Rehberiniz-Aşk, mutluluk ve zen

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Aşk, mutluluk ve zen” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Aşk, mutluluk ve zen

Onur Hınçer”in ”Cennet İmkânsız Aşk Mümkün” adlı kitabının Ders 2: Aşka Mutluluk Ismarlanmaz adlı bölümünde, bize aşkta mutluluk için bir Zen”den öneriler sunuluyor veriliyor…

Neden 3: İnsan mutluluk için aşkı isteyebilir. Ama aşk, mutluluk için yaratılmış bir şey değildir. Böyle bir söz verilmemiştir bize, yaşamın böyle bir garantisi yoktur. Öte yandan aşkın kendine has gerçekleri vardır. İyi bir aşk, sevgiliye adanmanın ve özen göstermenin izlerini taşır. İyi bir aşk, yaşamın ve aşkın zorluklarına birlikte göğüs germeyi gerektirir. Kişisel mutluluğunun peşine düşmüş olan birisi kendini bir başkasına adamayı da, onun mutluluğu için çabalamayı da bilmeyecek, böylece aşkı değil, kısa yoldan kendini korumayı seçecektir.

Aşka Zen Çözümü: Zen disiplini konusunda çeşitli çalışmalar yapmış ve kitaplar yazmış bir usta olan D.T. Suzuki aşkın, benliğin bütünlüğünü sarstığını, âşığın aşkla birlikte ‘benliğinde bir bölünme’ duygusu yaşadığını yazmıştır. Suzuki’nin Zen Budizm üzerine yayınlanmış Seçme Yazıları’nda şöyle bir bölüm vardır.

“Şimdiye dek yüreğinde uyur durumda olan sevgi gözlerini açıp doğruluyor, böylece büyük çalkantılara neden oluyor. Çünkü sevgi hem bencil istekleri hem de benliği silip yok etmek isteğini kışkırtıyor. Sevgi, sevdiği kimsede benliğin yok olup erimesini zorlarken, bir yandan da sevdiği kimsenin yalnız kendisinin olmasında diretiyor. İşte burada büyük bir çelişki var ve bu çelişki yaşamın büyük trajedisi.”

Kendi benliğine çok düşkün bir âşık, yaşadığı bu bölünme, bu trajedi karşısında ‘kendi huzurum’, ‘kendi mutluluğum’ dediği şeyi korumaya kalkacaktır. Bu yüzden kendi kısa vadeli planlarına ve çıkarlarına uygun olanı seçmeye çalışacak, aşkın ona sunduğu kendini aşma fırsatından yararlanamayacaktır. Kendi benliğine çok düşkün olduğu için, bir başkasıyla gerçek ve samimi bir ilişki kurması zorlaşacak, hele biraz da fedakârlık bekleyen herhangi bir ilişkiyi sürdürmekteyse kesinlikle başarılı olamayacaktır. Kendini adamayı bilmeyecek, sevgiliye özen göstermeyecek, benliğin sarsılmasından duyduğu endişeyle belki eskisinden daha da fazla “aşka” sırtını çevirecektir.

Zen, bize hiçbir konuda kendini unut ve hep başkalarını düşün demez. Yaşamda ve aşkta geçerli olan ilke, ikisi arasında bir denge konumudur. “Japon Savaş Sanatı” adlı çalışmasında Thomas Cleary, Shosan’dan bir alıntı yapar:

“Kendini unut, gene de kendini unutma. İnsanlar açgözlü ve hırslı oldukları zaman, sadece kendilerini düşünür, kendi akrabalarını bile unuturlar. Öte yandan, istedikleri şeylerin arayışında kendilerini unuttukları zaman, yaptıklarının nelere mal olacağını anlamaz ve olaylar karşısında kayıtsız kalırlar. Bundan birçok değersiz davranış ortaya çıkar, dolayısıyla kendini unutma.”

Kaynak: http://Cennet İmkânsız Aşk Mümkün/Onur Hınçer

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir