Rehberiniz-Ebeveyn felsefenizi biliyor musunuz?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Ebeveyn felsefenizi biliyor musunuz?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Ebeveyn felsefenizi biliyor musunuz?

Son haftalarda kendimi birbiri ardına içinde bulduğum anne-baba eğitimi seminerlerinin bir diğeri geçtiğimiz hafta Psikoloji İstanbul’un düzenlediği Çocuklarınızla İletişiminizi Güçlendirin başlıklı seminerdi.

Önce birkaç not:

(1) Bu eğitim sadece daha önce Türkiye’de eğitim veren Byron Norton’ı ilk kez izlemem açısından bir ilk değildi. Neredeyse 20 senedir birlikte olduğum, 6 senedir ebeveynliği paylaştığım adamla bir ebeveyn eğitimi seminerine katılmam açısından da bir ilkti. Bu konuda benim yapamadığımı yapan ve eşimi böyle bir eğitime katılma konusunda ikna eden sevgili Nilüfer Devecigil‘e bu vesileyle teşekkür eder, desteğinin devamını dilerim!

(2) Ben ne zaman bu seminerlerle ilgili görselleri paylaşsam “Vah, tüh, ben de katılmak isterdim, niye haber vermedin alacağın olsun!” gibisinden tepkiler alıyorum. Birincisi, haber verdim şekerim.Facebook‘ta da, Twitter‘da da paylaştım. İkincisi, Psikoloji İstanbul‘un bültenlerine üye olarak bu eğitimleri takip edebilirsiniz.

(3) Aşağıdakiler benim kendi notlarım; kendi çıkarımlarım. Seminerde başka blog yazarları ve gazeteciler de vardı. Eminim onlar da görüşlerini aktaracaklardır. Bir başkası söylenen bir şeyi farklı algılamış olabilir, ki bence çeşitlilik adına daha da iyidir; güzeldir.

Gelelim seminere… Önce Byron Norton’ı tanıyalım: “Çocuklar oyunla iyileşir” diyen, eşi Carol Norton’la birlikte çocuklar için, özellikle de dezavantajlı, travma yaşamış/yaşayan çocuklar için oyun terapileri düzenleyen Amerikalı bir psikolog kendisi. Daha önce de Psikoloji İstanbul’un konuğu olarak benzer eğitimler vermiş.

Taksim Elite World Hotel’deki seminerine katılımcıları “Ebeveynlik Felsefesi” hakkında düşündürerek başladı Norton. Ebeveynlik yaparken amaçlarınız neler, ne kazanmayı istiyorsunuz? diye sordu salondakilere. Ebeveynliğin sadece otorite gerektiren anlarda müdahale etmekten ibaret olmadığını, bir bütün olduğunu anlattı.

Ebeveynlik Felsefesi

Ebeyvenlik felsefemizi belirlemek için, çocuğumuzda olmasını istediğimiz özellikleri listeleyecekmişiz. En az 5 dedi Norton, ama benimkinde 3-4 tane anca çıktı. Bilmiyorum bu iyi ya da kötü bir şey mi, Norton yaptığında 25 madde çıktığına göre pek iyi bir şey olmayabilir. Her neyse, o listedeki şeyleri çocuğumuza söyleyecekmişiz: “Sen başarılısın.” Daha doğrusu “İstersen başarılı olabilirsin. Senin içinde bu potansiyel var.”

Ve şöyle dedi:

Beklentileriniz neler? Çocuğunuzun sizin gibi mi olmasını istiyorsunuz? Aklınızdaki “ideal çocuğun” özellikleri nelerdir? Bunlar bir düşünün ve kağıda dökün.

Döktük. Daha doğrusu herkes çocuğunun taşımasını istediği özelliklerle ilgili bir şeyler söyledi:

Özgüvenli

Kararlı

Sevgi dolu

Kendiyle barışık

Lider

Karizmatik

Yaratıcı



Ardından ekledi Norton:

Ebeveynlik anlık bir şey değil. Zaman içinde çocuğunuzla aranızda gelişen ilişkinin etkisi ebeveynlik. Yola çıkarken çocuğunuzun nereye gitmesini istediğinizi, nasıl bir yetişkin olmasını istediğinizi düşünerek hareket edin. Ona vermek istediğiniz [yukarıdaki] özelliklerin onda var olduğunu düşünün ve bunu ona da söyleyin.

Önemli olan çocuğumuza, olmak istediği her şey olabileceği mesajını vermemizmiş. Meslek anlamında değil, kazanım, donanım anlamında. Başarılı da olabilirsin, mutlu da olabilirsin, yaratıcı da olabilirsin — bütün bunları olmak için gereken her şey sende zaten var…

Daha sonra ilginç bir çalışma yaptırdı Norton. Katılımcılara önce en az yakın oldukları büyükanne/büyükbabalarını düşünmelerini söyledi. Onlardaki hangi özelliklerin onlardan uzak kalmamıza sebep olduğunu hatırlamamızı istedi. Herkes bir şeyler söyledi:

Fazla eleştiren

Otoriter

Uzak

İlgisiz



Aynı beyin fırtınasını daha sonra en sevdiğimiz büyükanne/büyükbabamız için yaptık:

Eğlenceli

Sevgi dolu

İçten

Oyuncu



Ve dedi ki “İşte siz böyle bir ebeveynsiniz. [Yukarıdaki] ikisinin karışımısınız.”

Düşündürücü…

“Çocuklarınızı, torunlarınızın ebeveynleri olacaklarını bilerek yetiştirin” dedi Norton. Ve şu korkutucu gerçeği tekrarladı:

Sizin ebeveynliğiniz en az beş nesili etkiliyor. Siz sadece kendi çocuğunuza değil, torununuza, torununuzun torununa, onun torununa, … ebeveynlik yapıyorsunuz.

Nasıl? Nefes alabiliyor muyuz? Sizi bilmem ama bu noktada ben biraz daraldım. Ebeveynlik zor iş tamam da, ben kendi çocuğumun altından zor kalkarken daha doğmamış torunlarımın torunlarına etki ediyor olma düşüncesi ürkütücü… Bu noktada Norton’ın kimsenin mükemmel olmadığını ve “mükemmel ebeveyn” diye bir şey olmadığı hatırlatması beni biraz rahatlattı, ama biraz… “En sevdiğiniz büyükanneniz/büyükbabanız da mükemmel değildi, ama onu hatırlamanın sizde bıraktığı olumlu hislere bakın” dedi. Peki.

Zamane ebeveynleri eskiye oranla çok fazla bilimsel veriye sahipmiş. Eskiden ebeveynler birkaç ana stili benimserlermiş: (1) Sürü güder gibi ebeveynlik– Çocukları bir yere yönlendirmeyi amaçlayan, başka da bir şeyi amaçlamayan bir yaklaşımmış. (2) Depo tarzı ebeveynlik – Çocuğu TV karşısına koy, ona vermen gereken her türlü değeri (cinsellik, ahlak, şiddet, vs.) oradan öğrensin (fena!) (3) Helikopter ebeveynliği – Çocuğun yaptığı her hareketi izleyen, onu sürekli kontrol eden kontrol hastası ebeveynlik türü.

Her ebeveyn, kendi anne-babasından daha iyi bir ebeveyn oluyormuş. Bu işin kuralı buymuş. Biz de kendi anne-babalarımızın ebeveynlik şekliyle mücadele etmeyi bir kenara bırakmalı, çocuğumuzda olmasını istediğimiz bu 5 (ya da daha fazla) karakteristiğe odaklanmalıymışız. Böylelikle Ebeveynlik Felsefemizi şekillendirmek daha kolay olurmuş.

Beyin ilişkiyle büyür

Çocuğumuzla kuracağımız ilişki, onun beyin gelişimini etkiliyormuş. Şöyle ki: yenidoğan bir bebeği ormanın ortasında bırakın. Kurtlar bulsun, büyütsün; çocuk “oldukça zeki bir kurt” gibi davranır. Ya da şempanzeler evlat edinsin; çocuk “iyi bir şempanze” olur. Çocuğun iletişimde bulunduğu çevrenin onun beyin gelişimi üzerindeki etkisini, kısacası, çocuğunuzun gelişiminde ne kadar önemli rol oynadığınızı anlıyor musunuz?

Özellikle annelerin rollerine değindi Norton. İlk 18 aya kadar bir bebeğin günde 50 ila 75 defa anne ilgisi istediğini, annenin bu ihtiyaçları karşılaması halinde çocuğun sevdiklerine güvenle bağlanabilen, ihtiyaçlarını dile getirebilen ve nasıl karşılanması gerektiğini bilen, depresyona daha az yatkın bir birey olarak geliştiğini söyledi. Annelerin çocuklarına gösterdiği ilgi, onların uzun ve sağlıklı yaşamaları, birçok travmayı atlatabilmeleri için gerekli becerileri kazandıran bir “gençlik iksiri”ymiş adeta.

En önemli öğretme yolu model olmak

Üç anne göl kenarında oturuyorlar. Onların 5 yaşlarında üç çocuğu da göl kıyısındaki kayığın içinde oynuyorlar. Birden bir şeyler oluyor, kayık suya kayıyor ve açılmaya başlıyor. Anneler bir de bakıyorlar ki kayık almış başını gidiyor. Annelerden biri histerik bir şekilde hareket ediyor; çocuğu da öyle. Diğeri çığlık çığlığa bağırıyor; çocuğu da aynı şekilde. Üçüncü anne önce çocuğuna seslenerek onun dikkatini çekiyor; ve ona eliyle suya kürek yaptırarak kayığı kıyıya kadar getirtiyor. Çocuklar bizlerin davranışlarını modelleyerek öğreniyorlar. Her hareketimizi izliyor, kaydediyor, ve [yukarıdaki örnekteki gibi] problem çözme yeteneklerini geliştiriyorlar.

Üç ebeveyn

Çocukların üç ebeveyni varmış: (1) Anne (2) Baba (3) Anne-baba arasındaki ilişki. İlk ikisiyle etkileşimde bulunabilir, onlara tepki gösterebilirmişiz çocuklar. Ancak anne-baba arasındaki ilişki konusunda hiçbir şey yapamazlarmış. Bu yüzdenmiş anne-babanın ilişkisinin sağlıklı olmasının gerekliliği…

Her gün bir özellik

Bu “çocuğumuzda olmasını istediğimiz 5 özellik”ten her gün birisini söyleyecekmişiz çocuklarımıza. Ama daha da önemlisi, onlara her gün onları sevdiğimizi söyleyecekmişiz, mutlaka. Çocukların sevgi ihtiyacı, sürekli dolu tutulması gereken bir benzin deposu gibiymiş. Boşalmasına fırsat vermeden, sürekli doldurmak gerekirmiş.

Çocuklarınıza, olmak istedikleri şeyi ol

Kaynak: http://http://blogcuanne.com/

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>