Rehberiniz-Başarılı insanları alkışlamak

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Başarılı insanları alkışlamak” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Başarılı insanları alkışlamak

BAŞARILI İNSANLARI ALKIŞLAMAK

AYKUT IŞIKLAR

TERCÜMAN GAZETESİ

Bugün biraz ciddi takılalım, ne dersiniz?

Gerçi çekiniyorum. Memlekette o kadar çok araştırmacı-gazeteci var ki… Haberci de öyle…

Ancak… Nedense haberler ve yorumlar hep geç patlıyor. Adam iktidardan düştükten sonra, on yıl önce yaptıkları haber diye millete ikram ediliyor.

Hatta bazen gazete sayfalarına hiç uğramadan kitap olarak karşımıza geliyor. Bu kitapları görünce diyorum ki Vay be güzel ülkemde ne müthiş gazeteciler var. Ama yüreksiz, tatlı su habercileri Haber o gün halka duyurulursa haberdir. 10 yıl sonra kitap olursa, ona arşiv derlemesi denir.

Acaba ben de konumda böyle mi yapsam? Halen haklarında olumsuz haber-yorum yazmaları gizli güçler tarafından yasaklanmış olan, Sezen Aksu, Türkan Şoray, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Kadir İnanır, Orhan Gencebay, Zülfü Livaneli, Kayahan hakkında hiçbir yerde okuyamayacağınız yazıları, 20 yıl sonra kitap mı yapsam?

Nasıl olsa o zaman onların medyadaki kolları bacakları kırılmış olacak? Yaşlı başlı emekli starlar… Kendilerini nasıl savunabilirler?

Amca-teyze, senin hakkında Aykut Işıklar adında eski bir magazinci bunları yazmış. Doğru mu bunlar diye soran uyanık gazeteci olursa… Burunlarını çeke çeke Hepsi yalan. Ben öyle insan değildim diye inkâr ederler. Doğru diyecek değiller ya… Tabii ben o sırada öteki dünyada olacağım için…

Bir başka gerçek daha var ülkemizde…

Geçen gün gazetedeki oda arkadaşım Memduh Bayraktaroğlu da yazdı. Başarılı olanı alkışlamak, sanırım sadece bizim ülkemizde ayıp. Bunu yapanlara ya yalaka ya da avantacı damgasını yapıştırıyoruz.

Çünkü biz, övgü denilen son derece normal bir işi yapamayacak kadar kompleksliyiz. Ben eleştiren kadar övmesini bilen insanlardan da yanayım. Sanırım doğrusu da bu…

Örneğin gazeteci Fatih Altaylı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı yıllar yılı yerden yere vurmuştu. Ama son günlerde Başbakanın bir numaralı savunucusu. Utanma duygusu olmasa daha güzel şeyler yazacak ama… Bence Altaylı doğrusunu yapıyor.

Aynen Uğur Dündar ağabeysi gibi. Hiç unutmuyorum, Dündarın bir programında az kaldı küfürleşiyorlardı. Erdoğan canlı yayına telefonla katılmış, neler konuşmuşlardı? Ama şimdi… Şayet bir adam bugün başarlı ise, onu alkışlarla daha başarılı olmaya yöneltmek gerçek insanlıktır. Erdemlik işte budur.

Örneğin…

Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz bu kadar işinin gücünün arasında bir sempozyum düzenlemiş. Futbolda Şiddet ve Önlenmesi konulu sempozyum, bir emniyet müdüründen çok önce, başka kurumların görevi… Ama sporun içinden gelen, İstanbulu dolayısı ile medya ve spor dünyasını yakından tanıyan Ercüment Yılmaz bu işi gönüllü olarak üstlenmiş.

Onlarca spor adamı Ankarada buluşup, birbirinden daha çarpıcı düşünceler ortaya atmış. Bunların hepsi şimdi bir kitap halinde elimizde duruyor. Demek ki sempozyum, günümüzde işlevi olan kalıcı bir eser oldu. Yılmazı tüm kalbimle kutluyorum. Daha doğrusu helal olsun sana Yılmaz müdür diyorum.

Yine aynı şekilde… Yüzünü gazetelerde bile görmediğim Adil Üstündağ adındaki iş adamını alkışlarken, dünya umurumda olmaz. Yanılmıyorsam Malatyalı olan bu idealist adam, Batının o büyük sermayeli otel zincirleri ile savaşıyor. Rakipleri dünyayı işgal eden Hilton, Sheraton, Ramada, Etap, Holiday İnn, Kempski gibi oteller…

İstanbulda üç Green Park Oteli açıp, yüzlerce aileye aş sağladığı içi, İstanbulun Kadıköy yakasına ilk kez 5 yıldızlı otel kazandırdığı için, Taksim, Bostancı ve Merter gibi iş merkezlerine otel koyma cesareti olduğu için… Hadi Taksim neyse de, Bostancı ve Merter tam anlamıyla bir hizmet oteli… Sanayi ile iç içe beş yıldızlı oteller. Öz sermayesi ile böyle bir işe girişen müteşebbis vatan evladının alnını öperim ben…

Ahmet Hamoğlu yıllar önce Silivride tatil köyüne benzer dev otel yaparken de bazıları gülmüştü. İstanbulun yanında bu otele kim gider demişti. Şimdi yaz-kış Klassis Otelinde torpille oda bulunuyor. O Hamoğlunu ben size övmezsem bir gazeteci olarak görevimi yapmamış olurum.

Ya işte böyle sevgili okurlar. Alkışlamasını bilmek de gerekiyor

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir