Rehberiniz-Birliktelik ve başarı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Birliktelik ve başarı” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Birliktelik ve başarı

BİRLİKTELİK VE BAŞARI

Hamza BAYINDIR

Çalık Holding

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü

Başarılı olmak ve bu başarısını diğer insanlara sunma arzusu insanın tabiatında vardır. Güzel tablolar çizen ressam, bunları sergileyerek çevresiyle paylaşmak ister. İnsan ruhunu okşayan hoş bir beste yapan bestekâr, bu eserini başkalarının da duymasını ve bilmesini isteyecektir.

Bu duygu, ayrı bir mutluluk verir o insana.

Başarmak ve bu başarıyı başkalarıyla paylaşmak güzel.

Paki ama insan nasıl başarılı olabilir? Başarıya ulaşmak için en kestirme yol hangisidir?

Bu sorunun cevabı: Aynı hedefe koşan bir takımın üyesi olmaktır.

Çünkü ferdi ve bireysel başarılar artık geçmişte kaldı. Günümüz, ekip çalışması zamanıdır.

Şimdi takım çalışmasında başarılı olabilmek için yapılması ve dikkat edilmesi gereken noktalar üzerinde durmaya çalışalım.

Uyum sağlayabilmek

Aynı takımda, farklı yapıda ve tarzda üyelerin bulunması insanın yapısı gereğidir ve gayet doğaldır. İşte bu noktada yapılması gereken; bu farklılıkları olumlu algılayarak, ortak paydada birleşme ve kenetlenmeyi

sağlayabilmektir. Bu ortak payda ise içinde bulunulan organizasyonun hedef ve amaçlarıdır.

Hiç bir üyenin diğer üyelerin kişiliklerini sebep göstererek aradaki var olması gereken uyum ve ahenk sırrını bozmaya hakkı yoktur. Bu konuda iki kişi arasında geçen şu diyalog çok düşündürücüdür; Teni siyah renkte olan

birisine bir tanıdığı derki: “Senin tenin beyaz olsaydı ve şu bakışlarına da bu kadar sinir olmasaydım seni sevebilirdim aslında.” Siyah derili adamın cevabı çok anlamlıdır. “Ne o dostum, sen boyayı mı beğenmedin Yoksa

boyacıyı mı?”

Evet kimsenin boyasından şikâyet etmeden onlarla uyum içerisinde hedefe kilitlenmek birlik ve beraberliğin tutkalıdır.

Dedikodulara fırsat vermeyin ve kulak asmayın

Ekip olma ruhunu ve heyecanını kıran en önemli olumsuzluklardan birisi ortalıkta ve kulaktan kulağa dolaşan negatif eleştiriler yani dedikodudur.

Bu tür söylentiler insanların enerjisini düşüren, çalışma istek ve gayretlerinin zayıflamasına neden olan, takım olmanın verdiği o manevi birlik sırrını öldüren çok tehlikeli bir zehirdir. Bu zehirin panzehiri

ise konuşabilmektir, diyalogtur.

Evet dedikoduları önleyebilmenin tek yolu üyelerin birbirleriyle rahatça konuşabilmelerinden geçer. Çünkü şunu akıldan çıkarmamak gerekir ki, birbirleriyle konuşamayanlar, birbirleri hakkında konuşmaya başlarlar.

Ben merkezli davranmayın

Bir takımın üyesi olduğunuzda artık kendinizi o takımla tanımlayın. Ekibinizin amacı amacınız, sevinçleri sevinciniz, üzüntüleri üzüntünüz olsun. Bunların sonucunda çok değerli şeyler kazandığınızı göreceksiniz.

Bunlardan en önemlisi bilgidir. Çünkü artık takımın bilgisi, sizin bilginiz olacaktır. Diğer üyelerin her birisinin sahip olduğu başarıya da kendi başarınız gibi övünmeniz gerekir. Çünkü artık o başarı sizin de

üyesi olduğunuz takımın başarısıdır.

Ben yerine biz diyebilmenin zenginliğini yaşayın. Bir gölün içerisine düşen bir damla suyun adı artık damla değil, göldür.

Yardımlaşma ve dayanışma bilincinde olun

Takımda bütün oyuncuların görev tanımları yapılmıştır. Herkes ne yapacağını çok iyi bilir. Fakat öyle zamanlar olur ki herhangi bir nedenle bazı görevlerde aksamalar yaşanabilir. İşte böyle anlarda takımın o

üyesini tenkit etmek yerine ona nasıl destek verilebileceğini, eski performansını yakalayabilmesi için nasıl yardım edilebileceğini araştırın.

Bir futbol takımını düşünün; topun kendi kalesine girmesini engelleme görevi fert olarak kalecinindir. Ama o topun kendi kalecileriyle karşı karşıya gelmesini engelleme görevi tüm takımındır. Gerektiğinde tüm

oyuncular kalelerine gelerek kalecilerine yardım ederler. Çünkü muhtemel bir malubiyeti kaleci değil tüm takım alacaktır. Bölümünüzde yaşanabilecek aksaklıkların giderilme yöntemini bu şekilde ele alın.

Kapasitenizi tam kullanın

Sahip olduğunuz gücü tanıyın ve onu tam kullanın. Yapılan işlerin kıyısından köşesinden tutarak kendinize ve takımınıza haksızlık etmeyin. 4*4 bayrak yarışını hatırlayın. Bir önceki yarışmacı, bir sonrakine

bayrağı ne kadar önde teslim ederse; bayrağı teslim alan yarışmacı o denli yüksek moralle tüm performansını ortaya koyacaktır. Siz de kendinizden sonraki prosese, işi ne kadar kaliteli teslim ederseniz, takımınız

galibiyete o kadar daha yakın olacaktır. Galip ya da şampiyon takımın oyuncusu olmak ise size ayrıcalık kazandıracaktır.

O halde şunu unutmamak gerekiyor; kaliteleri ne kadar yüksek olursa olsun oyuncuları bir araya getirmek başarılı olmak için yeterli değildir. Önemli olan bir araya gelen oyuncuların takım ruhuyla hareket edebilmelerinin

sağlanmasıdır.

Sevgi ve selamlarımla,

Hamza BAYINDIR

Çalık Holding

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>