Rehberiniz-Başarınızın bir bütün içindeki yerini tarif eder misiniz?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Başarınızın bir bütün içindeki yerini tarif eder misiniz?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Başarınızın bir bütün içindeki yerini tarif eder misiniz?

BAŞARINIZIN BİR BÜTÜN İÇİNDEKİ YERİNİ TARİF EDER MİSİNİZ?

Sevim ÇAVDARLI.

Her başarının arkasında birçok başarısızlık öyküsü bulabilirsiniz. Bu öykü her zaman başarının sahibine ait olmayabilir. Ancak beslendiği kaynakların da bir öyküsü vardır. Başarıların gerçek öyküsünü ancak başarısızlık öykülerinden öğrenebiliriz.

Bu yazı kimsenin başarı ya da başarısızlığını irdelemek için yazılmamıştır. Başarı da başarısızlık da hepimizin. Amaç, başarı etiğimizde sarsıntılar yaratan doğrularla yanlışların, iyi ile kötünün ayrımında kullandığımız kaygan zemine dikkat çekmek.

“Başarı” etiketine sahip olmuş nice insanın kendileri ve çevreleri için yarattığı artı değerleri ve bedelleri gözardı etmekten, kahramanlık miti ile özleştirilerek abartılı yakıştırmalar yapmaktan çok hoşlanıyoruz. Bir de medyanın etkileme gücü ile birleşince, ne için, neye göre, nasıl, hangi zaman diliminde sorularının akılcı yanıtları ve güvenilir kanıtları oluşmadan yerden yükseliveriyoruz. Günümüzde teşhis çok çabuk hükme dönüştürülüyor. Olgunlaşmamış bir kesinlik yaratan neden sonuç kuramlarıyla yön bulmaya çalışıyoruz.

Başarılı kabul edilen insanlara; Nasıl başladınız? Hangi yollardan geçtiniz? Vardığınız sonuçları anlatır mısınız? Gibi sorular sorulur. Ve genellikle de çok çalıştım (günde 18 saat)… Zorlu ve çatışmaların çok olduğu yollardan geçtim (arasıra da kimsenin geçmediği yollardan geçtim, çok ıssızdı, içim titredi)… biraz rastlantıların da etkisi olmadı değil… diye yanıtlanır.

Mutlaka bu görkemli deneyim birikimi bir takım sonuçlara varılmasına neden olmuştur. Son söz başarmak isteyenler için anahtar cümleden oluşur. Bu cümlecikler dünden bugüne, kültürel ortama ve dönemsel rüzgarlarla potansiyel alıcılar bulan fikirlerin, ilgi çekiciliğine göre değişir. Elde edilen “başarılar” öncesinde katedilmiş uzun ve zorlu yolların, seçimlerin ve emeklerin ürünüdür. Ancak yakından bakmak ve nerelerden beslendiğini anlamak başarının 7 altın kuralı 10 görkemli anahtarı gibi tabletlerden daha çok işimize yarayacaktır.

Başarısını kutlamak için sahneye davet ettiğimiz bir sanatçıya, politikacıya, iş adamına, yöneticiye şu soruları soralım: Bu uzun ve zorlu yolların tümünü siz mi katettiniz? Tüm seçimler sizin miydi? Emeklerin hepsini siz mi harcadınız? Sizin başarınız, çalışma arkadaşlarınız, anneniz, çocuklarınız, müşterileriniz hatta rekabet ettiğiniz hasımlarınız için ne ifade ediyor? Başarınızın bir bütün içindeki yerini tarif eder misiniz? Ya da kısaca, siz nerelerden beslendiniz? Onlar olmadan var olabilir miydiniz? Kazanmak veya kaybetmek pahasına bir bedel ödendi ise, hepsini siz mi ödediniz?

Hiçkimse şöyle yanıtlamayacaktır: Yeni bir değer yaratmak yerine kaplar arası aktarmaları iyi yaparak kabımı daha çok doldurdum. Başkalarının hal veya yetkilerini kendimde toplayarak, oluşturulmuş birikimlerden beslendim. Parlak ve yaratıcı fikirlerin, zengin önermelerin sahiplerine fiyat listeleri olmadığı ve yasalarla korunmadığı için hak vermeyi haklı bulmadım. Sınırsız kazanç için her yolu mubah gören bir başarı etiğini kamuoyuna benimsetirken, yasaların ihlal edilmesi, halkın aldatılması ve diğer ahlaki konularda gelişigüzel ve duyarsız davrandım. Başarısızlık saplantım ve kaygılarım sayesinde başarı tutkunu oldum.

Zaman zaman şöyle yanıtlayanlar çıkıyor ve iyi ki varlar:

Sistemli ve planlı çalıştım. Biz birlikte çalıştık. Ben sadece arkadaşlarımı motive etmeye çalıştım, tabi onlar da beni. Hedeflerimiz vardı, ne yaptığımızı biliyorduk ve herşey olması gerektiği gibi oldu. Birbirimizin amaçlarını incelikle ayırt edebilme yeteneklerimizi geliştirdik. Birbirimizin üstünde baskı ve denetim kurmaya, iktidarı ele geçirmeye çalışmadık.

Evet başarımız başkaları için ne anlam taşıyor? Ne ile beslendik? Herkesin bir öyküsü var. Bu öykü kendimizi başarılı bulduğumuz dönemleri ve alanları, başarısızlıklar ve düş kırıklıkları dolu yaşam zamanlarını içeriyor. İnsan yaşamı boyunca doğal ve toplumsal sınırlanmışlığına karşı kişisel sınırlarını oluşturur. Kendini birşeylere göre kurarak gelecekteki dünyasını yaratmaya çalışırken, o birşeylerin içinde, karşısında ya da yanında yer alır. Kendi yaşam alanımızı belirleme, ihtiyaç ve isteklerimizi karşılama sürecimiz, olasılıklar arasından seçerek belirlediğimiz bir yoldur. Bu aynı zamanda başkalarının yolu üzerinde de etkin olmak anlamına gelir. Her eylemimiz bizi ilgilendirir gibi başkalarını da ilgilendirir, hatta başkalarını koşullar. “Rağmen” başarılarla yükselmekten, daha bütünsel, daha sorumlu, daha bütünsel, daha sorumlu, daha yaygın başarılarla yükselmek, onurlu ve güvenli. Başarının tadını çıkarmanın başka yolu da yok.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir