Rehberiniz-Bulaşıkçılıktan patronluğa !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bulaşıkçılıktan patronluğa !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bulaşıkçılıktan patronluğa !

Aydın’ın Nazilli ilçesinde İstanbul Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliği’ni kazandığı 1982 yılına kadar yaşayan Kaplan’ın ablası hala Nazilli’de oturuyor.

Ege, Aydın ve Nazilli adını duyduğu zaman gözleri parlayan evli ve iki çocuk babası Yalçın Kaplan, şu anda dünyanın dev şirketleri IBM, Microsoft, General Motors, Reuters, Unilever, Samsung, Philips, Toyota, HSBC Bank’ın bilgisayar ve organizasyon işlerini yapan Jack Morton Worldwide şirketinin ortağı oldu ve Bilgi İşlem Bölümü Müdürlüğü’nü üstlendi.

Ülkemizi Almanya’da temsil etti

Kaplan’ın bu noktaya gelmesi tabi ki kolay olmamış. İsterseniz Yalçın Kaplan’ın İngiltere macerasını kendi ağzından dinleyelim:

“Nazilli’den sonra üniversiteye gitmek üzere İstanbul’la tanıştım. 1982 – 1987 arasında üniversitede okurken ayni zamanda yeni kurulan İstanbul Zeyinburnu Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde çalıştım. Harita bölümünün kurucu elamanlarından biriyim. Bilgisayar ve programlama ile üniversite yıllarında tanıştım. Bazı geceler, uyumadan sabaha kadar programlama yaptığım günler olmustur. O günlerde internet, chat ve bilgisayar oyunları yoktu. Ancak programlamanın verdiği haz beni çoğu gece sabahlara kadar uykusuz bırakmıştır. Diğer bir ilgi alanımda İngilizceydi. Sürekli İngilizce kitaplar okudum, mümkün olduğunca pratik yapmaya çalıştım. Üniversite son sınıfta girdiğim Uluslararası Öğrenci Değişim Programı sınavını kazanıp Yıldız Üniversitesi tarafından Türkiye’yi temsilen Almanya’ya Münih Bundeswehr Üniversitesi’ne gönderildim.

Bu benim ilk yurt dışı deneyimimdi ve çok heycanlıydım. Çünkü ülkemi temsil edecektim.”

İlgi alanının bilgisayar olduğunu öğrenen yetkililer, Yalçın Kaplan’a uzaydan alınan verileri analiz yapabilen bir yazılım projesinde görev verir. Bilgisayarla ilgili verilen görevleri en iyi şekilde yerine getiren Kaplan, Almanya’daki 8 aylık stajını üstün başarı ile tamamlayıp tüm öğretim görevlilerinin takdirini topluyor. Artık kafasında bilgisayar gibi öğrenmeyi çok istediği İngilizce dil eğitimi var. Kaplan, bulaşıkçılıktan bilgisayar şirketi patronu olmanın ilk adımlarını şöyle anlatıyor:

Dil eğitimi için Londra’ya geldi

“Almanya’da olduğum dönemde İngiltere’ye dil eğitimine giden sınıf arkadaşım İsmail Akyıldız ile staj bitiminde Londra’da buluşmak için anlaşmıştık. 1988 yılında onun yanına gittim. İsmail ile hem İngilizce dil eğitim görüyorduk hem de mühendis olmamıza rağmen part-time bir kafeteryanın bulaşığından tutun da tüm temizlik işlerine kadar her türlü işi yapıyorduk. Hatta gündüz yaptığımız iş ihtiyaçlarımızı karşılamadığından geceleri de bir diskoda çalıştık. Amacım hem dil öğrenip hem de master yapmaktı. Çok zor gecen bu dönemde amacımdan hiç sapmadım ve nihayet girdiğim sınavlarda başarılı olup Londra Üniversitesi Computer Science (Bilgi İşlem) Bölümü’nde mastır yapmak için kabul edildim. 1990 yılında Londra Üniversitesi’nde mastır yaparken o dönemde Türkiye’den gelen ilticacılara İngilizce, matematik ve bilgisayar öğretmek üzere Hackney College adlı okulda işe başladım. 6 ay sonra bana kadrolu öğretmenlik teklif edildi ve kabul ettim. Böylece mühendislik ile başlayan kariyerim öğretmenliğe dönüşmüştü.

Hackney Collegede yaklaşık 5 yıl çalıştım ve bu sırada Londra Üniversitesi’nde mastırımı tamamlayıp okulun bilgisayar bölümünde Network Manager olarak görevimi sürdürdüm. Ögretmenliği ve ögrencilerimi çok seviyordum ama bilgisayar konusunda kendimi ilerletmenin tek yolunun özel çalışmak olduğunu da biliyordum. 1995 yılında Hackney College’den ayrıldım ve kendi bilgisayar yazılım şirketim Octagon’u kurdum. 1997 yılında Octagon’u IT Associates adlı yazılım şirketine sattım. Aynı yıl dünyanın sayılı tanıtım şirketlerinden Jack Morton Worldwide adlı şirketin Bilgi İşlem Bölümü Müdürü olarak göreve başladım. O dönemde bilgi işlem dünyası şimdi olduğu gibi hızla ilerliyordu ve benim görevim bu gelişmeyi çok iyi takip edip daha iyilerini yapmaktı. Gerçekten de dünya çapında önemli işlere imza attık.”

Dürüstlük, çalışkanlık önemli

Jack Morton Worldwide, İngiltere’nin Avrupa Birliği Başkanlığı yaptığı dönemde dünyanın en gelişmiş 8 ülkesinin liderlerinin biraraya geldiği ve “G8” (gelişmiş sekiz ülke) diye bilinen toplantıları, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları gibi çok büyük organizasyonlara imzasını attı. Ayrıca IBM, Microsoft, General Motors, Reuters, Unilever, Samsung, Philips, Toyota, HSBC gibi dünyanın en büyük şirketleri de daimi müşterileri arasında yer alıyor. Jack Morton Worldwide Şirketi’nin hem ortağı olan hem de Bilgi İşlem Bölüm Müdürlüğü’nü yapan Kaplan, genç yaşına rağmen dünyayı gezmiş.

Her geçen gün gelişen teknolojiyi yakından takip edip daha iyisini yapmak zorunda. İş hayatındaki sorumluluğu çok ağır. Türk gençlerine başarılı olmanın sırlarını vermesini istediğimde şunları söylüyor:

“Dünyada başarılı insanlara bakarsak başarılı oldukları konular ne olursa olsun genelde dürüstlük, çalışkanlık, profesyonellik yani işinin uzmanı olmak. Kendine güvenmek ve vizyon sahibi (ileriyi görmek, yaratıcı olmak) gibi kriterleri taşıyan kişileri olduğunu görüyoruz. Mesela İngiltere’de eğitim sistemi ülkemizden çok farklı. Burada yukarıda saydığım kriterler eğitim sırasında çocuklara veriliyor.

Ülkemizde maalesef eğitim sistemimiz ezberleme ve kopya çekmeye yönlendirdiğinden iş hayatına atatıldığında da aynı şekilde birilerini kopya ederek ya da işin kolayına giderek başarıyı arıyor. Ben Türkiye’deki genç arkadaşlarımın başarılı olmak için büyük potansiyelleri olduğuna inanıyorum. Yeter ki yukarıda saydığım kriterleri yerine getirsinler.”

AB’ye güçlü bir şekilde girmeliyiz

20 yıldır yurt dışında yaşayan ve dünyayı gezen bir kişi olarak Türkiye’deki gelişmeleri ve Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsun diye sorduğumda bakın neler söylüyor:

“20 yıl once Almanya’ya staj için gittiğimde bana üniversiteyi gösteren asistan ‘Burada hiç canın sıkılmaz eğer birileri ile konuşmak istersen buranın temizliğini yapan ya da kantinde bulaşık yıkayan herhangi bir kişiyle konuşabilirsin hepsi Türk.’ demişti. Gerçekten o dönemde özellikle Almanya’da yaşan Türkler çok ağır şartlarda ve kirli işlerde çalışıyorlardı. Şimdi bu değişti mesela geçen sene Almanya’ya iş için gittiğimde, genç Türklerin daha farklı iş alanlarında çalıştığını ve özellikle kendi işlerini kurarak başarılı olduklarını gördüm. Her şeyden önce Türkiye Avrupa için çok önemli bir ülke.

Gerek stratejik gerek ekonomik olsun Avrupa ile Türkiyeyi bağlayan çok önemli etkenler var. Ben Avrupa’da yaşayan bir Türk olarak Turkiye’nin Avrupa Birliğine katılma yönünde büyük başarılar elde ettiğini ve yolunda ilerlediğini görüyorum. Bence şu durumdaki bir Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılması o kadar önemli değil, önemli olan Türkiye’nin kendisine çeki düzen verip ekonomik ve sosyal açıdan gerekli gelişmeleri göstermesi gerekir. Tabir yerindeyse zenginler kulübüne arka kapıdan gizlice girmek ve istenmeyen kişi durumunda kalmak yerine, zaman içerisinde sosyal ve ekonomik açıdan güçlü bir Türkiye’nin bir davetli olarak elini kolunu sallaya, sallaya girebileceğini ya da girip girmeye kendisinin karar vereceğini tahmin ediyorum.” 10 yıl önce evlendiği Fransız Eşi Maria’dan Arman (5) ve Selen (1.5) çocukları olan Yalçın Kaplan, 50 yaşından sonra İzmir’e yerleşip arkeolojiyle ilgilenmek istiyor.

Yazar: Ahmet Aydın akansu

Kaynak: http://Milliyet

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir