Rehberiniz-“bu işe artık dayanamayacağım” dememek için ne yapmak lazım?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “”bu işe artık dayanamayacağım” dememek için ne yapmak lazım?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
bu işe artık dayanamayacağım dememek için ne yapmak lazım?

“İş”, hemen herkesin değişik sebeplerle kafasında bir problem. İşi olan da olmayan da huzursuz. İçten içe yanıyor… Buna genelde “burnout ” sendromu deniyor.

İş kaybetme, iş değiştirme, işinde sıçrama yapma, acaba daha ne kadar bu işte kalabilirim, kalmalıyım ya da daha fenası “iş bulmalıyım” gibi huzursuzluklar, parasızlık veya daha çok para ihtiyacı, stresi kol geziyor. İşli de işsiz de kendini rahat hissetmiyor. Araştırmalar, anketler, sonuçlar, formüller havalarda uçuşuyor.

Peki ne yapmak lazım?

İş bulan, iş kuran, işinde kalan veya yükselenlerin yaptığı şudur arkadaşlar; kesintisiz çaba, müthiş dirayetli çalışmak/odaklanmak ve ne olursa olsun umutsuzluğa kapılmamak.

“Söylemesi kolay! Ama bıktık artık yahu bu ‘yeter ki çok iste ve çalış, mutlaka elde edersin’ muhabbetlerinden” diyenlerinizin mızırdanmalarını duyar gibiyim.

Valla ister kızın, ister söylenin, ister bıkın… Başka formül/yol yok henüz!…

Dmitry Itskov (2045 Rus Evrim Partisi Başkanı) kariyer, kişilik siparişi verebileceğimiz holografik, robotik modellerin, kariyer avatarlarının en erken olabilme zamanını 2045 olarak açıkladı (buradan > http://goo.gl/8ph34 okuyabilir, videosunu izleyebilirsiniz). O zamana kadar iş başa düşüyor. Herkes paçasını kendi kurtarmalı, göbeğini kendi kesmeli. İşini gücünü kendisi oluşturmalı, korumalı, geliştirmeli.

Hoş, bu robotlaşma ve yapay zekâ meselelerinden bahsedince herkes bu sefer de “aaaa robotlar işimizi elimizden alacak, işsiz kalacağız. Gelmesin robot çağı!!!” diye yırtınıyor. Hem de en yüksek ses, işinden memnun olmayanlardan çıkıyor… Çok acayip bir durum…

Öyle veya böyle, bir an önce kısa yol formüllerini, “bir internet sitesi yaparım, patlatırım ortalığı”, “sosyal medyada ünlenirim, elimi öpenin tweetini atarak meşhur=zengin olurum” gibi hayallerin kafa yapan etkisinden çıkmanızı tavsiye ederim.

Her ne konuya yüksek ilginiz, merakınız, beceriniz var ise o konuda hemen çalışmaya başlayın. Ne demek çalışmak, çabalamak? Aşağıda bir örnek paylaşıyorum. Okuyunuz lütfen;

Örnek profil: Pes Etmez Azmiye

Öğrenciyken staj yapar. Sıkı çalışır, amirlerinin gözüne girer. İK’nın dikkatini çeker. Anlı şanlı ve de çok büyük bankada mezuniyet sonrası işe girmeyi başarır. 10 yıla yakın inişli çıkışlı ama sıkı çalışarak iyi performans sergiler. Orta kademe yöneticiliğe kadar yükselir. Ego şişmeleri yaşar. O arada kendini keşfetmeye başlar. 30’unu geçer. 40’lı yıllarını düşünmeye, farklı şeyler yapma isteği içini gıdıklamaya başlar.

Bahaneler yaratır. Ne yapmak istediğine odaklanmak yerine, ona-buna-kıla-tüye sinirlenir, tahammülsüz tavırlar sergiler. “Ay ben bu kadar salağa, bu hayata dayanamıyorum artıkkk! Ben kimlere, nerelere layığım!!!” en popüler cümleleri haline gelir. Kendini bulunmaz Hint kumaşıymış gibi sunma hallerinin altına tembellik, konfor alanından çıkmama gibi duyguları saklar (sakladığını sanar). Sonunda iş yerindekilerle (daha doğrusu kendisiyle) dalaşa dalaşa işten atılır!

Film kopar ve eşekten hatta yüksek bir duvardan düşmüşe döner. Elinde;

gibi kalemlerden oluşan, “önceki durumunu mumla aratacak” bir zorluk seti vardır.

Bu kişi ne yapar? Resmen sürüne sürüne bana gelir. Çok ama çok dirayetle kendisine verdiğim ödevleri yapar. Zaman zaman çok ama çok zorlandığımız provalarla yeni hayatına hazırlanır. Antrenman yapan bir sporcu disipliniyle moralini ve vücudunu dikeltmeye başlar. Çok ama çok yazar. Her şeyden önce aklını genişletir. Kendini ne değerli bir taştan, işleye işleye cevhere dönüştürüp, öyle görmeye ve öyle parlamaya başlar. Bakış açısını değiştirir. Farklı olasılıkları fark eder. Ve bu yeni tempoya, her şeyden önce kendini bir marka, ürün, hizmet olarak tanımlama ve pazarlamanın sırrına erer. Hem iş bulur hem de becerisini danışman olarak satarak, yeniden para kazanmaya başlar. Hayatının dümenine dört elle sarılır.

Adını Pes Etmez Azmiye olarak değiştirdiğim kişi sahicidir. Şu anda eski iş yerinden çok daha iyi bir yerde çalışmaktadır. Geçirdiği kişisel dönüşüm sürecinden dolayı yüzüne gözüne nur, ruhuna huzur gelmiştir… Koluna birkaç tane altın bilezik takmış, eskileri pırıl pırıl parlatmıştır.

Şunları dikkate alın!

profesyonel destek alın.

hazırlayın. Öyle ki okuyanlar koşa koşa iş yapmak istesinler, heyecan duysunlar.

için ciddi ciddi ve ilmek ilmek plan yapın.

hala kıymetlidir. El kiri, sömürü aracı, kötü, fena bir şey değildir. Kendisiyle aslında pek

çok iyi şeyler yapılabilmektedir. İşin o tarafına odaklanın. Diğer tür söylemleri dikkate

almayın.

Unutmayın herkes düşer, kaybeder, darlanır, zorlanır. Ama samimiyetle ve içtenlikle isteyen ve çalışan muhakkak kalkar. Benim de işim bu… Oradan biliyorum…

Yazar: Ufuk Tarhan

Kaynak: http://www.ufuktarhan.com,au

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir