlarsa başarırlar. Oyunculuk koçu yeni çıkan bir şey zaten, eskiden var mıydı?

Yok muydu?

Yoktu tabii, ne demek biri sana nasıl oynayacağını söyleyecek? Oyuncu olmayanın sahnede ne işi var ama dizlerde oyuncu olmayanlar rol alınca ortaya çıkan bir meslek oldu.

Başka oyuncuların yeteneğini kıskandınız mı hiç?

İyi bir piyes yakaladılarsa kıskanırım ama kişisel değil. Sahnede ben olsaydım duygusu hiç geçmez. Yaşımız ilerlediği için genç rolleri kıskanır oldum. Ben şanslıydım hep güzel roller oynadım. Hep bana sosyetik ve havalı, komik kadın rolleri geldi. Bir kez köylü kadın oynadım ama seyirci pek yakıştırmadı bana. Ama ben bayıldım ve çok da iyiydim. Beni öyle görenlere inandırıcı gelemedim.

Yazar: ELİF AKTUĞ

Kaynak: http://AKŞAM

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>