Rehberiniz-Başetmeye çalıştığınız sorun kadar büyüksünüz!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Başetmeye çalıştığınız sorun kadar büyüksünüz!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Başetmeye çalıştığınız sorun kadar büyüksünüz!

”Sorunları kaldıramayan şirketler büyüyemez”

Şirketlere genç öğreten Dr. Ichak Adizes”in müşterilerine gönderdiği yeni yıl kartında ”Umarım yeni yılda bu yıla oranla sorunların büyür… Kaldırabileceğin kadar!” yazıyor. Çünkü ona göre ”Başetmeye çalıştığınız sorun kadar büyüksünüz” ()

ÖZGÜR GÖZLER

MİLLİYET

Şirketler de insanlar gibi doğup, büyüyüp, yaşlanıp, ölüyorlar. Onlar da insanlar gibi yaşlanmayı geciktirmek, ölümden kaçmak için farklı metodlar uyguluyorlar.

35 yıldır dünyadaki kuruluşlara ve devlet başkanlarına danışmanlık yapan ve Değişim ve Çatışma Yönetimi uygulayan Dr. Ichak Adizes, bir şirketin uzun ömürlü olmasını iki faktöre bağlıyor: Esneklik ve kontrol. Bu ikisini çakıştırabilen şirketler genç kalıyor. Geliştirdiği metodolojinin şirketin politik enerjisini kullanarak kendi değişimini yapmasını sağladığını belirten Adizes, eğitim düzeyi yüksek olmayan insanların sistemi daha iyi anladığını anlatıyor:

”Az eğitimliler daha açık fikirli”

Yönetimdeki daha az eğitimli insanların daha açık fikirli oldukları sonucuna vardım. Onlar ”ortak kanı”yı çok çabuk anlıyorlar. Eğer bir şey herkese anlamlı geliyorsa, o zaman bu ”ortak kanı”dır. Benim geliştirdiğim şey de insanların karşılıklı güven ve saygı ile ”ortak kanı”ya ulaşabilecekleri ortamı yaratmak.

Adizes, değişimin sorunlara, sorunların çözümlere, bu çözümlerin yine değişime ve daha fazla soruna yol açtığını ama yapılması gerekenin yeni nesil sorunlar yaratmak olduğu söylüyor. Sorun çözmekte başarılı olan şirketlerin daha büyük sorunlarla karşılaştığını söyleyen Adizes, “Müşterilerime gönderdiğim yeni yıl kartında ”Umarım yeni yılda bu yıla oranla sorunların büyür… Kaldırabileceğin kadar!” yazıyordu. Çünkü başetmeye çalıştığınız sorun kadar büyüksünüzdür. Bazı şirketler büyük sorunları kaldıramazlar ve büyüyemezler” diyor.

Adizes şirketlerin karşılaştıkları sorunları da normal ve anormal olarak ikiye ayırıyor. Normal sorunları ”çocuk hastalıkları” olarak nitelendiren Adizes, bunların tatsız olduğunu ama bağışıklık sistemini geliştirdiğini ancak anormal sorunların ise yardım gerektirdiğini belirtiyor. Adizes, normal ve anormal sorunları anlamak için şablonlarından yararlanılması gerektiğini vurguluyor.

Yaşlanıp ölmemesi için şirketlere gençlik aşısı lazım

Dr. Adizes”e göre şirketlerin hayat döngüleri şöyle:

Kur yapma: Şirket fikir aşamasındadır. Başarı için: Kurucu, günlük işlerini kesmek, evlerini ipotek ettirmek gibi cesur kararlar verebilirse, organizasyon doğar ve çocukluk evresine geçer.

Çocukluk: Finansal risk garanti altına alındığı ve kurucunun tüm kredi dökümanlarına imza attığı ya da harici yatırımcılara şirketin yüzde 40”ını vaat ettiği zaman başlar. İki şeye ihtiyaç vardır: İşletme sermayesi ve kurucu(lar). Şirket telafisi olanaksız likidite kayıplarına yol açan hatalar yaparlar veya kurucular şirkete olan ilgi ve sorumluluklarını kaybederse çocuk ölümü olur. Bu aşamada otokratik, merkezi karar alan bir lidere ihtiyaç vardır.

Çağdaş yıllar: Çağdaş bir organizasyonun, başarılı ürünü, hızlı artan satışları ve güçlü nakit akışı vardır. Bu şirketler yürümeyi öğrenmiş bebekler gibidir. Şirket kurucunun yetenekleriyle sınırlıdır. Kurucu ölürse, şirket de ölür. Bu aşamada başarılı olmak için esneklik şart. Ancak bir sonraki aşamaya geçmek için planlama ve kontrolün de esneklikle beraber geliştirilmesi gerek.

Ergenlik: Şirket yeniden doğar ama iç çatışmaların ve savaşların yaşandığı fırtınalı bir dönemdir. Bu çatışmalar çözülmezse şirket erken yaşlanma evresine girer. Bu aşamada şirketlerin başarı için, yön değiştirebilmek ve fırsatları yakalamak için serbest ve esnek olmaları ve kendi kontrollerini geliştirmeleri gerek.

En iyi: Sonunda şirkette esneklikle kontrol arasında denge yakalanır. Ama aynı anda hem büyüme hem de yaşlanma koşullarını barındırır. Şirket odaklanmış, enerji dolu ve tahmin edilebilir biçimde yol alır. Ama bu noktadan yaşlılığa geçmek an meselesidir.

Sabit: Yaşam döngüsü eğrisinde ”sabit” noktası en tepededir. Ama şirketler canlılıklarını kaybedip, yaşlanmaya başladıkları anda bu noktada yer alırlar. Bir şirket yaşlanmaya başladığını liderinin davranışları ve bakış açısından anlarsınız. Liderler memnundur ve kendi kendine yettiklerini hisseder. Organizasyon ”aristokrasi” aşamasına doğru gider.

Aristokrasi: Şirketler nakit bolluğu ve güçlü finansal hesaplara sahiptir. Büyüme beklentileri azaltılmıştır. Bu aşamada liderler gerçekleri inkâr ederler. Şirket pazar payını ve rekabet edebilme yeteneğini kaybederken yöneticiler işlerini her zamanki tavırlarıyla sürdürür.

Suçlama: Şirket aşağı doğru inişini tersine çeviremiyorsa, suni onarımlar çalışmamaya başlar, yönetimin karşılıklı hayranlığı sona erer. Problemlerden çok bunları kimin yarattığına odaklanılır.

Bürokrasi ve ölüm: Aslında ölmesi beklense de şirketler suni hayat desteği ile yaşar. İş yoksa ya da devlet şirketi desteklemeyi taahüt etmezse ölüm aşamasına geçilir.

Yaşlanma tavırlarda başlar

Bir şirket yaşlanmaya başladığında, bulgulara finansal raporlarda rastlanmaz. Ama yaşlanan şirketlerin genelde nakiti fazla ve finansal göstergeleri güçlüdür. Yaşlılık davranış, bakış açısı ve tavırlarda başlar. İnsanlar şirkete katkıda bulunmamalarına rağmen kişilikleri için tutulur. Fırsatlar sorun olarak görülür. Muhasebe, finans ve hukuk gerçek politik gücü elinde tutar. Şirketin davranışlarını değiştirmek için yapının, süreçlerin, sistemin, ödüllerin ve insanların değişmesi gerekir. Gençleşmek için hakarete ihtiyaçları vardır.

1.4 milyar yalan

Personel Today dergisinin haberine göre İngiltere”de çalışanlar, 2004 yılında patronlarına 1.4 milyardan çok yalan söyledi.

Online oyun sitesi Cyberslotz.co.uk”in yaptığı ölçümlere yer veren Personel Today dergisi siteye gelen 500 yanıttan yüzde 68”inde çalışanların haftada bir yalan söylediğini kabul ettiğini belirtiyor. Hasta olmak ve işe geç kalmak yalan söylemek için en büyük iki neden. Araştırmaya göre, “Treni kaçırdım”, “Araba çalışmadı”, “Evde beslediğim hayvanım öldü” yalanları yüzde 37”lik oranla başı çekiyor.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>