Rehberiniz-Babaları yoktu ama babalar gibi başardılar ! – 2 –

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Babaları yoktu ama babalar gibi başardılar ! – 2 -“ adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Babaları yoktu ama babalar gibi başardılar ! – 2 –

TULUHAN TEKELİOĞLU SORDU, Turkey90.com YANITLADI:

Turkey90.com:

-25 yaşıma geldiğim zaman öleceğim varsayımı üzerine yaşamaya başladım. Onun için mesela ilk kitabı 21 yaşımda yazdım. Bilinçaltımda bu nedenle bir acelecilik hissi vardı.

Bana göre iki türlü yetimlik vardır. Biyolojik yetimlik babanızın sizden önce ölmesidir. Psikolojik yetimlik ise hayattan korkmak, “loser” olmak, başarısızlık korkusuyla yaşamaktır. Ben biyolojik olarak yetimdim ama psikolojik olarak yetim değildim.

Hiç isyan ettiğiniz zamanlar oldu mu, neden benim babam bu kararı almış diye?

– Çocukken “Tanrı eğer varsa, gücü her şeye yeter ise, neden bana yardım etmemeyi seçiyor?” diye sorardım. Zamanla tanrının beni bir noktada kayırdığını fark ettim. İçimdeki büyük işler başarma genlerini ben seçip almamıştım. içime koydu. Bu, bana tanrını



– Kitapları büyük işler başarmak isteyen, ancak nasıl yapacağını bilemeyen, yani başarının taşrasında olanlar için yazıyorum. Kitaplarımı kendi 18 yaşımdaki halim için yazıyorum.



– M.S: Hikâyesini merak ediyorsun. O sırada aile açıklama yapmaya çalışıyor. İşte “Baban intihar etti…” vs. Tek bildiğim, ben bir buçuk yaşımdayken babam 125 tane uyku hapı içerek intihar etmiş, sabah ölü olarak bulunmuş. Niye intihar ettiğini soruyorsu







– M.S: Bana göre babalar kolaya benzer, anneler suya. Doğduğunuz andan itibaren suya ihtiyaç duyarsınız. Ancak kola, varlığını bilmezseniz ihtiyaç duymayacağınız bir şeydir. Ben çocuk yaşta, varlığını algılamadan babamı kaybettiğim için yoksunluk hissi du







– M.S: 20’li yaşlarda çocuklar benim için gürültü kaynağı idi. 30’lu yaşlarda sevimli olmaya başladılar. Belki bu yaşlarda çocukla hayatım arasındaki ilişkiyi kurmaya başladım. Kariyerimdeki her şeyi planlandım. Bunu planlayamıyorum. Bende büyük bir aile









——————————-

DOÇ. DR. ÖZKAN PEKTAŞ

Darüşşafaka olmasaydı biterdim!

Darüşşafaka olmasaydı biterdim! Dokuz yaşımdaydım, babam bir gece kalp krizi geçirdi. Öldü. İmdadıma Darüşşafaka Lisesi yetişti. Ama okulda adım, ’Ankaralı ağlayan çocuk’tu!

Çocuk hakikaten annenin, ama babayla erkekliği öğreniyorsun. Babam deodorant sürmezdi, “Erkek barut gibi kokar oğlum,” derdi.

Darüşşafaka olmasaydı biterdim. Terbiyeli olmakla terbiyesizlik arasında öyle incecik bir çizgi var ki… Yatılı okul, çocuğu adam eder. Gece hep birlikte yatıyorsunuz, elinizi yıkamazsanız, dişlerinizi fırçalamazsanız, kokarsanız olmaz. Orada bir toplumsal yaşam ve kuralları var.

DOÇ. DR. ÖZKAN PEKTAŞ:..



– Ö.P: Dokuz yaşımdaydım. Bir gece kalp krizi geçirdi. 59 yaşında aniden kalp krizinden vefat etti. Annem çalışmıyordu. Beş parasız kaldık. Sonra annemi babamın yaptığı işe aldılar, MTA’da (Maden Tetkik Arama) memur olarak başladı. Kız kardeşimle ben aynı



– Ö.P: Üç-dört ayda bir geliyordu. Çarşamba günleri görüş günleriydi ama sık gelip gitmeler olmuyordu, maddi durumdan ötürü. Lise sona kadar 600 kişilik yatakhanede kalıyorduk. Yastığını ne zaman temizleyeceksin, çorapların yıkanma süresi, ayakkabıların b



– “İnsanların gözünü doyuracaksın,” derdi. Misafir geleceği zaman anneme çeşit çeşit yemek hazırlatırdı. Bir gün sokakta mısır istemiştim, annem tokat atmıştı. Babam anneme çok kızdı. “Çocuğun hiçbir şekilde gözünün bir şeyde kalmasına neden olma, ne isti



– Ö.P: Çocuk hakikaten annenin, ama babanın yeri çok önemli. Erkekliği öğreniyorsun. Babam deodorant sürmezdi, annemin deodorantlarını sürdüğümde “Erkek barut gibi kokar oğlum,” derdi. Darüşşafaka’da size tam bir babalık gösterirler. Orada her türlü insan



– Ö.P: Biterdim. Baba figürünün olmaması antisosyal olmayı getiriyor. Terbiyeli olma ile terbiyesizlik arasında öyle incecik bir çizgi var ki… 10 yaş öncesi anne ve baba kaybı, ciddi psikopat etki getirebiliyor. Kayardım.



– Ö.P: Çocuk benim için çok önemli. Yani bana minicik bir çocuk bıraksan, bir hafta geçiririm. 23 yaşımda ilk çocuğu kucağıma aldım. Bir taraftan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde çalışıyorum, hafta sonları İngilizce, matematik dersleri ver

Babam iktidardır aramızdaki adı Don Corleone!



– Fırat P: O sırada öyle gerekiyordu. Ama babamın bazı kriterleri vardır. Okul başarısı çok önemlidir. “Biz dağılıyoruz, çocuklar ne olacak,” diye toparladı. Annem o konuda daha yumuşaktır ama babam zordur. Bir zayıfın gelsin, eve hocalar gelir hemen. Ola







– Ö.P: Düşünebiliyor musun Tuluhan, Türkiye’de uyuşturucu ve alkolle ilgilenen bir doktorun çocuğunun uyuşturucu kullanmasını. Hep ondan korktum. Ortanca bana kızdığında “Baba, uyuşturucu bağımlısı olacağım,” derdi.



– Ö.P: Oturduğumuz mahallede kullanan birileri vardı, beni uyardılar, herhalde “Oğluna dikkat et,” der gibi.



– Ö.P: Saygısızlığı ve başarısızlığı! Hırsı olmayan insana dayanamıyorum. Tatillerde bile sabah erken uyandırıyorum çocukları. Gece 4’te yatmışlar, fark etmez!

Yazar: Tuluhan Tekelioğlu

Kaynak: http://SABAH

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>