Rehberiniz-Dizilere bakıp meslek seçme!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Dizilere bakıp meslek seçme!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Dizilere bakıp meslek seçme!

1970’lerde zamanın tek kanalı TRT’de yayımlanan, sevimli avukat Petrocelli ile güzel karısının maceralarına özenerek hukuk okuyan binlerce gençten kaçı bugün avukatlıktan para kazanıyordur ve bunların kaçı Petrocelli’yi rahmetle (!) anıyordur acaba? Türkiye’de kaç avukat, Amerikan dizilerinde mahkeme sahnelerinin gazına gelip, oturduğu yerden fırlayarak savcının sözünü ‘İtiraz ediyorum hâkim bey!’ diye kestiği için fırçayı yemiştir?

Acaba kaç genç, aynı yıllarda yayımlanan Genç Doktorlar’a kapılık tıp okumuş, kaçı Alo Polis’e yahut Komiser Kolombo’ya özenip polisliği seçmiştir?

Ve bugün ne düşünüyorlar: Bizim avukatlarımız Petrocelli’ye, bizim mahkemelerimiz dizidekine benziyor mu? Bizim hastanelerimiz, bizim karakollarımız, gazetelerimiz, okullarımız o dizilerdekine benziyor mu? Tabii ki diziler belgesel değil, amaç meslekleri tanıtmak değil. Tabii ki kurgular, abartılar olacak. Ama gençlerin meslek seçiminde filmlerden, dizilerden etkilenmemeleri de mümkün değil. Geriye dönüp araştıramayacağımıza göre, biz de bugün yayımda olan dizilerle ilgili, o mesleklerin mensuplarına sorduk: O dizideki meslek, sizin mesleğinizi yansıtıyor mu?

AKASYA DURAĞI

Haklarımız dizilerde anlatılsın istiyoruz

Akasya Durağı adlı dizide bir taksi durağında yaşanan olaylar anlatılıyor.

Hüseyin Kaymaz 20 yıldır taksicilik yapıyor. Çiçek Taksi ve Akasya Durağı dizilerini izleyen Kaymaz, bu programlarda biraz daha romantik bir hayat anlatıldığını düşünüyor: “Fazla abartı yok. Takside geçen olayları yansıtıyorlar. Mesela gasp olayları, müşterilerle tartışma konuları… Bunu yansıtıyorlar. Fakat daha magazinsel bir biçimde. Dizide taksiciler sürekli karakola gidiyor mesela. İzlenmesi için yapılan şeyler bunlar tabii. Bir taksi durağında o kadar olay olmaz. Her hafta başlarına yeni bir iş geliyor. Genel olarak bakıldığında çok da fark yok. Kazalar, kavgalar, hırsızlar, tinerciler, her türlü insanı taşıyoruz. Onlar da bu karakterlerden bölüm oluşturuyorlar” Bazı olaylarda sopalı bir şekilde kavgaya girildiğini belirten Kaymaz, bunun abartı olduğunu düşünüyor: “Taksiciler genelde o anda birbirleriyle pek haberleşmezler. Bir kavga olduğunda anons edilir, yakındaki arkadaşlar gider sadece. Bütün durak paldır küldür gidiyor bu dizilerde. Kavgalar oluyor tabii yer yüzünden. Barlar, sokaklar paylaşılmış, gidip oradan müşteri alamazsınız.” Dizide taksicilerin sorun yaşadıkları zaman yardımlaştıklarını belirten Kaymaz: “Minibüs yolcu alıyor ama taksi gelince ceza yazılıyor. Bu gibi sorunları da, taksicilerin haklarıyla ilgili olayları da dizide görmek istiyoruz.”

ÖĞRETMEN KEMAL

Dizide bir devlet okulundan özel okula geçen edebiyat öğretmeninin yaşadıkları, öğrenciler ve öğretmenlerle olan ilişkileri anlatılıyor.

N.U. 20 yıllık Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni. Öğrenci-öğretmen ilişkisinin dizide yer yer doğru yansıtıldığını söyleyen N.U.: “Bazı bölümlerde öğretmenler öğrencilere fazla taviz verdikleri için ‘Bu kadarı da fazla’ dedirtiyor insana.” Öğretmen Kemal benzeri öğretmenler olduğunu belirten N.U, bu kişilerin bu meslek için doğanlardan olduğunu ancak giderek azaldıklarını söylüyor: “Öğretmenlerin, öğrencilerin hayatının baş köşesindeler ve önemli bir yer alıyorlar. Özel okullarda öğrenciler anne ve babalarından daha fazla zamanı öğretmenleriyle geçiriyorlar. Bir de bu süreye kurs, özel ders gibi süreçleri de eklersek öğretmenlerin önemi daha da artıyor. Dizide ise bu ağırlığın yeterince hissettirilmediğini düşünüyorum.” Dizide öğretmenlerin okul yönetimiyle olan ilişkilerinin de yansıtıldığını belirten N.U: “Daha aiyi yansıtılabilirdi; ancak öğretmenlerin okul yönetimiyle ilişkileri (özellikle devlet okulundan özel okula geçmişlerse) kendilerini kabul ettirmek hatta beğendirmek yönünde. Ayrıca öğretmenler, dizideki öğretmen karakterini kimi zaman gerçekçi, doğru davranan; kimi zaman da abartılmış bir karakter olduğunu düşünüyorlar.”

Rehber öğretmen Ebru Özel ise son dönemde ekranlarda öğretmen-öğrenci ve okul temalı film ve dizilerin arttığına dikkat çekiyor: “Bu nedenle yapılacak veya yapılan dizi ve fimlerde, hitap edilen topluluğun yaş dönemi özellikleri, her etkiye açık olabilecekleri gibi hususlar göz önüne alınmalıdır.”

ARKA SOKAKLAR-KANIT

Bütün ekibin amir konumunda olduğu bir birim yok

Arka Sokaklar dizisinde İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan ekibin yaşadıkları anlatılıyor. Kanıt dizisinde ise işlenen suçlar, suçluların bıraktıkları deliller, uzman incelemeleri gibi konulara yer veriliyor.

Ulvi Şahin, 25 yıl polis merkezi ağırlıklı olmak üzere çeşitli birimlerde çalışmış. Dizilerde polislik mesleğinin genelde yanlış tanıtıldığını, doğru olan bölümlerin çok az olduğunu düşünüyor: “Tamamına yakını abartı. Mesleği bu dizileri izleyerek seçen gençler işe girdiklerinde hayal kırıklığına uğrarlar. Gerçekle örtüşmeyen çok yön var.” Dizide polislerin birbirleriyle olan ilişkilerin gerçek hayattaki ilişkilere benzer olduğunu belirten Şahin, amirlerle olan ilişkilerin tamamen farklı olduğunu söylüyor. Bunun dışında işlenen suçlar ve ele alınan konular ise gerçek hayattakiyle örtüşüyor. Polislerin özel hayatlarının dizilerdeki gibi olmadığını söyleyen Şahin, iş yapış şekillerinin de benzer olmadığını, dizide daha basitleştirerek verildiğini ifade ediyor. Konuların yüzde doksanı abartıdan ibaret diyen Şahin, dizilerdeki polis merkezinde olan olayların çok daha fazlasının hareketli bölgelerdeki polis merkezlerinde yaşandığını söylüyor. Şahin, dizide yer alan karakterlerin de hayattakilerle pek uyumlu olmadığını ifade ediyor: “Dizilerdeki senaryolarda gerçek polislerin görev anında yaşadıkları yansıtılmıyor. Arka Sokaklar dizisindeki gibi bütün ekibin amir konumunda olduğu bir birim yok. Ancak Kanıt dizisinde olaylar gerçeğe yakın, kriminal çalışmalar aynı sayılır.”

IT CROWD

Uzaylı muamelesi görmek doğru bir tespit

Dizi, bir şirketin bodrum katında bulunan IT (bilgi işlem) departmanında geçiyor.

Yazılım mühendisi olan Umut Çelenli, IT Crowd’un karşılaştığı ve dünyasına ait olduğunu hissettiği ilk dizi olduğunu söylüyor. Çelenli ayrıca IT Crwod’un bilişim çalışanlarının birçok gerçek yanını gösterebildiğini düşünüyor.Mesleğin derinlemesine anlatıldığını düşünmeyen Çelenli: “Örneğin bozulan bir bilgisayarın kapatılıp açılması tavsiye ediliyor veya en fazla bir e-posta probleminden bahsediliyor. Bilişim sorunları ve bilişime dair mizah çok kısıtlı bir kitleye hitap ediyor. Meslek yüzeysel kalıyor. “ Abartı öğelerin her zaman kullanılmadığını belirten Çelenli: “Başrol oyuncularından Moss’un, yangın çıktığı zaman itfayeye e-posta atması dışında abartıya rastlamadım. Yeri geliyor karakterler bir sorunu akşam yazdıkları bir program ile çözdüğünü söylüyor ki olmadık şeyler değil bunlar.” Ekibin kendi arasında yaşananların ve üst düzey yönetimle ilgili ilişkilerin gerçekle epey benzerlik gösterdiğini belirten Çelenli, bilişim departmanlarının ve çalışanlarının uzaylı muamelesi gördüğünü söylüyor. Bu anlamda da dizinin departman içi ve departmanlar arası ilişkileri güzel yansıttığını düşünüyor. “Hele yönetimin bilişim tarafında olan bitenden bir haber olması, kesinlikle doğru.” Dizideki ana karakterlerin biraz asosyal ve çekingen olduğunu belirten Çelenli, bilişim dünyasının böyle bir klişesi olduğunu doğruluyor.

OUTSOURCED

Müşteriyle flört etmeyiz

Amerika’daki bir çağrı merkezi ofisini kapatarak Hindistan’dan hizmet vermeye karar veriyor. Hindistan’daki ofisin başına da Amerikalı bir yönetici veriliyor. Bu yönetici bir yandan yerinde gözü olan Hintli Müdür Yardımcısı’yla baş etmeye çalışırken diğer yandan hem bulunduğu ülkenin kültürünü öğrenmeye hem de ekibinin daha başarılı olması için çalışıyor.

Altı buçuk yıldır çağrı merkezlerinde çalışan Utku Toprak, Outsourced dizisinde çalışan profillerinin doğru verildiğini de söylüyor. “Kadın ve erkek çalışanların sayısının eşite yakın oluşu, genç yeni mezunlardan oluşan yaklaşık 10 kişilik bir takım kurulmuş olması sektörün genel eğilimleri ile uyuşuyor. Müşteri temsilcilerinin kendilerine ait masalarda, serbest giyimli biçimde çalışıyor olmaları da aslına uygun.” Toprak, dizide çağrı merkezi çalışanlarının birbirleriyle ve üstleriyle olan ilişkileri ve sosyal yaşantının doğru yansıtıldığını düşünüyor. “Dizideki gibi müşteri temsilcilerinin müşterileri ile flört etmesi, satış tamamlamaya çalışırken onlarla aşırı samimi diyaloglar yürütmeleri gibi durumlar

gerçekçi değil.”

İş yapış şekillerinde gerçeğine uygun ele alınan bir çok öğe olduğunu belirten Toprak, çalışma alanı ve yerleşim planı, mesai saatleri, organizasyon yapısı gibi özelliklerin gerçeğe yakın olduğunu söylüyor: “Ölçülebilir satış hedefleri ile çalışma, performans karşılığı değişken gelir hak etme gibi senaryolar da, böylesi bir çağrı merkezinde kullanılanlara benzerlik gösteriyor. Serbest giyim, konforlu bir çalışma ortamı, eller serbest çalışabilmek için kulaklık/mikrofon seti kullanılmasına dikkat edilmiş. Herkesin çağrıları süresince kendi müşterisine odaklandığı, aradaki sürelerde ise birbirleriyle etkileşimde bulunduğu; arka planda duyulan hafif uğultu ile sürekli bir hareketliliği çağrıştıran bir çağrı merkezi salonu resmedilmiş. Aslına pek uygun olmayan durumlar ise hizmet kalitesinin ölçülmesi, bilgi yeterliliğinin sınanması gibi konular çağrı merkezlerinde önemli gündem maddeleri olurken, dizide bunlara yer verilmemiş.” Toprak’a göre dizide menfaatçi, içe kapanık, geveze, alımlı, ürkek, dost canlısı vb. özellikte karakterler anlatılmış. Toprak, genç, renkli ve hareketli takımların, çağrı merkezlerini iyi betimlediğini vurguluyor.

DOKTORLAR

Doktorlar acil durumlarda panik olmaz

Doktorlar dizisi, adından da anlaşılacağı gibi bir hastanede geçiyor. Dizide doktorların ve asistanların yaşadıkları anlatılıyor.

29 yaşındaki K.U, anesteziyoloji ve yoğun bakım asistanı. K.U, dizideki diyalogların gerçek hayattakilerden çok farklı olduğunu söylüyor: “Doktorlar genelde hastaların ve hasta yakınlarının sosyal hayatları ile değil hastalıkları ile ilgilenirler. Hem zaman açısından hem iş yoğunluğundan dolayı bir doktorun dizideki gibi hastaların tüm sosyal hayatları ile ilgilenecek ne zamanı ne de sabrı olmuyor.” Abartmalar da olduğunu belirten K.U: “Mesela dizideki karakterler acil durum karşısında önce kendileri panik oluyorlar, belki heyecanı izleyenlere aktarmak için haklı bir rol olabilir ama biz normalde hangi acil durumda ne yapılması gerektiğini gayet iyi bildiğimiz için çok daha soğukkanlı yaklaşıyoruz. Ayrıca dizide gerçekten zorlama bir tıbbi dil kullanılıyor, tıbbi kelimelerin çoğu sadece kitaplarda kullanılan normal hayatta doktorların kullanmadığı kelimeler.” Bir sahnede ambulansın hastane kapısına yanaştığında acil servisten 5-6 doktorun ambulansa panik halinde koştuğunu belirten K.U, acil serviste her şeyin organize olduğunu, dolayısıyla hiçbir doktorun ambulansı koşarak kapıda karşılamadığını söylüyor. K.U, Türkiye’de hasta başına düşen doktor sayısı çok az olduğu için dizideki doktorlar kadar boş zamanları olmadığını vurguluyor: “Özellikle cerrahi branşlardaki doktorların mesai saatleri içinde kafeteryada oturup çay-kahve içmeyi bırakın yemek yiyecek vakitleri bile olmuyor. ”

Bu dizileri izleyerek meslek seçmek isteyen birinin iş hayatına atıldığında hayal kırıklığı yaşayacağını belirten K.U: “Bazen 2-3 gün hastaneden çıkmadan çalıştığımız günler oluyor, bu sürede birbirimizin özel hayatıyla ilgilenmeyi bırakın bazen hangi günde olduğumuzu bile unutuyoruz.” K.U, hiçbir hastanede asistanların dizideki gibi gruplar halinde koridorlarda salına salına yürürken görülemeyeceğini de ekliyor. Dizide fazla duygusallık olduğunu belirten K.U, hastalarla olan ilişkilerine duygusallık katarlarsa mesleği yapmanın zorlaşacağını söylüyor: “Doktorların gerçekten bu şartlar altında çalıştığını düşünen insanların acil servislerde dizide izledikleri manzarayı bulamayınca pek çok meslektaşıma sözlü ve bedensel saldırılarda bulunduklarını görüyoruz, doktorların hayatını konu alan bir dizi yaparken biraz da yaşadığımız gerçek zorluklar konu edilirse daha gerçekçi olabilir diye düşünüyorum.”

Yazar: Zeynep Mengi

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/IK

Incoming search terms:

  • diziler ve meslekler (1)
Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>