Rehberiniz-Direnmekte yeteneğe dahil

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Direnmekte yeteneğe dahil” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Direnmekte yeteneğe dahil

HAYAL kırıklığına uğramış bir öğrenciyle konuşmak kadar öğretici az şey vardır. Dünyayı ve ülkenizi gencecik bir insanın gözünden görmeye başladığınızı hissedersiniz.

Hayal kırıklıkları, hayata bakışımızın ve gücümüzün sınırlarının billurlaştığı anlardır. Bir insanın iç dünyasında nelerin olup bittiğini böyle anlarda çok daha iyi anlarsınız.

Genç insanlar hayal kırıklığına uğramaya daha meyillidir. Henüz alaycılığın güvenli sularına çekilmemişlerdir çünkü. Dünyayla ve meslekleriyle ilgili idealleri, gerçekleştirmek istedikleri şeyler vardır.

Bizim de vardı: Kuşak olarak kendi hayallerimizi kurduk ve onların kırıldığına tanık olduk. En yetenekli olanlarımızın bu yüzden kabuğuna çekildiğini görüp üzüldük.

Ama sonradan düşündüm ki, pes edip kabuğuna çekilenlerin “yetenekli” olduğunu söylemek fazlaydı belki de. Hayal kırıklığına uğrayınca önce kendi yeteneklerine duydukları saygıyı, sonra da yeteneklerini kaybetmişlerdi.

Şu adaletsiz dünyaya direnmek istememişlerdi yani. Belki onu direnmeye layık görmemişlerdi, bilemiyorum. Ama gerçek şu ki, bugün yaptıklarıyla gözlerimizi kamaştıran yıldızların çoğu farklı bir dünyadan gelmediler.

Bono’nun babası fabrikatör değildi mesela. Yaşar Kemal dadıların elinde büyümemişti. Madonna ailesinden kalan mirasla yaşamamış, Mustafa Kemal askeri rüştiyeye torpille girmemişti.

Hepsi de hayatın “muhalif rüzgârlarına” direnerek varmışlardı gökyüzündeki yerlerine. Çünkü direnmenin de yeteneğe dahil olduğunu unutmamışlardı.

Bunu anladıktan sonra, üniversitelerde öğretilmesi gereken ilk şeyin ne olduğunu da buldum: Nasıl direneceklerini öğretmeliyiz genç insanlara.

Onlara Knut Hamsun’un “Açlık” romanındaki yazarı anlatarak başlamalı, Mozart’ın ve Nicolas Tesla’nın hayatlarını anlatarak devam etmeliyiz. Hatta İtalyan partizanlarını, Leningrad direnişçilerini ve tabii ki Çanakkale kahramanlarını örnek göstermeliyiz.

“Yetenek” dediğimiz şey katıksız bir madde değil çünkü. Pek çok şeyin bileşiminden oluşuyor. Direniş bunların en önemlilerinden biri. Üniversitelere “direniş teknikleri” diye bir ders konmalı.

Yazar: Tuna Kiremitçi

Kaynak: http://www.hurriyetkampus.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>