Rehberiniz-Bilgelerle konuşma…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Bilgelerle konuşma…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bilgelerle konuşma…

Hakaret hediyesi

Tokyo yakınlarında, yaşlandıktan sonra kendini gençlere Zen Budizmini öğretmeye adayan büyük bir samuray yaşıyordu. İleri yaşına rağmen hala bütün rakiplerini alt edebilecek biri olduğu söyleniyordu.

Bir akşam vicdansızlığıyla tanınan bir savaşçı onu ziyarete geldi. Aynı zamanda provokasyon tekniğiyle de ün salmış bir savaşçıydı bu. Rakibinin ilk hamleyi yapmasını bekler, sonra keskin zekasıyla rakibinin zayıf noktalarını değerlendirip şimşek gibi karşı atağa geçerdi.

Genç ve sabırsız savaşçı, o güne kadar tek bir karşılaşmayı bile kaybetmemişti. Samuray”ın şöhretini biliyordu ve oraya onu yenip kendine çok daha büyük bir isim yapmak için gelmişti.

Öğrencilerinin itirazlarına rağmen Samuray, kendine meydan okuyan savaşçının çağrısını kabul etti.

Herkes şehrin en büyük meydanında toplandı ve genç adam yaşlı öğretmene hakaret etmeye başladı. Ona birkaç taş fırlattı, yüzüne tükürdü, Samuray”a ve tüm ailesine bildiği bütün küfürleri saydı. Sattler boyunca Samuray”ı provoke edecek her şeyi yaptı ama yaşlı adam tamamıyla tepkisizdi. Akşam sona ererken ateşli savaşçı yorulmuş ve utanmış bir şekilde geri çekildi.

Hocalarının onca hakaret ve provokasyona cevap vermemesiden düş kırıklığına uğrayan öğrenciler gelip yaşlı Samuray”a sordular:

”Bunca aşağılanmaya nasıl dayandınız? Her ne kadar dövüşü kaybetme riskiniz olsa da, kendizi bir korkak olarak göstermektense neden kılıcınızı kullanmadınız?”

”Birisi elinde bir hediye ile size gelse ama siz o hediyeyi kabul etmeseniz, sonuçta hediye kime aittir?” diye sordu Samuray.

”Onu vermeye çalışan kişiye” diye cevapladı öğrencileri.

”Kıskançlık, öfke ve hakarette de aynı şey geçerlidir” dedi öğretmenleri; ”Eğer kabul edilmezlerse onu yanında taşıyan kişiye ait olarak kalırlar.”

Şemsiye nerede?

On yıllık bir eğitimin ardından Zenno artık bir Zen ustası olmaya hazır olduğuna inanıyordu. Yağmurlu bir günde ünlü üstadı Nan-in”i ziyarete gitti.

Zenno içeriye girdikten sonra öğretmeni Nan-in sordu:

”Şemsiyeni ve ayakkabılarını kapının dışında mı bıraktın?””

”Elbette” diye cevapladı Zenno. ”Bu bir kibarlık kuralıdır. Gittiğim her yerde böyle yaparım.”

”O zaman bana şunun cevabını ver: Şemsiyeni ayakkabılarının sağ tarafına mı, yoksa sol tarafına mı koydun?””

”En ufak bir fikrim yok efendim.”

”Zen Budizmi kişinin tüm hareketlerinin tamamıyla farkında olması sanatıdır” dedi Nan-in. ”Dikkat etmediğimiz küçücük detaylar bir adamın hayatını tamamıyla mahvedebilir. Evinden aceleyle çıkan bir baba asla baltasını küçük oğlunun kolayca ulaşabileceği bir yerde bırakmamalıdır. Kılıcını her gün cilalamayan bir Samuray, en ihtiyaç duyduğu anda kılıcının paslanmış olduğunu görecektir. Sevdiği kadına çiçek vermeyi unutan bir erkek sonunda terk edilecektir.”

Zenno işte o zaman anladı; ruhani dünyada uygulanan Zen tekniklerini çok iyi bilse de, onları günlük hayata geçirmeyi unutmuştu.

(Çeviren: Mine Akverdi)

Zen Budizmi”nden birkaç atasözü

Şerefsizlik ağaç gövdesindeki bir çizik gibidir; zamanla yok olmaz, tersine gittikçe büyür.

(Eski bir Samuray atasözü)

Eğer bir kişi gözlerini sadece iyi olan şeylere odaklarsa, asla öğrenemeyecektir; çünkü kötülük ve Şeytanı hiç tanımayacaktır. Kötülüğü tanımadığından Şeytan onu hazırlıksız yakalayabilir.

(Murasaki Shikuku)

Yazar: Paulo Coelho

Kaynak: http://www.aksam.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>