Rehberiniz-Az gelişmiş ülkelerde çok gelişmiş duyguları yönetmek!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Az gelişmiş ülkelerde çok gelişmiş duyguları yönetmek!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Az gelişmiş ülkelerde çok gelişmiş duyguları yönetmek!

DUYGULARLA BAŞ ETME

Az gelişmiş ülkelerde yaşamanın en büyük zorluklarından birisi de örf ve adetlerin belirlediği öğreti ile insanların bazı duyguları arasındaki zıtlıktır. Düğünde herkes eğlenirken kanı fıkır fıkır kaynadığı için göbek atmaya başlayan genç kıza “kaltak” olmaya meraklı gözü ile bakılması, komik bir olay karşısında kahkaha atan genç oğlana “karı gibi kıkırdama!”, diye uyarıda bulunulması ileri yıllarda sadece ve sadece her hareketinde kendini “acaba hafif meşrep mi kaçtı!” diyerek denetleyen bir kadın ve eğlenmeyi kendine men etmiş bir erkek yaratacaktır.

İlkokulda bir kızı sevdim, kaç sene “aman duyarlar da alay konusu olurum!” korkusu ile değil kıza açılmak, suratına doyasıya bakamadım bile.

Ergenlik dönemine erdiğimde kasıklarımda biriken hayat suyunu kendi kendime boşaltmanın ne kadar günah olduğunu işittiğimde, denetimsiz her boşalmanın ardından duyduğum suçluluk kompleksi ileri yaşlarda kadınlarla kuracağım ilişkiye de balta vurdu.

Kolay değil, 12-13 yaşındasınız, önünüze çıkan hemen her aile büyüğü erkek önce ağzınızı arıyor, siz saf saf anlatıyorsunuz. Sonra da yaptığınızın ne kadar günah olduğunu, yaptığınızdan vazgeçmezseniz cehennemde cayır cayır yanacağınızı ağzından sular akıtarak vaaz ediyor.

Yok aile büyüğü dine o kadar düşkün değilse, bu sefer “laik korkutma” devreye giriyor. Laik vaiz bu kez de sık sık kendini boşaltanların kaçının veremden öldüğünü, kaçının kör, kaçının sağır olduğunu anlatıyor.

Ama bir aile büyüğü çıkıp da vücudun doğal yollardan ürettiği bu ifrazatı vücuttan nasıl atacağınızı anlatmıyor.

Siz de ona “amca peki siz zamanında durum ile nasıl baş ediyordunuz?”, diye soramıyorsunuz.

Benim dönemimin erkeklerin cinsel hayatının çok sağlıklı olması pek mümkün değildir.

*** ***

Az gelişmiş mantığa göre bazı duygular insanın içine adeta bomba olarak konmuştur, siz pimi çekerseniz bütün düzen bozulur. Siz de; ama bu dünyada, ama öteki dünyada cezasını çekersiniz.

Eğer ufak bir kasabada genç kız veya dul kadınsanız “mahalle baskısı” nedir, o zaman çok iyi anlarsınız.

*** ***

Bir yandan bazı duyguların insanın içini kavurması, öte yanda onları yok sayma baskısı veya duyguları koyverirseniz alacağınız sosyal ceza!

Bence az gelişmiş ülke insanının başındaki en büyük belalardan birisi budur.

Tabii ki her duygu uluorta ifade edilmez, her türlü ihtiyaç uluorta giderilmez.

Her şeyin bir adabı vardır. Bazı duygular ise yok edilmeye mahkumdur.

Sokakta işeyemezsiniz, kızdığınıza sille tokat giremezsiniz.

Ama hiç işemezseniz fiziken hasta olur, kızgınlığınızı hiç ifade edemezseniz ruhen çökersiniz.

Çocukluğumda, neden olduğunu dahi bilmeden, canımı sıkan bir olayın ardından dakikalarca bir topa onu duvara çarptırarak hırsla vurduğumu hatırlarım.

*** ***

Az gelişmiş ülkelerde erkekler kadınlara göre daha şanslılar. Onların kendi duygularını ifade etme imkanları daha yüksek.

Bir kere erkeklere uygulanan tabular sayıca daha az, yaptırımı daha zayıf.

Örneğin, çapkınlık yapan erkek “hovarda” kadın “kaltak” sıfatı kazanır.

Erkeğin, duygularını meyhanede, kahvehanede, hatta cami bahçesinde hemcinsleri ile paylaşma olanağı daha fazla.

Kadınlar bu şansı ancak ev toplantılarında yakalarlar ama orada da bizzat hemcinsleri tarafından kınanmak, ayıplanmak, hatta ardından dedikodu malzemesi yapılmak riski yüksektir.

Duygularını daha rahat ifade ettiği veya bir nebze olsun yaşadığı için o seviyede dahi özgür olmayan hemcinsleri tarafından nefretle yad edilen kadınlar bilirim.

*** ***

Duygular ile baş etmenin kılavuzu tektir. Duygularınız ile örf ve adetler çatıştığında Kuran’da bir kaç kez geçen bir söze kulak vereceksiniz. Kuran’a göre Allah ahlaklı ve iyi insan olmanın yollarını anlatırken sık sık da “Kulum sana bir de akıl verdim!”, diyerek onu akıl kullanmaya çağırıyor.

Soracaksınız; az gelişmiş ülkede akıl kullanmak nasıl ve kimden öğrenilir?

İşte bu sorunun cevabını bilemeyeceğim.

Yazar: cüneyt Ülsever

Kaynak: http://Hürriyet

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>