Rehberiniz-Endişe değil yanlış tavır kaybettiriyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Endişe değil yanlış tavır kaybettiriyor” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Endişe değil yanlış tavır kaybettiriyor

Endişenin bugüne kadar olumsuz yanları üzerinde duruldu. Ancak bilim adamları endişenin negatif yüzü kadar pozitif yüzü olduğuna dikkat çekiyor. Endişe durumunda hangi yüzünün ortaya çıkacağını ise tavırlarınız belirliyor. İşte Time Dergisi’nde yer alan kapsamlı analiz…

ENDİŞEYİ NASIL ALT EDERSİNİZ?

Endişe sizi felç de edebilir, daha hızlı hareket etmenizi de sağlayabilir. Bilimdeki yeni gelişmeler endişeyi nasıl lehinize çevirebileceğinizi gösteriyor. Amerikan dergisi Time bu haftaki kapağına endişenin iki yüzünü taşıdı

Özel hayatımız, işimiz ya da gün içinde karşılaştığımız küçük zorlukların neden olduğu endişe ve stres bizi yiyip bitirebiliyor. Bazen de başarısız olma korkusunun verdiği endişe, sıra işin başına geçmeye geldiğinde o ana kadar ulaşamadığımız bir performansı sergilememizi sağlayabiliyor. Endişe ve stres bozukluğu üzerine yapılan çalışmalardaki yeni gelişmeler endişeyi nasıl kontrol edebileceğimizi ve faydalı tarafını nasıl öne çıkarabileceğimizi ortaya koyuyor.

Maryland Endişe ve Stres Bozukluğu Enstitüsü’nün direktörü Sally Winston, “Tahmin edilemeyen, kesin olmayan ve kontrol edilemeyen durumlar otomatik olarak endişeyi körüklüyor. Endişe, iç ya da dış tehdidin sinyali oluyor” diyor. Endişe, ilk çağlardan bugüne dek insanların tehlikelerden kaçınmasını sağlıyor. Bu nedenle stresle savaşmak her zaman doğru bir hareket olmayabiliyor, bazen onu kucaklamak gerekiyor. Strese neden olan hormonlar doğru ölçüde olduğunda, duyuları harekete geçme güçlü uyarıcılar haline geliyorlar.

Çan eğrisi gibi

Stres ve performans arasındaki ilişki bir çan eğrisine benziyor. Tansiyon ve endişe arttıkça performans kalitesi de artıyor. Eğrinin zirvesine varıldığında ise duyular alarma geçiyor, öğrendiğimiz her şeyi mükemmel bir şekilde hatırlıyoruz. Bu noktadan sonra inişe geçiliyor. Kilit nokta ise endişeyi yok etmek değil, onu nasıl kontrol edeceğini, keskin bir iniş yerine ara ara frene basmayı öğrenmek. Buradaki sorun ise endişe sistemimizin modern dünyaya uygun olmaması. İnsanların iç güdüleri öldürücü vahşi hayvanlarla dolu bir orman ile insanlarla dolu bir konferans salonu arasında ayrım yapamıyor. Bu ayrım yapılamadığında ölümcül olmayan durumlar da bile bizi tüketecek ölçüde endişe duyuyuyoruz. Gün içinde sürekli baskı ile karşılaşmak da bunun ardı arkasının kesilmeyeceği duygusunu vererek kilitlenmemize yol açıyor.

Çözüm sorunun içinde

Şiddetli endişe sorunu ile yaşayanlar için çözüm, bu soruna neden olan sistemin içinde yatıyor.Endişe devreleri beynin duygusal ve algısal alanlarını bağladığı için kendimizi endişe seviyesini belli bir noktada tutabilecek şekilde eğitmemiz mümkün.

Buna “alışkanlık yöntemi” adını veren psikologlar, bir bebeğin korna sesi duyduğunda ağlamaya başladığını, ancak bir süre sonra bunun arkasından bir tehlike ortaya çıkmadığını öğrenince bu davranışından vazgeçtiği örneğini veriyorlar. “Algısal davranış terapisi” adlı yöntem insanların korkuları ile yüzleşmelerini sağlayarak onları yenmelerine yardım ediyor. Örneğin, örümcek korkusu olan bir kişi tehlikenin olmadığı durumlardan başlanılarak, çeşitli ortamlarda örümceklerle bir arada durmaya zorlanıyor. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Depresyon, Endişe ve Stres Araştırmaları Merkezi’nin direktörü Diego Pizzagalli, “Başa çıkabileceğinizi algıladığınızda artık aşırı stres hissetmiyorsunuz” diyor.

Kronik endişelilerin probleminin her zaman en kötüsünün olacağını düşünmek olduğunu belirten Winston da bir performans ya da sunum sırasında başarısız olabileceğimizi kabul etmek, ama bunların ölümcül olmadığını farkına varmak gerektiğini söylüyor.

Dr. Öz’den tavsiyeler

Ünlü doktor Mehmet Öz, Time için stresle baş etmek için günlük hayatta neler yapılabileceğini kaleme aldı. Öz’ün önerileri şöyle:

– Ohio Devlet Üniversitesi’nin araştırmasına göre Omega 3 yağ asitleri stresi yüzde 20 oranında azaltıyor.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir