Rehberiniz-Borderline; sınırda yaşayanların kişilik bozuklukları!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Borderline; sınırda yaşayanların kişilik bozuklukları!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Borderline; sınırda yaşayanların kişilik bozuklukları!

Borderline kişilikler

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında genç bir sanatçı hanımın kendisiyle ilgili büyük bir hevesle “Ben borderline (bordırlayn)’ım” derken nasıl bir keyif yaşadığını görünce, bu konudaki bazı bilimsel gerçekleri bir kez daha yazma ihtiyacı duydum.

Bu hanımefendi gerçekten borderline kişiliğe sahip midir bilmiyorum, ama bildiğim şey borderline kişiliğin, hiç de heveslenilecek bir yapı olmadığıdır. Bu terim bir çeşit kişilik bozukluğunu tarif etmek için kullanılır. Psikiyatri uzmanlarının klinik pratiklerinde çok uğraştıkları ve zor yol aldıkları kişilik bozukluklarından birisidir. Dilimize, sınırda kişilik bozukluğu olarak çevrilebilir.

Borderline, genellikle genç yaşlardan başlangıcını alan bir kişilik örüntüsüdür. Çevrenizde örneklerini muhtemelen gördüğünüz ve özellikle ilişkiler konusunda çok dikkat edilmesi gereken kişilerdir.

Borderline kişilik yapısına sahip bireyler uçlarda yaşamaya yatkındır. Hayattaki amaçları, hatta değerleri bile ani değişiklikler gösterebilir. Bu kişilerin sorumsuz para harcama eğilimi vardır. Kumar oynamaya yatkın olurlar. Yaptıkları her şeyi aşırılarda yaptıklarından yemek yemeyi bile abartabilirler. Davranışlarını o an sonuçlarını değerlendirmeden ortaya koyduklarından pek çoğu kazalara karışır.

Borderline bireylerde tehlikeli araba kullanmak sıkça gördüğümüz bir durumdur. Uyuşturucu veya uyarıcı ama sonuçta bağımlılık yapan maddeleri denemeye ve kullanmaya eğilimlidirler. Girdiği ilişkileri pek iyi değerlendirebilme yetisi olmadığından daha sonrasında kendisine zarar verecek cinsel eylemler içinde bulunabilirler. Çarpık ilişkiler yaşama eğilimin de olabilir.

Bu kişilik yapısına sahip insanlar genelde tutarsız davranışlar gösterir. Onların tutarsızlığı, ani ve dürtüsel davranışlarının çokluğundan kaynaklanır.

Her an istenmeyecekleri, red edilecekleri veya bırakılacakları duygusunun gölgesinde yaşarlar. Hayatlarını idare eden temel duygu terkedilme ve sevilmeme olduğu için, bunu kendilerince engelleyecek her şeyi yapmayı göze alabilirler. Terk edilme korkusu, inanılmaz öfke hissetmelerine ve aşırı tepkiler vermelerine yol açabilir. Hayatınızda o andaki önceliği ondan yana kullanmamanız veya önceden karar verilmiş başka bir programınız olması, bu kişinin kendisinin kötü olduğu için istenmediği duygusuyla, öfkelenmesine yetecektir.

Hiçbir zaman tek başına kalmayı istemez ve daima başka insanlara ihtiyaç duyarlar. İlişkileri dengesiz ama çok yoğundur. İlişkinin başında karşılarındakini yüceltirler. Kendinizi onların yanında önemli, güçlü veya seksi hissedersiniz. Her anı birlikte geçirmeye çalışırlar. Daha ilişkinin ilk günlerinde hayatlarındaki en özel detayları bile sizinle paylaştıklarını görürsünüz.

Ne yazık ki bu durum pek de uzun sürmeyecektir. Birdenbire değişirler ve sizi değersizleştirirler. Kendinizi yetersiz hissetmenize sebep olurlar. Yeteri kadar ilgi göstermediğiniz, yeteri kadar vermediğiniz, yeteri kadar “orada” olmadığınızdan yakınırlar. Kendilerini size adıyor görünürken, aslında kendi ihtiyaçları için, sizin her an ellerinin altında olmanızı garantilemeye çalışırlar.

Hayatı anlamsız ve boş bulduklarını, kendilerine de bir anlam yükleyemediklerini gözlemlersiniz. Kendilerini sürekli boşlukta hissederler. Kendilerine zarar verebilirler. Zaman zaman intihar girişimlerine de rastlayabiliriz.

Başkalarını araç olarak görür

Benim tanıdığım borderline kişiliğe sahip bireylerin çoğu oldukça zekiydi. Bu kişiler karşılarındakini manüple etmeyi ve yönlendirmeyi sever. Kendi beklentilerinin gerçekleşmesi için, karşılarındakini araç olarak görme eğilimleri vardır. Borderline yapıdaki insanlar etkileyicidir. Bu yapıdaki bir insanı 10 kişiyle birlikte üç gün bir eve kapasanız, üç günün sonunda o evdeki 5 kişi bu insana müthiş sempati duyarken diğer 5 kişi müthiş antipati duyar. Hatta sonunda bu iki grubu birbirine düşürüp aradan sıyrılıp çıkabilir.

Bu kişilikteki bir insanla ilişki kurmayı yumurta kabukları üzerinde yürümeye benzetirim. Ne kadar dikkat ederseniz edin; her adımınızda bir şeylerin çatırdadığını, kırıldığını hissedersiniz ve sonunda kendinizi suçlu veya çaresiz hissetmeye başlayabilirsiniz.

Yakınınızda bu yapıda bir insan varsa, sizin yapabileceklerinizin çok da fazla olmadığını içinize sindirin, kendinizi yetersiz görmeyin ve bir psikiyatri uzmanından yardım almasını sağlayın.

Yazar: Dr. Ümit Yazman

Kaynak: http://VATAN

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>