Rehberiniz-Bir… iki… ses kontrol!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bir… iki… ses kontrol!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bir… iki… ses kontrol!

Başarı ve ses tonu arasındaki ilişkiye dikkat! Uzmanlara göre ses tonununu doğru ayarlamak çıktılar üzerinde oldukça etkili oluyor. İş arkadaşlarını, dostlarını ve potansiyel eşini doğru notalarla etkilemek için öncelikle ses tonun üzerinde biraz alıştırma yapmalısın…

BAŞARI VE SES TONUN

Muhtemelen daha önce ses tellerine antrenman yaptırmayı hiç düşünmedin. Ama aslında bu, hayatta başarılı olabilmen için önemli bir konu. Öncelikle sesini güçlendir, ardından bunu yararına kullanmaya başla.

Journal of Voice dergisine göre genç kadınlar, sesle ilgili trendlerle kısmen ya da tamamen ilgilenmeye başladı. 90’lı yıllar ikonik pop kültür sembollerinin (Clueless’i hatırlar mısın?) vokalleriyle aklımızda kalırken, sonraları vocal fry gibi boğuk ve titreşimli vokal teknikleri moda olmaya başlamıştı.

Müzik endüstrisini bir yana bırakıp hayata bakalım: Tonlamalar ve sesler, farklı jenerasyonları tanımlamamıza yardım edebiliyor. Sesimiz, diğer insanların bizi algılama şeklini belirlemede de çok önemli bir etken.

Pek çok karakteristik özelliğin gibi, sesinin nasıl olacağı da doğduğun anda DNA’ların tarafından belirlenmiştir. Ses tellerinin uzunluğu ve şekline göre ses dalgaları ortaya çıkar. Konuştuğunda ses tellerin saniyede tam 200 kez titreşir. Bu dalgalar, ağzında ve dudaklarında sözcüklere dönüşmeden önce boğazında ve genzinde yankılanır. Genellikle erkeklerin sesi daha kalın ve derinden gelir çünkü ergenlik çağında testosteron hormonu ses tellerinin uzayıp kalınlaşmasına destek olur. Oluşan büyük boşluklar, sesi de gürleştirir. Bunun aksine kadınlarda testosteron hormonu daha az, ses telleri daha kısa ve yankı odaları daha küçüktür. Tufts Tıp Merkezi’ne bağlı Center for Voice and Swallowing Direktörü Doktor Thomas Carroll, bu nedenle kadınların sesinin 30’lu yaşlarda oturduğunu söylüyor.

Ancak sesini biçimlendirmek söz konusu olduğunda, en önemli faktör genlerindir. Araştırmalar ne söylerse söylesin, farklı bir imaj çizmek istediğin zaman ses tellerini istediğin şekilde yönetebilirsin. İş arkadaşlarını, dostlarını ve potansiyel eşini doğru notalarla etkilemek için öncelikle biraz alıştırma yapman gerekiyor.

Ses Perdesi

Herkesin kendi ses tellerinin titreşimiyle ortaya çıkan benzersiz bir sesi vardır. En net ve güçlü hâli ise, kendi doğal sesindir. Nokta vuruşu yapman gereken her an (bir sunum yapman gerektiğinde, arkadaşlarınla politika konuşurken), normal sesini kullanırsın. Çünkü kendine özgü olarak iletişim kurmanın en önemli adımı budur.

AYARLA: Doğal sesini yakalamak için boğazını serbest bırak ve “mm-hmm” sesleri çıkart. Bunu tekrar et, bu kez şöyle bir cümle kurmayı dene: “Mm-hmmm, benim düşüncem bu.”

Ses Tonu

Ton, ürettiğin sesin kalitesi anlamına gelir. Aynı zamanda kendini ifade etme stilini ve yöntemini belirler. Tipik olarak doğal sesin çocukluğunda şekillenir ve etrafında duyduğun seslerden son derece etkilenir. Ancak sen bu durumu kendi lehine çevirebilirsin. Örneğin bazı sunucular, kamera karşısında ünlülerin içini rahatça dökebilmesi için çok içten bir ses tonu ile konuşur.

AYARLA: New Yorklu Konuşma ve Dil Patolojisi Uzmanı Marissa Barrera, konuşurken gülümsemeni öneriyor. Yapılan araştırmalar, bizimle konuşan birinin yüzünü görmesek bile ses tonundaki gülümsemeyi algılayabildiğimizi gösteriyor.

Ses Seviyesi

Hangi ses seviyesinden konuştuğun, büyük oranda yetişme ortamınla ilgilidir. Örneğin kaotik bir ev ortamında büyüdüysen, yüksek perdeden konuşuyor olabilirsin. Ancak içinde bulunduğun duruma göre sesini ayarlaman aslında çok kolay. Kısıktan orta seviyeye kadar olan sesler güven verici ve ciddi olarak algılanır. (Alçak kadın sesinin sakinleştirici bir özelliği olduğu düşünülür, bu nedenle GPS sistemlerinde ve bazı cep telefonu uygulamalarında böyle sesler kullanılır.) Barrera, diğer yandan çok yüksek sesle yapılan bir sunumun, tutarsız ve kötü bulunabileceğini belirtiyor.

AYARLA: Doğal bir ses seviyesinde kalabilmek için oturarak veya dik durarak konuşmalısın: İyi bir duruş akciğerlerini ve boynundaki kanalları açar; böylece ses dalgaları yeteri yükseklikte ve temiz bir şekilde yankılanır.

Sesin Yükselip Alçalması

Soru cümlesi kuruyorsan, cümleyi biraz daha yüksek tonda bitirirsin, değil mi? Konuşma ritmimizdeki bu tarz yükseliş ve inişler prozodi olarak adlandırılır. Kelimeleri birbirine bağlamayı öğrendiğin andan itibaren öğrenirsin.

AYARLA: Hemen herkes, yukarıda bahsettiğimiz tonlamayı benimser. Ancak bunun tersi de işe yarayabilir: It’s the Way You Say It kitabının yazarı Doktor Carol Fleming, “Cümleni giderek alçalan bir ses tonuyla bitirmek, temkinli ve sözlerine dikkat eden biri olduğun izlenimi verir” diyor.

Tempo

Full Voice kitabının yazarı Ses Uzmanı Barbara McAfee, doğal konuşma hızını değiştirmenin (hızlı ya da yavaş olması fark etmez) son derece zor olduğunu söylüyor. Çünkü konuşma hızını düşünce hızın belirler. Çok hızlı konuşan birinin söylediklerini takip etmek baş döndürücüyken, yavaş konuşan birini dinlemek de sinir bozucu ve enerji tüketici olabilir.

AYARLA: Hızlı konuşma eğilimindeysen, cümlelerin arasında derin nefesler almaya veya önemli bir şey söylemeden önce birkaç saniye beklemeye gayret et. Böylece seni dinleyenlere sözlerini sindirme fırsatı vermiş olursun. Çok mu yavaşsın? O zaman bir metronom yardımıyla alıştırmalar yap. Dakikada belli sayıda vuruş yapan bir alet olan metronom, hızını ayarlamana yardımcı olur. (Cep telefonuna bile indirebilirsin!)

Ses Dizisi

Çıkarabildiğin en alçak ve en yüksek tonların aralığı, senin ses dizini ifade eder ve büyük oranda biyolojik olarak belirlenir. Örneğin Mariah Carey’e genetik olarak beş oktavlık bir ses bahşedilmiş; pek çoğumuzda ise sadece ikiyle sınırlanmış. Duygularımızı gösterirken sesimizi alçaltıp yükseltir, ancak toplum içinde sabit tutmaya çalışırız. Sinirli olduğunda sesin epeyce yüksek çıkabilir. Bu da olgun biri olmadığın izlenimi uyandırır.

AYARLA: Sesini özellikle duşta daha rahat kontrol edersin (buhar ses tellerini yumuşatır). Derin bir nefes al ve alçaktan başlayıp çıkabildiğin en üst tona kadar (sesini çatlatmadan) “ahhhh” demeyi dene. En üst tona ulaşınca giderek alçal. Barrera, bunu haftada birkaç kez yapmanı tavsiye ediyor.

Benim Sesim Gerçekten Böyle Mi? Kendi sesimizi duymak bizi neden korkutur, öğrenelim.

Hiç değişmez: Kendi ses kaydını dinlemek, herkesin ürpermesine neden olur. Normalde konuşurken, kendi sesini başkalarının duyduğu şekilde duyman imkânsızdır. Yabancı sesler vücuduna kulak kanallarından girer ve beyninin ne duyduğunu çözmesine yardım eder. İç sesler ise sadece kulaklarınla değil, kemik ve dokuların kanalıyla beynine iletilir. Kulak Burun Boğaz Uzmanı James P. Thomas, böylece “katmanlı” bir etki ortaya çıktığını söylüyor. Sonuçta sen konuşurken kendi sesinin daha yoğun ve derinden geldiğini duyarsın, ancak seni dinleyenler aynı şekilde duymaz.

Derleyen: Sibel Yeşilçay

Yazar: Sibel Yeşilçay

Kaynak: http://www.womenshealth.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>