Rehberiniz-Cep telefonu sizi ele geçirmesin…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Cep telefonu sizi ele geçirmesin…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Cep telefonu sizi ele geçirmesin…

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki dostlarımızla oturup saatlerce muhabbet edemez olduk. Tavşan kanı çayların keyifle yudumlandığı, sohbetin en koyu anında bir arkadaşınızın eli cep telefonu, iPhone ya da Blackberry’ye gidebiliyor. Uzmanlara göre, yaygınlaşarak artan bu durum, hastalık belirtisi olabilir.

Herhangi bir mekânda arkadaşınızla oturup sohbet ettiğinizi düşünün. Bir yandan da kahvenizi yudumluyorsunuz keyifle. Muhabbet devam ederken arkadaşınızın eli birden cep telefonu, iPhone ya da Blackberry’ye gidiyor. E-postalarına cevap yazıyor, Facebook’ta yorum yapıyor, Twitter hesaplarını kontrol ediyor. Ya da iletişim sitelerine göz atıyor. Ne hissedersiniz? Hoşlanmayacağınız kesin. Ancak bu durum son zamanlarda giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre, bu hastalık bile olabilir.

Aslında teknolojiden kopamama durumu bir şeylere bağlanma ihtiyacından kaynaklanıyor. Pedagog Ömer Akgül, sanal ilişkilerinden vazgeçememenin uyum bozukluğu şeklinde karşımıza çıktığını düşünüyor. İnsanların giderek yalnızlaştığını ve toplumsal ilişkilerinin azaldığını anlatan Akgül’e göre alkol, televizyon ve telefon bağımlılığının yanı sıra kablosuz erişim bağlantısı da her geçen gün bağımlılığa dönüşüyor.

Akgül, “İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri, sosyalliğini sağlaması ve aidiyet duygusunun oluşturulmasıdır. Gerçek ilişkilerle oluşturulamayan duygular sanal iletişimlerle giderilmeye çalışılıyor. Böyle olunca gerçek ilişkilere ihtiyaç duyulmuyor. Bu durum da tehlikeleri beraberinde getiriyor.” diyor. Telefon ve internette, her uyarıcı ve mesajın zihnin yoğunlaşma alanını dağıttığına vurgulayan Akgül, bunun zaman içerisinde alışkanlık haline dönüştüğüne dikkat çekiyor. Kalıcı dikkat dağınıklığı da konsantrasyon bozukluğu veya odaklanma sorunlarını beraberinde getiriyor. Böylelikle insan ilişkileri git gide sosyallikten yalnızlığa dönüşüyor.

’Kendime engel olamıyorum’

Konuyu gençlere sorduğumuzda, onlardan da benzer cevaplar alıyoruz. Çoğu istemediği halde sitelere girdiğini, gün içinde birkaç kez hesaplarını kontrol etmeden kendilerini iyi hissetmediklerini söylüyor. “Çok kullanmıyorum ama gün içinde muhakkak bakma ihtiyacı hissediyorum ya da bilgisayarım açık olduğunda bu siteler de açık bulunmalı.” cümlelerini duyuyoruz onlardan.

24 yaşındaki Sedef Yıldız, gün içinde muhakkak Facebook’a girdiğini ya da e-maillerini sık sık kontrol ettiğini söylüyor. Yıldız, kendisi için bunun farkında olmadan bir ihtiyaca dönüştüğünü anlatıyor ve ekliyor: “Çalışırken içeriğine çok bakmasam da gün içinde sitelerin açık bulunmasını istiyorum. Akşam eve gittiğimde ise bilgisayarımda sürekli olarak e-maillerime bakıp Facebook kullanıyorum. Bazı zamanlarda sitelere girmek istemiyorum ancak kendime engel olamıyorum.”

Sanal ortamdan olabildiğince uzak durmaya çalışın

Bilgi kirliliği, internet ve telefon bağımlılığından kurtulmak için neler yapmalıyız?

Bilgisayar kullanımını azaltın.

Aynı anda elektronik cihazlarla birden fazla işi halletmeye çalışmayın.

E-postanızı saniye aralıklarıyla kontrol etmek yerine, gün içinde birkaç kez göz atın.

İşyerindeki bilgisayar kullanımı için yapılabilecek çok şey yok ancak siz yine sanal ortamla bağlantınızı mümkün olduğunca kısıtlı tutun.

Yazar: Fatma Turan

Kaynak: http://www.zaman.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>