Rehberiniz-Bir kulağımız kalmıştı!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bir kulağımız kalmıştı!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bir kulağımız kalmıştı!

BİR KULAĞIMIZ KALMIŞTI!

ALİ ATIF BİR

Kulaktan Kulağa Pazarlama (Word of Mouth ya da Word of Mouse) uygulamaları gün geçtikçe artıyor. Neymiş o diyorsunuz değil mi? Aslında çok kolay. Bir markayla ilgili olumlu mesajların arkadaşlara, akrabalara aktarılmasına Kulaktan Kulağa Pazarlama adı veriliyor. Ve elektronik iletişime göre çok daha ucuz ve etkili olması nedeniyle de bu konuda araştırmalar gün geçtikçe artıyor.

Türkiyeyi bir düşünsenize.. Konuşmaktan başka hiçbir şey yaptığımız yok. Bu yüzden cep telefonu sahipliğinde bile dünyada beşinci sıradayız. Herkesin beyni ağzında..Ama bir tane Türkiyede Kulaktan Kulağa Pazarlama Nasıl Çalışırdiye araştırma yok…

Oysa bu konuda şiddetle bazı konuları çok iyi araştırmamız gerekiyor. Örneğin tüketiciler genel olarak markalar hakkında konuşuyorlar mı? Bu konuşmalar hangi süreçlerden geçerek toplumda yayılıyor? Nerede yayılmıyor? Konuşmaların önünü kim kesiyor?

Amerikalı araştırmacı George Silverman diyor ki: Kulaktan kulağa yayılan mesaj sizin en güvenilir satışçınızdan bile daha fazla etki yaratır. Reklam ve diğer araçlara göre de daha fazla insana ve daha hızlı bir şekilde ulaşır. Bu mesajlar araştırma yapılarak kontrol edilebilir, yönetilebilir. Hatta çocuklar bile marka mesajları yayıyor, marka mesajları alıyor. Onlar bile araştırılarak daha etkin pazarlama iletişimi planları hazırlanabilir

Silverman da benimle aynı kanıda ve kulaktan kulağa yayılan mesajlarla ilgili onun önerdiği araştırma konuları ise şunlar:

• Yayılan mesajın içeriği nedir?

• Mesaj yaymayı kim başlatır?

• Kim bu mesajları alır?

• Mesaj hangi kanallar aracılığı ile yol alır?

• Markayı kullananlar kullanmayanlara daha çok neleri aktarmakta isteklidirler?

• Markayı kullanmayanlar neleri sorarlar? Neleri sormazlar?

• Konu gündeme geldiğinde ne olur?

• Potansiyel tüketiciyi alıma kışkırtan mesaj hangisidir?

• Markayı kullanan kullanmayanın itirazlarına nasıl yanıt verir?

• Markayı kullanan arkadaşlarını markayı kullanmaları konusunda nasıl ikna eder?

Markalarla ilgili konuşmalar bilinen pazarlama araştırması teknikleri ile yapılabilir. En çok kullanılan yöntem hala fokus grup olarak görülüyor. Araştırmayı tasarlarken insanların farklı şekillerde mesajları yaydıklarına, bazı insanların çalçene, bazılarının hindi olduklarına çok dikkat etmek gerekiyor. Ve insanların sosyal bağlantılarını inceleyip, sonra araştırmaya denek olarak almak gerekiyor.

Yalnız başına yaşayan, bir haftada da tek gördüğü canlı mahluk kedisi olan bir adamcağızı düşünün, o hangi mesajı kime yayabilir ki! Bir de 11 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğunu, en az yirmi arkadaşı olan bir genci düşünün. Bu gencin bütün kardeşleri de evli olsun. Her gece de yemeği bir kardeşinde yesin. Her gittiği yerin de iki üç arkadaşı daha yemeğe gelmiş olsun! Biz Türkiyede böyle ilişkileri hiç bilmeyiz ya..Biz de herkes yürüyen megafon beyler megafon, bu fırsatları kaçırmayın..

Kaynak: Banvit kurum dergisinden alınmıştır.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>