Rehberiniz-Bilgi çağının askerleri geliyor!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bilgi çağının askerleri geliyor!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bilgi çağının askerleri geliyor!

Yaşam ve ölüm, barış ve savaş… Normal hayatta bir araya gelemeyecek kavramlar. Onlarsa her an iki uçta birden yaşıyor. Çok eski bir deyimdeki gibi; “Hazır ol cenge, ister isen sulh – u salah.” Prensip eski ama dünya yeni. Bu yeni dünyada asker kendi liderini nasıl tanımlıyor, nasıl yetiştiriyor?

Kara Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral Hulisi Akar, “Fizikte ”Kuantum Teorisi”, matematikte ”Gödel İspatı”, kimyada ”entropi kavramı”…” diyerek başlıyor söze: “Bilimin rotasını değiştiren bu yeni yaklaşımlar paradigmaları yıktı, bu doğrultuda liderlik konseptleri de değişti. İçinde bulunduğumuz asimetrik tehdit ortamında subayın sahip olması gereken birinci özellik ” çok yönlülük”tür.”

”Çok yönlülüğü” Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök”ten bir alıntı yaparak açıklıyor: “Bizim yetiştirmeye çalışacağımız subaylar, artık sanayi toplumunun eğitim öğretim anlayışından farklı olarak; karışık problemleri standart ve tek çözüme bağlamaktan kaçınan, özgün düşünebilen, gerektiğinde standart dışı hareket edebilen ve problemlere çok yönlü yaklaşabilen bir yapıda yetiştirilmelidir… “

Savaşçı, yönetici, teknisyen

Askeri lider için artık ”yüksek bir savaşçı ruha sahip olmak” yetmiyor. Aynı zamanda, geleceğin kaotik ortamıyla baş edebilmek, çabuk ve isabetli kararlar vermek, bunun için teknolojik imkânlardan en üst düzeyde yararlanmak gerekiyor. Akar, askeri lideri tarif ederken, “Zaman ve bilgi baskısı altında muhakeme yeteneğini kaybetmeden etkin bir yönetim ile karmaşık sorunları sistematik bir şekilde analiz edebilmeli, hem savaşçı, hem yönetici, hem de teknisyen olmalı” diyor.

NATO içinde ve uluslararası ortamda Türk Silahlı Kuvvetleri”nin aldığı rollerin giderek artması da askeri liderlerin; çok uluslu yönetim, iletişim ve diplomatlık gibi çok geniş bir yelpazede becerilere sahip olmalarını gerekli kılıyor.

Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri”nde liderlik uygulamalarının her duruma farklı bakabilen, insanı daima şartlı refleks gösteren bir meta olarak değil, düşünen ve üreten bir varlık olarak gören yaklaşımlarla biçimlendirildiğini vurguluyor.

”Lider yönetilerek değil yöneticilik yaparak yetişir”

Harbiyeliler daha okul ortamından itibaren uygulamalar içinde etkin görevler alarak liderliğe hazırlanıyor. Bu program 1996”dan itibaren uygulamaya konulan ”Karma Tabur sistemi”yle hayata geçiriliyor. Tümgeneral Akar, sistemi şöyle açıklıyor: “Karma Tabur Sistemi”nde öncelikle her Harbiyeli ilk yıl kendinden sorumludur. İkinci yılda bir başka Harbiyelinin, müteakiben en küçük birim olan timin, arkasından manga, takım, bölük, tabur ve alayın sorumluluğunu üstlenebilmekte, bütün bu uygulamalardan sonra mezun olduğunda genç bir teğmen olarak bir takımın sevk ve idaresini etkin bir liderlik anlayışıyla yerine getirebilmektedir. Sistemin temelinde bir liderin devamlı olarak yönetilerek değil, yönetimin her kademesinde bizzat yöneticilik yaparak yetişeceğine olan inanç vardır.”

Bu anlayış doğrultusunda, dört yıllık eğitim öğretim süresi içinde dört kez, çok pahalı bir laboratuar niteliliğinde olan İzmir / Menteş ”teki Atış ve Tatbikat Bölgesi”nde, ikişer ay süreyle, tamamen Harbiyelilerin emir ve komutasında kıta koşullarında tatbikat ve atışlar icra ediliyor. Bu ağır eğitimler esnasında gerçek muharebe koşullarına yakın ortamlar oluşturuluyor. Ayrıca, Harbiyeliler, 4. sınıfın sonunda kıt”lara staj eğitimine gönderiliyor ve muhtelif birliklerdeki erbaş ve erleri bizzat sevk ve idare ediyor.

Tümgeneral Hulusi Akar kimdir?

Hulusi Akar, 1952 yılında doğdu. 1972” de Kara Harp Okulu”ndan, 1973”te Piyade Okulu”ndan mezun oldu. Kara Kuvvetleri”ne bağlı birliklerde takım ve bölük komutanlıkları ile Kara Harp Okulu”nda Bilgi İşlem Subaylığı yaptı.

1982”de Kara Harp Akademisi”nden mezun oldu. Kurmay subay olarak; bölük komutanlığı, harekat ve eğitim kısım amirliği, lojistik şube müdürlüğü, Genelkurmay Genel Sekreterliği”nde icra subaylığı, Kara Harp Akademisi”nde öğretim üyeliği, NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı (Napoli/ İtalya), İstihbarat Başkanlığı”nda plan subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanı özel kalem, Kara Kuvvetleri basın şube müdürlüğü, Genelkurmay Başkanı özel kalem müdürlüğü, Bosna – Hersek Türk Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.

1985”te Silahlı Kuvvetler Akademisi, 1987”de ABD Kurmay Koleji”ni bitirdi. ODTÜ, Ankara Üniversitesi ve Boğaziçi üniversitelerinde çeşitli programlara katıldı. 1998”de tuğgeneralliğe terfi eden Akar, İç Güvenlik Tugay Komutanlığı ve NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Plan Prensipler Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu.

2002”de tümgeneralliğe terfi ederek Kara Harp Okulu Komutanlığı”na atandı. Akar, 17 Ağustos”ta Kara Harp Akademisi Komutanı oldu.

”Bilgi de radyoaktif bir madde gibi yarı ömre sahip”

17 Ağustos”ta Kara Harp Akademisi Komutanlığı”na atanmadan önceki üç yıl boyunca Kara Harp Okulu Komutanlığı”nı yapan Tümgeneral Akar, eğitim sisteminde özellikle ”kalıcı öğrenme” üzerinde durduklarını belirtiyor.

”Bilginin radyoaktif bir madde gibi bir yarı ömre sahip olacağını dikkate alarak” kalıcı öğrenmenin nasıl sağlanacağını araştırmak üzere üniversitelerle birlikte çalışılmış. TSK uzmanlarının beynin fizyolojik gelişimi konusunda üniversitelerle koordineli bir şekilde yaptığı çalışmalar sonucu elde edilen bulgular uygulamaya aktarılmış.

33 bin saat uygulama

Bu çalışmada tespit edilen en önemli bulgulardan biri ”eğitim öğretim sırasında uyarıcı zengin ortamlardan en üst düzeyde yararlanılması” olmuş. Çalışma programı buna göre yeniden programlanmış.

Akar, toplam kalite yönetimi, ortak akıl, çoklu zeka uygulamaları, probleme dayalı öğrenme gibi uygulamaların yanı sıra ne yapmaya çalıştıklarını çarpıçı bir örnekle açıklıyor: “Kara Harp Okulunda dört yıllık eğitim öğretim süresinin yaklaşık 5.500 ders saatlik bölümü, dershane ve eğitim alanında, bunun 5 – 6 katı kadar bir süre ise ders dışı çalışma ve faaliyetlerle geçmekte. Biz ”örtük bilgi”ye büyük önem vermekteyiz. “

”Bilinçsiz itaat olmaz liyakatın artması, itaati de geliştirir”

Aslolan liyakat mi, iteat mi? Tümgeneral Akar, “TSK elbette bir itaat kurumudur” diyor, “Ancak” diyerek devam ediyor: “Disiplin; nizamlara, amirlere mutlak itaat, astın ve üstün hukukuna riayet etmektir; temelinde, itaat ve otorite vardır. Buradaki itaat, her emri körü körüne yapmak değildir. Çünkü tek eri dahi yeri gelince karar vermekle baş başa bırakan bugünün muharebelerinde bilinçsiz itaate yer yoktur. Liyakat sahibi olmayan amir / üst tarafından en ince ayrıntısına kadar hesaplanmadan verilen emirler astların zihninde emrin doğru olup olmadığı hususunda şüphe yaratacağından mutlak itaate zarar verir. Bu yüzden liyakatin artması mutlak itaati geliştirecektir.”

Metanet, sabır, bilgi

Tümgeneral Akar, “Astlar için mutlak itaatin, üstler için ise liyakatin temelinde metanet, metanetin temelinde sabır, sabrın temelinde bilgi, eğitim ve deneyim vardır” diyor. Her astın, emri alan her kişinin uygulamada ortaya çıkabilecek yeni durum ve gelişmelere ilişkin görüş bildirme imkânına sahip olduğunu belirten Akar, TSK”nın yayımladığı tüm yönergelerin ilk sayfasında “Uygulamadan doğabilecek görüş ve öneriler zamanında ilgili komutanlığa bildirilecektir” emrinin yer aldığına dikkat çekiyor.

Yazar: Deniz Şahin

Kaynak: http://Milliyet

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>