Rehberiniz-Bir kişi tek başına ne yapabilir?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bir kişi tek başına ne yapabilir?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bir kişi tek başına ne yapabilir?

BİR kişi tek başına ne yapabilir? Hem de ismini bile yeni öğrendiği insanlar için… Serhat Aytan, bunun cevabını buldu, ilik nakli olan lösemi hastası arkadaşı için başladığı kan bulma yolculuğunu tek kişilik kan merkezine dönüştürdü. Duyuru yapıp beklemek yerine, çevresindeki insanları kan bağışı gönüllüsü yaptı, yaklaşık bin kişilik listeye ulaştı, 4 yıl boyunca 200’e yakın onkoloji hastasına düzenli trombosit sağladı, şimdi 41 hastayla devam ediyor. İşte tek başına çok şeyi değiştiren o kahraman adamın öyküsü…

İYİ Kİ VARSIN SERHAT

Trombosit ararken

Bir dershanenin kantininde çalışırken tanıdığı matematik öğretmeni arkadaşının hastalığıyla beraber ona aferez trombosit arayışına giren Aytan, bir anlamda da bir iyilik hareketi başlatmış olabileceğini bilmiyordu. Kan arayışlarını, “İnsanlara sorduk, kafeleri bastık, ‘Kan lazım’ diye bağırdık” diye anlatan Serhat Aytan, gece gündüz arkadaşı için hastane kapılarında beklerken diğer hasta yakınlarıyla da tanıştı. Aytan, kan bulmakta, özellikle trombositte nasıl zorlandıklarını gördü.

Bundan sonra mahalle bakkalından iş arkadaşlarına kadar herkese kan grubunu sormaya başladı, not aldı. Kan grupları, bulma zorlukları ve teknik detaylarla ilgili neredeyse işin uzmanı oldu. Telefon rehberindeki isimlerin sonuna kan gruplarını da eklenmeye başladı. Kan ilanları sabah olduğu için, daha sonra çalıştığı çağrı merkezinde vardiyalarını bile buna göre ayarladı. Öte yandan, Ege ve Dokuz Eylül hastanelerinde kan bulduğu onkoloji hastaları arasında memleketine uğurladıkları da oldu, gözyaşlarıyla sonsuzluğa uğurladıkları da… Şu anda ise telefonu 41 onkoloji hastasına kan bulmak için çalıyor.

Çarşı’nın desteği milat oldu

Arkadaşına ablasından ilik nakli yapıldığı sırada Ege Üniversitesi Hastanesi’nde 4’ü çocuk olmak üzere 5-6 hastaya trombosit desteğine devam ettiklerini dile getiren Serhat Aytan, “İlk taburcumuz Balıkesir Burhaniye’den gelen bir kızımızdı. Bunun cesaretiyle sosyal medyayı daha aktif kullanmaya başladık. O güne kadar 200’e yakın bir gönüllü zincirimiz vardı. Bu zincirin çoğalması projemin dönüm noktası oldu. Aydın’dan bir ailenin 0 negatif (-) trombosit ihtiyacı vardı. Zor bulunan bu grup için bir arkadaşımı aradım. Çeşme’de olduğunu söyledi. Ben de, ‘8-9 yaşındaki bir çocuğun hayatından bahsediyorum’ deyip arkadaşımla ilişkimi bitirdim. O gün öfkeyle eve gelip ağlayarak bir ileti yazdım. Kan bulamadım ve çocuğu ölüme terk ettiğimi hissettim. Bu iletim bir şekilde Çarşı Grubu’na ulaştı ve hızla yayıldı. 3 ay boyunca yüzlerce telefon konuşmasının ardından 300’ün üzerinde 0 (-) gönüllüm oldu. Artık bu kan grubundan hiç korkmuyorum. Üstelik, Türkiye’nin zannettiğim kadar kötü bir ülke olmadığını da bu ilan sonrasında gelen desteklerle anladım” dedi.

Yardımlar bireysel kalmadı

Bu iletilerin ardından toplu desteklerin de geldiğini anlatan Aytan, “Örneğin, Tuborg firmasında çalışan biri bana ulaştı ve fabrikadan destekler gelmeye başladı. ESBAŞ’ta bir sendika başkanı da işçilere ulaşarak destek sağladı. Yurtiçi Kargo’nun Sarnıç Şubesi’ndeki 200 kişilik personelden de katkı alıyoruz. Tüm listeyi bana verdiler. Bunun dışında Ercanlar Yumurta’nın şoförleri de dahil tüm çalışanları gönüllü oldu. Kahve Diyarı da neredeyse tüm çalışanlarıyla bana destek. Hatta bir duyurumuzda CHP’li bir milletvekili aradı, görevini söylemeden yardımcı olmak istedi. Şu anda bin kişinin üzerinde bir zincirimiz var. Yanımdan ayırmadığım defterimde bütün grupların dağılımı ve bilgiler mevcut” diye konuştu.

‘Bu işi bırakma’ diyorlar

Serhat Aytan, kan bulduğu hastalarla da bir süre sonra aile gibi olduklarını dile getirdi, şöyle devam etti: “Elbette kaybettiğimiz hastalar da oldu. Özellikle çocuklara dayanamadım ve bir yerinde bu işi yapamayacağımı düşündüm, elimdeki hastaların taburcu olmasını bekleme kararı aldım. Ancak Denizli’den arayan bir çocuğun yakını, ‘Serhat bu işi bırakma. Bizim çocuğumuz 6 ay fazla yaşadıysa bulunan kanlar sayesinde oldu’ dedi. Bu da benim için ikinci dönüm noktasıydı. Bırakıp gitmem imkansız hale geldi.”

Hayali sadece kan bulmak

Kendisine bu çabalarını vakıf veya derneğe dönüştürme önerilerinin geldiğini de belirten Aytan, “Bundan rahatsızım. Çünkü bu işlerin içine girince gördüm ki, şu anda İzmir’de onkoloji hastalarını kullanarak bunlardan nemalanan bir sürü oluşum var. Şu anda tek başıma 50 kişiye destek sağlayabiliyorsam bu yeterli. Bin 500 kişiye katkı verdiğimi sanıp aslında verememektense bu yeterli diye düşünüyorum” dedi. Serhat Aytan, geleceğe ilişkin planlarını ise şu şekilde özetledi: “Şu an bir şans oyunundan para çıksa, veya biri bana destek olsa, sigortamı yapsa, ben ömür boyu bu işi yapayım, sadece kan bulayım isterim.”

Yazar: Burcu Taner

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>