Bölgesel İŞgücü Piyasası İzleme Kaynakları

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

5. Bölgesel İŞgücü Piyasası İzleme Kaynakları

İŞgücü  piyasasının  yapısı  ve  iŞleyiŞine  iliŞkin  olarak  da  sorunlar  bulunmaktadır.  Bu  sorunlardan  bazıları; iŞgücü piyasasının parçalı bir yapıya sahip olması, yeterli esnekliğe sahip olmaması, kurumsallaŞma düzeyinin düŞüklüğü ve istihdam hizmetlerinin yeterince sağlanamıyor olmasıdır (Murat, 2007, s. 84). Bu yüzden iŞgücü piyasası  genelde  ülkenin  bütününden  ziyade  bölgesel  düzeyde  incelenir.  Çünkü  ülkenin  geneli  farklılık gösterebilir. Örneğin bazı bölgeler geliŞmiŞ iken bazı bölgeler geri kalmıŞ olabilir. Bu durum bölgeler arasında iŞgücü piyasalarının farklılaŞmasına neden olabilir. Bu yüzden her bölgenin iŞgücü piyasasını ayrı ayrı ele alıp incelemek daha sağlıklı sonuçlar verebilir. Burada kastedilen hangi bölgede hangi iŞ piyasası politikalarının uygulanacağıdır.  Aktif  iŞgücü  piyasası  politikaları  temelde,  istihdamın  sürdürülebilirliğinin  arttırılmasını  ve piyasaya  girmesi  zor  olan  iŞsiz  kiŞi  ya  da  grupların  gelir  beklentilerinin  geliŞtirilmesini  amaçlar.  Ayrıca

hedefleri, iŞ piyasasının etkinliğini arttırmak ve piyasada eŞitliği sağlamak yoluyla iŞsizliği azaltmak olarak da

 

belirtilebilir. Aktif iŞgücü piyasası politikaları iŞ piyasasındaki engelli, genç, kadın ya da uzun dönemli iŞsizler gibi belli alt grupları hedefleyerek tasarlanan politikalardır (Employee in Europe 2006 Report, s. 120).

İŞgücü piyasası politikaları gelirin yeniden dağılımı ve genellikle iŞsiz, gizli iŞsiz olup ya da cari iŞinden daha iyi

bir iŞ arayanların iŞ piyasasıyla bütünleŞmesi için uygulanan tedbirlerdir. Pasif politikalar, iŞsizlik boyunca ve iŞ arama   sürecinde   gelirin   el   değiŞtirmesinin   sağlanması   ile   ilgilidir.   Aktif   politikalar   ise   iŞ   piyasasına entegrasyonun gerçekleŞtirilmesi anlamında kullanılır. Aslında iŞ piyasasına entegrasyonda “aktif destek ve teŞvik”, aktif politikaların temel itici gücüdür. BaŞka  bir  deyiŞle  pasif politikalar,  herhangi bir  eğitim  ya  da çalıŞma  programına  katılma  Şartı  aramayan  sosyal  transferler  anlamına  gelir.  Pasif  politikalar  söz  konusu sosyal transferleri gerçekleŞtirirken, doğal olarak kiŞinin iŞ arama çabalarının artmasını da beklerler ve kiŞiyi

bu konuda motive  ederler. İŞ arama çabalarının ne  derece yoğun olduğunun anlaŞılabilmesi için güçlü bir

gözetim  faaliyetine  ihtiyaç  vardır.  Bu  bakımdan  pasif  politikaların  da  aktif  bir  unsur  taŞıdığı  söylenebilir. Bunlara   karŞılık,  aktif  politikaların  iŞ  piyasasına   (yeniden)   entegrasyonunun   gerçekleŞtirmesi  bu  gibi programlara  katılıma  bağlıdır.  Tipik  pasif  politikalar;  iŞsizlik  sigortası,  yardım  ve  erken  emeklilik  Şeklinde gösterilebilirken;  tipik  aktif  politikalar,  iŞ  piyasasında  eğitim,  kamu  sektöründe  iŞ  yaratma,  giriŞimciliği arttırma ve istihdam sübvansiyonları gibi örneklendirilebilir (ILO, 2003a).

Son 20 yıldır, istihdam politikalarının önemli bir unsuru olarak aktif istihdam politikaları üzerinde artan bir ilgi

söz  konusudur.  Uluslararası  örgütler,  kaynakların  pasif  tedbirlerden  aktif  tedbirlere  doğru  kaydırılması yönünde tavsiyelerde bulunmaktadırlar. Ayrıca bu politikaların diğer vergi ve sosyal sigorta sistemleri ile olan karŞılıklı  iliŞkisinin  ve  etkileŞimlerinin  de  mutlaka  hesaba  katılmasını  önermektedirler.  Özellikle  son  yıllarda küreselleŞme,  teknolojik  geliŞme  ve  yeni  organizasyon  modellerinin  geliŞimi  ile  ortaya  çıkan  zorluklar  ve iktisadi  endiŞeler  (Örneğin  uluslararası  alanda  rekabet  edebilir  bir  mal  piyasasına  sahip  olabilmek  için maliyetlerin sürekli düŞürülmesi baskısı) gibi baskılar  altında, istihdam politikalarının etkinliğinin arttırılması üzerine vurgu yapılmaktadır.

Uluslararası ÇalıŞma Örgütü (ILO), aktif iŞ piyasası politikalarını Şu Şekilde tanımlamaktadır:

“… Belli bir amaca dayanan, etkinlik ve eŞitlik hedeflerini izleyen, belli dezavantajlı gruplara doğrudan ya da dolaylı  olarak  iŞ  yaratmak  ya  da  istihdam  edilebilirliklerini  arttırmak  için  hareket  eden,  seçilebilir  hükümet müdahaleleridir” (Mosley, 1998).

Aktif  iŞ  piyasası  politikaları  genel  anlamda  iŞsizlik,  gizli  iŞsizlik,  yoksulluk  ve  iŞ  piyasasında  ayrımcılıkla mücadele etme konusunda  önemli bir unsurdur ve bu yüzden bu problemlere karŞı geliŞtirilen stratejilerin ana öğesi olması gerekir (ILO, 2003a).

ILO‟ya göre aktif istihdam politikaları 4 ana amaç etrafında toplanmaktadır. Bu amaçlar aŞağıda belirtilmiŞtir

(Auer, Efendioğlu ve Leschke, 2005):

 

 

5.1. İstihdamın GeliŞtirilmesi

 

 

Aktif iŞ piyasası politikaları, istihdamın yaratılmasını doğrudan ya da dolaylı olarak destekleyebilir. Doğrudan istihdam  yaratan  tedbirler,  kamu  sektöründe  iŞ  yaratma,  giriŞimciliği  arttırma  teŞvikleri  ya  da  iŞe  alma sübvansiyonları Şeklinde olabilir. Dolaylı olarak istihdama katkı sağlayan tedbirler ise eğitim yoluyla istihdam edilebilirliği  arttırma   ya  da   iŞ  piyasasında   bilgilendirmeyi  ve   iŞ-aday  eŞleŞtirmesini  geliŞtirme   olarak

örneklendirilebilir.

 

5.2. DeğiŞim İçinde Güvence

 

 

Günümüzde  yaŞanan  ticarete  ve  yatırımlara  açıklık,  sürekli  devam  eden  teknolojik  geliŞme  ve  devlet giriŞimlerinin  özelleŞtirilmesi  dalgalarıyla  birlikte,  iŞ  piyasasının  değiŞim  geçirmesi  kaçınılmazdır.  Pek  çok durumda, söz konusu geliŞmeler sadece iŞgücünün yapısının değiŞmesi ya da yer değiŞtirmesi olarak değil, aynı zamanda iŞten çıkarmalarla da sonuçlanmaktadır. Sonuç olarak, hükümetler bu değiŞimle baŞa çıkmanın yollarını  bulmalıdırlar.  Aktif  iŞgücü  piyasası  politikaları,  her  ne  kadar  ekonomi  ve  istihdam  temelli  makro politikaların yerini tutmasa da, değiŞim içinde güvence sağladıklarından, yapısal değiŞimin ve yetersiz iŞgücü talebinin olumsuz etkilerini bertaraf etmek için önemli bir politika aracıdır. Yatırımların ve istihdamın artması

için  gereken  makroekonomik  çevrenin  yokluğu  durumunda,  aktif  iŞgücü  politikaları  atıl  duran  iŞgücünün

yeniden tahsisine yardımcı olur ve bu dönüŞüm sırasında kiŞilere geçici gelir sunar.

 

 

5.3. EŞitlik

 

 

Aktif iŞgücü politikaları iŞ piyasasında eŞitliğin sağlanmasında önemli bir role sahiptir. Zaten esas amaç hedef grupların aktif tedbir programlarına katılımının sağlanmasıdır. Dezavantajlı kiŞiler genellikle piyasada en son istihdam  edilme  Şansı  olan  grubu  oluŞturmakta  olup  çoğu  zaman  hiç  istihdam  edilmezler.  Aktif  iŞgücü politikalarının  amacı  bu  kiŞilerin  mesleki  vasıflarını  arttırarak  onlara  en  azından  istihdam  edilme  Şansı vermektir. Böylelikle iŞ piyasasından dıŞlanma ya da ayrımcılığın önüne geçilmesi mümkündür.

 

 

5.4. Yoksulluğun Azaltılması

 

 

Aktif  iŞgücü  politikaları  eğitim  olanakları,  iŞ  ve  gelir  yaratarak  yoksulluğun  azaltılmasına  yardımcı  olurlar. Hatta  özellikle  yapısal  değiŞim  ya  da  ekonomik  durgunluk  zamanlarında  en  azından  iŞsizlik  sigortası  gibi tedbirlerle  desteklenen  bireyin  aktif  politikalarla  gelecekteki  gelir  ve  iŞ  beklentileri  arttırılabilir.  Böylelikle yaŞam   standardı   yükselebileceğinden   yoksulluğun   da   azalmasından   bahsetmek   mümkündür.   Çünkü yoksulluğa  karŞı  en  iyi  korumanın  düzenli  iŞ  olduğu  fikri,  aktif  iŞgücü  politikalarının  temelinde  yatan düŞüncedir.

ILO‟nun aktif iŞgücü politikalarına yüklediği bu dört ana hedef birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu açıdan, yeni ve düzenli  iŞlerin  yaratılması,  daha  yüksek  gelir  ve  daha  yüksek  yaŞam  standartları  için  Şarttır.  Bu  yüzden, istihdamın arttırılması, iŞsizliğin ve gizli iŞsizliğin azaltılması, bir bütün olarak ILO‟nun stratejisinde merkezi bir

rol  oynar.  Daha  fazla  istihdam,  aktif  iŞ  piyasası  tedbirlerini,  geliŞtirilmiŞ  makroekonomi  politikalarını  ve finansal piyasaların istikrarlı olmasını gerektirir.

Aktif   iŞgücü   politikaları,   Uluslararası   ÇalıŞma   Örgütü‟nün   “Küresel   İstihdam   Gündemi”nin   10   temel maddesinden yedincisidir (ILO, 2003b). Eğer Aktif iŞgücü politikaları tanımlanan ihtiyaçlara cevap verebilecek verimli bir  Şekilde  tasarlanırlarsa, ekonomik ve  sosyal hedeflerden herhangi  bir  vazgeçiŞe  neden olmazlar, hatta   yine   aynı   gündemin   bir   baŞka   maddesi   olan   “üretken   bir   faktör   olarak   sosyal   korumayı gerçekleŞtirmeye         de               yardımcı       olurlar.     Böylelikle  ekonomik        sahada   yapılan   sosyal                            müdahaleyi meŞrulaŞtırırlar.Aslında Aktif iŞgücü politikaları sosyal korumanın iŞgücü temelli araçları olarak görülebilir. ÇalıŞmanın bir insan hakkı olduğu anlayıŞı oldukça eskidir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‟ne göre; her Şahsın çalıŞmaya, iŞini serbestçe seçmeye, adil ve elveriŞli çalıŞma Şartlarına ve iŞsizlikten korunmaya hakkı vardır  (İnsan Hakları  Evrensel Beyannamesi, Madde.23/1).  Dolayısıyla  bu temel insani hakkın vatandaŞları tarafından  serbestçe  kullanılması  için  hükümetlerin  önemli  görevlerinden  biri  de  yeni  iŞler  yaratmak  ve

bireylere  iŞini  seçme  Şansı  vermektir.  Bunun  için  ilk  akla  gelen  öncelikle  tüketimin  ve  ardından  üretimin-

 

yatırımların  artmasına  elveriŞli  bir  ekonomik  ortam  yaratmak  gerektiğidir.  Ancak  ekonomik  konjonktürün hangi noktada olduğuna göre ekonomik politikaların tavrı değiŞkenlik gösterecektir. Sonuçta mevcut iŞgücü arzını emecek iŞgücü talebinin yaratılması her zaman mümkün olmayabilir. Dolayısıyla uygun ve yeterli sayıda

iŞ yaratılamadığında piyasadaki mevcut iŞsizleri  korumanın da devletin asli görevlerinden biri olduğu kabul

edilmiŞtir. İŞ piyasası politikaları ile iki farklı noktadan çıkıŞla, iŞsizleri koruma tedbirleri almak mümkündür.

Pasif iŞ piyasası politikaları ile örneğin iŞsizlik sigortası fonundan gelir bağlanması gibi-geçici bir süre ile bireyi iŞsizlikten dolayı ortaya çıkacak risklerden korumak mümkündür. Ancak iŞsizliğin uzun süreli bir hal alması,

söz  konusu  politikanın  maliyet  etkinliğini  sarsacak  ve  hem  kiŞiye  hem  de  topluma  ekonomik  ve  sosyal maliyetler yükleyecektir. Bu durumda aktif politikalara baŞvurmak genel kabul görmektedir. Söz konusu iŞsiz bireyin piyasadaki iŞ bulma ve gelir beklentisinin arttırılması için geliŞtirilen, ileride inceleyeceğimiz farklı aktif tedbir  seçenekleri  vardır.  Ancak  burada  kısaca  belirtilmek  istenen  gerçek  Şudur  ki;  son  yıllarda  iŞgücü piyasaları araŞtırmalarının ortaya koyduğu sonuçlardaki genel eğilim, pasif iŞ piyasası politikaları ile iŞsizliği finanse etmektense, aktif politikalar ile istihdamı finanse etmek-dolayısıyla iŞe ve eğitime yatırım yapmaktan yanadır.

 

Etiket(ler): , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir